» 7 / A’râf  152:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 152
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. إِنَّ (ÎN) = inne : muhakkak
2. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimselere
3. اتَّخَذُوا (ETḢZ̃VE) = tteḣaƶū : (tanrı diye) benimseyenlere
4. الْعِجْلَ (ELACL) = l-ǐcle : buzağıyı
5. سَيَنَالُهُمْ (SYNELHM) = seyenāluhum : erişecektir
6. غَضَبٌ (ĞŽB) = ğaDebun : bir öfke
7. مِنْ (MN) = min : -nden
8. رَبِّهِمْ (RBHM) = rabbihim : Rableri-
9. وَذِلَّةٌ (VZ̃LT) = ve ƶilletun : ve bir alçaklık
10. فِي (FY) = fī :
11. الْحَيَاةِ (ELḪYET) = l-Hayāti : hayatında
12. الدُّنْيَا (ELD̃NYE) = d-dunyā : dünya
13. وَكَذَٰلِكَ (VKZ̃LK) = ve keƶālike : işte biz böyle
14. نَجْزِي (NCZY) = neczī : cezalandırırız
15. الْمُفْتَرِينَ (ELMFTRYN) = l-mufterīne : iftiracıları
muhakkak | kimselere | (tanrı diye) benimseyenlere | buzağıyı | erişecektir | bir öfke | -nden | Rableri- | ve bir alçaklık | | hayatında | dünya | işte biz böyle | cezalandırırız | iftiracıları |

[] [] [EḢZ̃] [ACL] [NYL] [ĞŽB] [] [RBB] [Z̃LL] [] [ḪYY] [D̃NV] [] [CZY] [FRY]
ÎN ELZ̃YN ETḢZ̃VE ELACL SYNELHM ĞŽB MN RBHM VZ̃LT FY ELḪYET ELD̃NYE VKZ̃LK NCZY ELMFTRYN

inne elleƶīne tteḣaƶū l-ǐcle seyenāluhum ğaDebun min rabbihim ve ƶilletun l-Hayāti d-dunyā ve keƶālike neczī l-mufterīne
إن الذين اتخذوا العجل سينالهم غضب من ربهم وذلة في الحياة الدنيا وكذلك نجزي المفترين

 » 7 / A’râf  Suresi: 152
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne muhakkak Indeed,
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselere those who
اتخذوا ا خ ذ | EḢZ̃ ETḢZ̃VE tteḣaƶū (tanrı diye) benimseyenlere took
العجل ع ج ل | ACL ELACL l-ǐcle buzağıyı the calf,
سينالهم ن ي ل | NYL SYNELHM seyenāluhum erişecektir will reach them
غضب غ ض ب | ĞŽB ĞŽB ğaDebun bir öfke wrath
من | MN min -nden from
ربهم ر ب ب | RBB RBHM rabbihim Rableri- their Lord,
وذلة ذ ل ل | Z̃LL VZ̃LT ve ƶilletun ve bir alçaklık and humiliation
في | FY in
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāti hayatında the life
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world.
وكذلك | VKZ̃LK ve keƶālike işte biz böyle And thus
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī cezalandırırız We recompense
المفترين ف ر ي | FRY ELMFTRYN l-mufterīne iftiracıları the ones who invent (falsehood).

7:152 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

muhakkak | kimselere | (tanrı diye) benimseyenlere | buzağıyı | erişecektir | bir öfke | -nden | Rableri- | ve bir alçaklık | | hayatında | dünya | işte biz böyle | cezalandırırız | iftiracıları |

[] [] [EḢZ̃] [ACL] [NYL] [ĞŽB] [] [RBB] [Z̃LL] [] [ḪYY] [D̃NV] [] [CZY] [FRY]
ÎN ELZ̃YN ETḢZ̃VE ELACL SYNELHM ĞŽB MN RBHM VZ̃LT FY ELḪYET ELD̃NYE VKZ̃LK NCZY ELMFTRYN

inne elleƶīne tteḣaƶū l-ǐcle seyenāluhum ğaDebun min rabbihim ve ƶilletun l-Hayāti d-dunyā ve keƶālike neczī l-mufterīne
إن الذين اتخذوا العجل سينالهم غضب من ربهم وذلة في الحياة الدنيا وكذلك نجزي المفترين

[] [] [ا خ ذ ] [ع ج ل] [ن ي ل] [غ ض ب] [] [ر ب ب] [ذ ل ل] [] [ح ي ي] [د ن و] [] [ج ز ي] [ف ر ي]

