» 7 / A’râf  182:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 182
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَالَّذِينَ (VELZ̃YN) = velleƶīne : kimseleri
2. كَذَّبُوا (KZ̃BVE) = keƶƶebū : yalanlayanları
3. بِايَاتِنَا (B ËYETNE) = biāyātinā : ayetlerimizi
4. سَنَسْتَدْرِجُهُمْ (SNSTD̃RCHM) = senestedricuhum : yavaş yavaş helake yaklaştıracağız
5. مِنْ (MN) = min :
6. حَيْثُ (ḪYS̃) = Hayṧu : yerden
7. لَا (LE) = lā : hiç
8. يَعْلَمُونَ (YALMVN) = yeǎ'lemūne : bilmeyecekleri
kimseleri | yalanlayanları | ayetlerimizi | yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | | yerden | hiç | bilmeyecekleri |

[] [KZ̃B] [EYY] [D̃RC] [] [ḪYS̃] [] [ALM]
VELZ̃YN KZ̃BVE B ËYETNE SNSTD̃RCHM MN ḪYS̃ LE YALMVN

velleƶīne keƶƶebū biāyātinā senestedricuhum min Hayṧu yeǎ'lemūne
والذين كذبوا بآياتنا سنستدرجهم من حيث لا يعلمون

 » 7 / A’râf  Suresi: 182
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
والذين | VELZ̃YN velleƶīne kimseleri But those who
كذبوا ك ذ ب | KZ̃B KZ̃BVE keƶƶebū yalanlayanları denied
بآياتنا ا ي ي | EYY B ËYETNE biāyātinā ayetlerimizi Our Signs,
سنستدرجهم د ر ج | D̃RC SNSTD̃RCHM senestedricuhum yavaş yavaş helake yaklaştıracağız We will gradually lead them
من | MN min from
حيث ح ي ث | ḪYS̃ ḪYS̃ Hayṧu yerden where
لا | LE hiç not
يعلمون ع ل م | ALM YALMVN yeǎ'lemūne bilmeyecekleri they know.

7:182 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kimseleri | yalanlayanları | ayetlerimizi | yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | | yerden | hiç | bilmeyecekleri |

[] [KZ̃B] [EYY] [D̃RC] [] [ḪYS̃] [] [ALM]
VELZ̃YN KZ̃BVE B ËYETNE SNSTD̃RCHM MN ḪYS̃ LE YALMVN

velleƶīne keƶƶebū biāyātinā senestedricuhum min Hayṧu yeǎ'lemūne
والذين كذبوا بآياتنا سنستدرجهم من حيث لا يعلمون

[] [ك ذ ب] [ا ي ي] [د ر ج] [] [ح ي ث] [] [ع ل م]

