» 7 / A’râf  106:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 106
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالَ (GEL) = ḳāle : (Fir'avn) dedi
2. إِنْ (ÎN) = in : eğer
3. كُنْتَ (KNT) = kunte : isen
4. جِئْتَ (CÙT) = ci'te : getirmiş
5. بِايَةٍ (B ËYT) = biāyetin : bir ayet
6. فَأْتِ (FÊT) = fe'ti : getir bakalım
7. بِهَا (BHE) = bihā : onu
8. إِنْ (ÎN) = in : şayet
9. كُنْتَ (KNT) = kunte : isen
10. مِنَ (MN) = mine : -den
11. الصَّادِقِينَ (ELṦED̃GYN) = S-Sādiḳīne : doğru söyleyenler-
(Fir'avn) dedi | eğer | isen | getirmiş | bir ayet | getir bakalım | onu | şayet | isen | -den | doğru söyleyenler- |

[GVL] [] [KVN] [CYE] [EYY] [ETY] [] [] [KVN] [] [ṦD̃G]
GEL ÎN KNT CÙT B ËYT FÊT BHE ÎN KNT MN ELṦED̃GYN

ḳāle in kunte ci'te biāyetin fe'ti bihā in kunte mine S-Sādiḳīne
قال إن كنت جئت بآية فأت بها إن كنت من الصادقين

 » 7 / A’râf  Suresi: 106
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle (Fir'avn) dedi He said,
إن | ÎN in eğer """If"
كنت ك و ن | KVN KNT kunte isen you have
جئت ج ي ا | CYE CÙT ci'te getirmiş come
بآية ا ي ي | EYY B ËYT biāyetin bir ayet with a Sign,
فأت ا ت ي | ETY FÊT fe'ti getir bakalım then bring
بها | BHE bihā onu it
إن | ÎN in şayet if
كنت ك و ن | KVN KNT kunte isen you are
من | MN mine -den of
الصادقين ص د ق | ṦD̃G ELṦED̃GYN S-Sādiḳīne doğru söyleyenler- "the truthful."""

7:106 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

(Fir'avn) dedi | eğer | isen | getirmiş | bir ayet | getir bakalım | onu | şayet | isen | -den | doğru söyleyenler- |

[GVL] [] [KVN] [CYE] [EYY] [ETY] [] [] [KVN] [] [ṦD̃G]
GEL ÎN KNT CÙT B ËYT FÊT BHE ÎN KNT MN ELṦED̃GYN

ḳāle in kunte ci'te biāyetin fe'ti bihā in kunte mine S-Sādiḳīne
قال إن كنت جئت بآية فأت بها إن كنت من الصادقين

[ق و ل] [] [ك و ن] [ج ي ا] [ا ي ي] [ا ت ي] [] [] [ك و ن] [] [ص د ق]