 » 7 / A’râf  Suresi: 152
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne muhakkak Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselere those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
اتخذوا ا خ ذ | EḢZ̃ ETḢZ̃VE tteḣaƶū (tanrı diye) benimseyenlere took
Elif,Te,Hı,Zel,Vav,Elif,
1,400,600,700,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
العجل ع ج ل | ACL ELACL l-ǐcle buzağıyı the calf,
Elif,Lam,Ayn,Cim,Lam,
1,30,70,3,30,
"N – accusative masculine noun → Golden Calf"
اسم منصوب
سينالهم ن ي ل | NYL SYNELHM seyenāluhum erişecektir will reach them
Sin,Ye,Nun,Elif,Lam,He,Mim,
60,10,50,1,30,5,40,
FUT – prefixed future particle sa
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف استقبال
فعل مضارع و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
غضب غ ض ب | ĞŽB ĞŽB ğaDebun bir öfke wrath
Ğayn,Dad,Be,
1000,800,2,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
من | MN min -nden from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
ربهم ر ب ب | RBB RBHM rabbihim Rableri- their Lord,
Re,Be,He,Mim,
200,2,5,40,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وذلة ذ ل ل | Z̃LL VZ̃LT ve ƶilletun ve bir alçaklık and humiliation
Vav,Zel,Lam,Te merbuta,
6,700,30,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative feminine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāti hayatında the life
Elif,Lam,Ha,Ye,Elif,Te merbuta,
1,30,8,10,1,400,
N – genitive feminine noun
اسم مجرور
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world.
Elif,Lam,Dal,Nun,Ye,Elif,
1,30,4,50,10,1,
ADJ – genitive feminine singular adjective
صفة مجرورة
وكذلك | VKZ̃LK ve keƶālike işte biz böyle And thus
Vav,Kef,Zel,Lam,Kef,
6,20,700,30,20,
REM – prefixed resumption particle
P – prefixed preposition ka
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
الواو استئنافية
جار ومجرور
نجزي ج ز ي | CZY NCZY neczī cezalandırırız We recompense
Nun,Cim,Ze,Ye,
50,3,7,10,
V – 1st person plural imperfect verb
فعل مضارع
المفترين ف ر ي | FRY ELMFTRYN l-mufterīne iftiracıları the ones who invent (falsehood).
Elif,Lam,Mim,Fe,Te,Re,Ye,Nun,
1,30,40,80,400,200,10,50,
N – accusative masculine plural (form VIII) active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: muhakkak | الَّذِينَ: kimselere | اتَّخَذُوا: (tanrı diye) benimseyenlere | الْعِجْلَ: buzağıyı | سَيَنَالُهُمْ: erişecektir | غَضَبٌ: bir öfke | مِنْ: -nden | رَبِّهِمْ: Rableri- | وَذِلَّةٌ: ve bir alçaklık | فِي: | الْحَيَاةِ: hayatında | الدُّنْيَا: dünya | وَكَذَٰلِكَ: işte biz böyle | نَجْزِي: cezalandırırız | الْمُفْتَرِينَ: iftiracıları |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN muhakkak | الذين ELZ̃YN kimselere | اتخذوا ETḢZ̃WE (tanrı diye) benimseyenlere | العجل ELACL buzağıyı | سينالهم SYNELHM erişecektir | غضب ĞŽB bir öfke | من MN -nden | ربهم RBHM Rableri- | وذلة WZ̃LT ve bir alçaklık | في FY | الحياة ELḪYET hayatında | الدنيا ELD̃NYE dünya | وكذلك WKZ̃LK işte biz böyle | نجزي NCZY cezalandırırız | المفترين ELMFTRYN iftiracıları |
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: muhakkak | elleƶīne: kimselere | tteḣaƶū: (tanrı diye) benimseyenlere | l-ǐcle: buzağıyı | seyenāluhum: erişecektir | ğaDebun: bir öfke | min: -nden | rabbihim: Rableri- | ve ƶilletun: ve bir alçaklık | : | l-Hayāti: hayatında | d-dunyā: dünya | ve keƶālike: işte biz böyle | neczī: cezalandırırız | l-mufterīne: iftiracıları |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: muhakkak | ELZ̃YN: kimselere | ETḢZ̃VE: (tanrı diye) benimseyenlere | ELACL: buzağıyı | SYNELHM: erişecektir | ĞŽB: bir öfke | MN: -nden | RBHM: Rableri- | VZ̃LT: ve bir alçaklık | FY: | ELḪYET: hayatında | ELD̃NYE: dünya | VKZ̃LK: işte biz böyle | NCZY: cezalandırırız | ELMFTRYN: iftiracıları |
Abdulbaki Gölpınarlı : Buzağıyı mabud edinenler, Rablerinden bir gazaba uğrayacaklar, dünyâ yaşayışında aşağılık bir hâle düşeceklerdir ve biz, iftirâcıları böyle cezâlandırırız.
Adem Uğur : Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki buzağıyı (tanrı) edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma ulaşacaktır. . . Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Ahmet Tekin : Buzağı heykelini put haline getirenler, Rablerinin gazabına ve dünya hayatında zillete dûçar olacaklardı. İşte biz iftira edenleri, yalan uyduranları böyle cezalandırırız.