 » 7 / A’râf  Suresi: 182
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
والذين | VELZ̃YN velleƶīne kimseleri But those who
Vav,Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
6,1,30,700,10,50,
REM – prefixed resumption particle
REL – masculine plural relative pronoun
الواو استئنافية
اسم موصول
كذبوا ك ذ ب | KZ̃B KZ̃BVE keƶƶebū yalanlayanları denied
Kef,Zel,Be,Vav,Elif,
20,700,2,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بآياتنا ا ي ي | EYY B ËYETNE biāyātinā ayetlerimizi Our Signs,
Be,,Ye,Elif,Te,Nun,Elif,
2,,10,1,400,50,1,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
جار ومجرور و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
سنستدرجهم د ر ج | D̃RC SNSTD̃RCHM senestedricuhum yavaş yavaş helake yaklaştıracağız We will gradually lead them
Sin,Nun,Sin,Te,Dal,Re,Cim,He,Mim,
60,50,60,400,4,200,3,5,40,
FUT – prefixed future particle sa
V – 1st person plural (form X) imperfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف استقبال
فعل مضارع و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
حيث ح ي ث | ḪYS̃ ḪYS̃ Hayṧu yerden where
Ha,Ye,Se,
8,10,500,
N – genitive noun
اسم مجرور
لا | LE hiç not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يعلمون ع ل م | ALM YALMVN yeǎ'lemūne bilmeyecekleri they know.
Ye,Ayn,Lam,Mim,Vav,Nun,
10,70,30,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَالَّذِينَ: kimseleri | كَذَّبُوا: yalanlayanları | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | سَنَسْتَدْرِجُهُمْ: yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | مِنْ: | حَيْثُ: yerden | لَا: hiç | يَعْلَمُونَ: bilmeyecekleri |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والذين WELZ̃YN kimseleri | كذبوا KZ̃BWE yalanlayanları | بآياتنا B ËYETNE ayetlerimizi | سنستدرجهم SNSTD̃RCHM yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | من MN | حيث ḪYS̃ yerden | لا LE hiç | يعلمون YALMWN bilmeyecekleri |
Kırık Meal (Okunuş) : |velleƶīne: kimseleri | keƶƶebū: yalanlayanları | biāyātinā: ayetlerimizi | senestedricuhum: yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | min: | Hayṧu: yerden | : hiç | yeǎ'lemūne: bilmeyecekleri |
Kırık Meal (Transcript) : |VELZ̃YN: kimseleri | KZ̃BVE: yalanlayanları | B ËYETNE: ayetlerimizi | SNSTD̃RCHM: yavaş yavaş helake yaklaştıracağız | MN: | ḪYS̃: yerden | LE: hiç | YALMVN: bilmeyecekleri |
Abdulbaki Gölpınarlı : Delillerimizi yalanlayanlara gelince: Biz onları yavaş-yavaş hiç anlamayacakları noktalardan helâke yaklaştırır-dururuz.
Adem Uğur : Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâke götüreceğiz.
Ahmed Hulusi : (Hakikate) işaretlerimizi yalanlayanları, hiç bilmedikleri taraftan aşama aşama (mekr yollu) helâke götürürüz.
Ahmet Tekin : Âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı yalanlayanları, hesap edemiyecekleri yerlerden yavaş yavaş gerilemeye, helâke sürükleyeceğiz.
Ahmet Varol : Ayetlerimizi yalanlayanları bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.
Ali Bulaç : Ayetlerimizi yalanlayanları ise, onları bilmiyecekleri bir yönden derece derece (günahları yükletip azaba) yaklaştıracağız.
Ali Fikri Yavuz : Biz, âyetlerimizi (Kur’an’ı) yalanlıyanları, bilemiyecekleri yönden azar azar helâke yaklaştırırız.
Bekir Sadak : Ayetlerimzi yalan sayanlari, bilmedikleri yonden, agir agir sonuclarina yaklastiracagiz.
Celal Yıldırım : Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onları farkına varmayacakları şekilde yavaş yavaş, basamak basamak (kahrolacakları) sonuca yaklaştıracağız.
Diyanet İşleri : Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.
Diyanet İşleri (eski) : Ayetlerimizi yalan sayanları, bilmedikleri yönden, ağır ağır sonuçlarına yaklaştıracağız.
Diyanet Vakfi : Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâke götüreceğiz.
Edip Yüksel : Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farketmeden onları yavaş yavaş sonlarına yaklaştıracağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onları, bilemiyecekleri yönlerden derece derece düşüşe yuvarlayacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ayetlerimizi yalanlamakta olanları ise, bilemeyecekleri yönlerden yavaş yavaş yuvarlayacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Âyetlerimizi tekzib etmekte olanlar ise biz onları bilemiyecekleri cihetten istidrac ile yuvarlıyacağız
Fizilal-il Kuran : Ayetlerimizi yalanlayanları hiç farkına varmayacakları biçimde yavaş yavaş kötü akıbetlerine yaklaştıracağız.
Gültekin Onan : Ayetlerimizi yalanlayanları ise onların bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Hakkı Yılmaz : Ve âyetlerimizi yalanlayanları, bilemeyecekleri yönden derece derece, yavaş yavaş değişime/ yıkıma yaklaştıracağız.
Hasan Basri Çantay : Âyetlerimizi yalan sayanları biz bilmeyecekleri nokta (lardan derece derece (yavaş yavaş) helake yaklaşdırırız.
Hayrat Neşriyat : Âyetlerimizi yalanlayanları ise, bilmedikleri yerden yavaş yavaş (helâke)yaklaştırırız.
İbni Kesir : Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; Biz, onları bilmeyecekleri noktadan derece derece helake yaklaştırırız.
İskender Evrenosoğlu : Âyetlerimizi yalanlayanları, onların derecelerini, bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş azaltacağız (böylece yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız).
Muhammed Esed : Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan kimselere gelince; onları, ne olup bittiğinden haberleri olmadan adım adım alçaltacağız:
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o kimseler ki, Bizim âyetlerimizi tekzîp ettiler, işte onları bilmez oldukları cihetten yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.
Ömer Öngüt : Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâka yaklaştıracağız.
Şaban Piriş : Ayetlerimizi yalanlayanları ise yavaş yavaş bilmedikleri bir yerden (sonuçlarına) yaklaştıracağız.
Suat Yıldırım : Âyetlerimizi yalan sayanları, farkına varamayacakları şekilde yavaş yavaş helâke yaklaştırırız.
Süleyman Ateş : Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.
Tefhim-ul Kuran : Ayetlerimizi yalanlayanları ise, biz onları bilmiyecekleri bir yönden derece derece (günahları yükletip azaba) yaklaştıracağız.
Ümit Şimşek : Âyetlerimizi yalanlayanları ise, hiç ummadıkları bir yönden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk : Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir yerden ağır ağır çöküşe götüreceğiz.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}