 » 7 / A’râf  Suresi: 106
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle (Fir'avn) dedi He said,
Gaf,Elif,Lam,
100,1,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
إن | ÎN in eğer """If"
,Nun,
,50,
COND – conditional particle
حرف شرط
كنت ك و ن | KVN KNT kunte isen you have
Kef,Nun,Te,
20,50,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
جئت ج ي ا | CYE CÙT ci'te getirmiş come
Cim,,Te,
3,,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
بآية ا ي ي | EYY B ËYT biāyetin bir ayet with a Sign,
Be,,Ye,Te merbuta,
2,,10,400,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine singular indefinite noun
جار ومجرور
فأت ا ت ي | ETY FÊT fe'ti getir bakalım then bring
Fe,,Te,
80,,400,
RSLT – prefixed result particle
V – 2nd person masculine singular imperative verb
الفاء واقعة في جواب الشرط
فعل أمر
بها | BHE bihā onu it
Be,He,Elif,
2,5,1,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person feminine singular personal pronoun
جار ومجرور
إن | ÎN in şayet if
,Nun,
,50,
COND – conditional particle
حرف شرط
كنت ك و ن | KVN KNT kunte isen you are
Kef,Nun,Te,
20,50,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
من | MN mine -den of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الصادقين ص د ق | ṦD̃G ELṦED̃GYN S-Sādiḳīne doğru söyleyenler- "the truthful."""
Elif,Lam,Sad,Elif,Dal,Gaf,Ye,Nun,
1,30,90,1,4,100,10,50,
N – genitive masculine plural active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: (Fir'avn) dedi | إِنْ: eğer | كُنْتَ: isen | جِئْتَ: getirmiş | بِايَةٍ: bir ayet | فَأْتِ: getir bakalım | بِهَا: onu | إِنْ: şayet | كُنْتَ: isen | مِنَ: -den | الصَّادِقِينَ: doğru söyleyenler- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL (Fir'avn) dedi | إن ÎN eğer | كنت KNT isen | جئت CÙT getirmiş | بآية B ËYT bir ayet | فأت FÊT getir bakalım | بها BHE onu | إن ÎN şayet | كنت KNT isen | من MN -den | الصادقين ELṦED̃GYN doğru söyleyenler- |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: (Fir'avn) dedi | in: eğer | kunte: isen | ci'te: getirmiş | biāyetin: bir ayet | fe'ti: getir bakalım | bihā: onu | in: şayet | kunte: isen | mine: -den | S-Sādiḳīne: doğru söyleyenler- |
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: (Fir'avn) dedi | ÎN: eğer | KNT: isen | CÙT: getirmiş | B ËYT: bir ayet | FÊT: getir bakalım | BHE: onu | ÎN: şayet | KNT: isen | MN: -den | ELṦED̃GYN: doğru söyleyenler- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Firavun, apaçık delille geldiysen ve doğru söz söyleyenlerdensen göster o delili dedi.
Adem Uğur : (Firavun) dedi ki: Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.
Ahmed Hulusi : (Firavun): "Eğer bir mucize ile geldinse, hadi getir mucizeni; eğer sözünde sadıksan!" dedi.
Ahmet Tekin : Firavun: 'Eğer peygamberliğinin tasdiki ile ilgili bir mûcize getirdiysen, şâyet iddianda da doğru isen, mûcizeni göster bakalım!' dedi.
Ahmet Varol : (Firavun): 'Eğer bir mucize getirdiysen; doğru sözlülerden isen, onu ortaya koy' dedi.
Ali Bulaç : (Firavun) Dedi ki: "Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım)."
Ali Fikri Yavuz : (Firavun, Mûsa’ya şöyle) dedi: “- Eğer sen mû’cize getirdiysen ve sadık kimselerden isen onu (getir) göster.”
Bekir Sadak : Firavun: «Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalim, dogru sozlulerden isen bunu yaparsin» dedi.
Celal Yıldırım : Fir'avn Ona : Bir âyet (mu'cize) ile gelmiş bulunuyorsan hemen onu getir de (ortaya koy), eğer doğrulardan isen, dedi.
Diyanet İşleri : Firavun, “Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : Firavun: 'Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın' dedi.
Diyanet Vakfi : (Firavun) dedi ki: Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.
Edip Yüksel : Dedi: 'Bir ayet (mucize) ile gelmişsen ve gerçekten doğru sözlüysen getir onu bakalım.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Firavun: «Eğer bir mucize getirdiysen ve eğer doğru söyleyenlerden isen onu göster» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Firavun: «Eğer bir delil ile geldinse, getir onu bakalım, doğru söyleyenlerden isen!» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Eğer, dedi: Bir âyet ile geldinse getir onu bakalım sadıklardan isen
Fizilal-il Kuran : Firavun: Eğer doğru söylüyorsan ve getirdiğin bir mucize varsa onu göster bakalım, dedi.
Gültekin Onan : (Firavun) dedi ki: "Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım)."
Hakkı Yılmaz : Firavun, “Eğer bir alâmet/gösterge ile geldiysen, getir hemen onu, tabii eğer doğru kimselerden isen” dedi.
Hasan Basri Çantay : (Fir'avn şöyle) dedi: «Eğer sen bir âyet (mu'cize) getirdiysen göster onu, eğer sadıklardan isen».
Hayrat Neşriyat : (Fir'avun) dedi ki: 'Eğer bir delil getirdiysen (ve) doğru söyleyenlerden isen haydi onu getir!'
İbni Kesir : Dedi ki: Şayet sen, bir ayet getirdinse; göster onu, eğer sadıklardan isen.
İskender Evrenosoğlu : (Firavun şöyle) dedi: “Eğer bir âyet (mucize) getirdinse, sadıklardan (doğru söyleyenlerden) isen onu getir.”
Muhammed Esed : (Firavun): "Bir işaret, bir alamet getirdiysen, göster bakalım; tabi,doğru sözlü biriysen!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dedi ki: «Eğer sen bir mûcize ile gelmiş isen onu getir, sen sâdıklardan isen.»
Ömer Öngüt : Firavun dedi ki: “Eğer bir âyet (mucize) getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan, onu göster!”
Şaban Piriş : -Eğer bir belge ile geldiysen, haydi doğru söyleyen biriysen onu ortaya koy, dedi.
Suat Yıldırım : "Eğer" dedi Firavun, "Gerçekten getirdiğin bir belge varsa ve sen doğru söyleyen biri isen, onu ortaya koy da görelim."
Süleyman Ateş : (Fir'avn) dedi. "Eğer bir âyet (mu'cize) getirmiş isen, hakikaten doğru söylüyorsan göster onu bakalım!"
Tefhim-ul Kuran : (Firavun) Dedi ki: «Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım) .»
Ümit Şimşek : Firavun 'Delil getirdiysen göster, eğer doğru söylüyorsan' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk : Firavun dedi: "Bir mucize getirdinse, doğru sözlülerden isen onu ortaya çıkar."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}