Ahmet Varol : Buzağıyı (ilah olarak) benimseyenler Rabblerinin gazabına ve dünya hayatında bir zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız.
Ali Bulaç : Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.
Ali Fikri Yavuz : Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir horluk erişecektir. İşte biz, Allah’a iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Bekir Sadak : Buzagiyi tanri olarak benimseyenler Rablerinin ofkesine ve dunya hayatinda alcakliga ugrayacaklardir; iftira edenleri boylece cazalandiririz.
Celal Yıldırım : Buzağıyı ilâh edinenlere gelince : Şüphesiz ki, Rablerinden bir gazab ve Dünya hayatında da bir aşağılık ve alçaklık onlara erişecektir. İşte yalan atıp iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Diyanet İşleri : Buzağıyı ilâh edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Diyanet İşleri (eski) : Buzağıyı tanrı olarak benimseyenler Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır; iftira edenleri böylece cezalandırırız.
Diyanet Vakfi : Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Edip Yüksel : Buzağıyı putlaştıranlar, Rab'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz o buzağıyı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap, dünya hayatında iken de bir zillet erişecektir. İşte biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şüphesiz o danayı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Şüphesiz o danayı idinenlere rablarından bir gadab ve Dünya hayatta bir zillet irişecek ve işte müfterileri böyle cezalandırırız
Fizilal-il Kuran : Buzağıyı ilâh edinenler ise kesinlikle Rabblerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır. Biz Allah hakkında asılsız iddialar ileri sürenleri, işte böyle cezalandırırız.
Gültekin Onan : Kuşkusuz, buzağıyı (Tanrı) edinenlere rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.
Hakkı Yılmaz : Şüphesiz o altına tapanlara Rablerinden bir gazap, dünya hayatında bir “aşağılık” erişecektir. İşte Biz, uydurmacıları böyle cezalandırırız da. -
Hasan Basri Çantay : Şübhe yok ki buzağıya (Tanrı diye) tutunanlara Rablerinden bir gazab, dünyâ hayaatında da bir horluk erişecekdir. İşte biz (Allaha karşı) yalan düzenleri böyle cezalandırırız.
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki buzağıyı (ilâh) edinenler yok mu, onlara yakında Rablerinden bir gazab ve dünya hayâtında bir zillet erişecektir. İşte iftirâ edenleri ise, böyle cezâlandırırız.
İbni Kesir : Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere; Rabblarından bir gazab ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. Biz, işte böylece cezalandırırız iftira edenleri.
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki; buzağıyı (ilâh) edinen kimseler, Rab'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir zillete uğrayacaklar. Ve işte böyle, iftira edenleri cezalandırırız.
Muhammed Esed : (Haruna şöyle dedi:) "(Altın) buzağıya tapınanlara gelince, hiç şüphe edilmesin ki, Rablerinin gazabı onları bulacak ve dünya hayatında da alçaklık (olacak onların payı)!" Biz işte böyle cezalandırırız düzmece (şeyler) uyduranları.
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, o buzağıyı tanrı edinenlere elbette Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. Ve işte müfterileri böyle cezalandırırız.
Ömer Öngüt : Buzağıyı ilâh olarak benimseyenler, Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır. İşte biz böyle cezalandırırız iftira edenleri!
Şaban Piriş : Buzağıya bağlananlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında aşağılanma zamanı gelecektir. İftiracıları işte böyle cezalandırırız.
Suat Yıldırım : Buzağıya tanrı diye tapanlar var ya, işte onlara Rab’leri tarafından dünya hayatında bir gazap ve bir zillet gelecektir. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız Biz!
Süleyman Ateş : Buzağıyı (tanrı diye) benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir öfke ve dünyâ hayâtında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftirâcıları böyle cezâlandırırız.
Tefhim-ul Kuran : Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.
Ümit Şimşek : Buzağıyı tanrı edinenlere gelince, dünya hayatında onlara Rablerinden bir gazap ve bir zillet erişecektir. İftiracıları Biz böyle cezalandırırız.
Yaşar Nuri Öztürk : Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız biz.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}