» 2 / Bakara  123:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 123
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَاتَّقُوا (VETGVE) = vetteḳū : sakının
2. يَوْمًا (YVME) = yevmen : şu günden (ki)
3. لَا (LE) = lā :
4. تَجْزِي (TCZY) = teczī : cezasını çekmez
5. نَفْسٌ (NFS) = nefsun : kimse
6. عَنْ (AN) = ǎn :
7. نَفْسٍ (NFS) = nefsin : kimsenin
8. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : bir şeyle
9. وَلَا (VLE) = ve lā :
10. يُقْبَلُ (YGBL) = yuḳbelu : ve kabul edilmez
11. مِنْهَا (MNHE) = minhā : ondan
12. عَدْلٌ (AD̃L) = ǎdlun : fidye
13. وَلَا (VLE) = ve lā :
14. تَنْفَعُهَا (TNFAHE) = tenfeǔhā : ona fayda vermez
15. شَفَاعَةٌ (ŞFEAT) = şefāǎtun : şefaat
16. وَلَا (VLE) = ve lā :
17. هُمْ (HM) = hum : onlara
18. يُنْصَرُونَ (YNṦRVN) = yunSarūne : yardım da edilmez
sakının | şu günden (ki) | | cezasını çekmez | kimse | | kimsenin | bir şeyle | | ve kabul edilmez | ondan | fidye | | ona fayda vermez | şefaat | | onlara | yardım da edilmez |

[VGY] [YVM] [] [CZY] [NFS] [] [NFS] [ŞYE] [] [GBL] [] [AD̃L] [] [NFA] [ŞFA] [] [] [NṦR]
VETGVE YVME LE TCZY NFS AN NFS ŞYÙE VLE YGBL MNHE AD̃L VLE TNFAHE ŞFEAT VLE HM YNṦRVN

vetteḳū yevmen teczī nefsun ǎn nefsin şey'en ve lā yuḳbelu minhā ǎdlun ve lā tenfeǔhā şefāǎtun ve lā hum yunSarūne
واتقوا يوما لا تجزي نفس عن نفس شيئا ولا يقبل منها عدل ولا تنفعها شفاعة ولا هم ينصرون

 » 2 / Bakara  Suresi: 123
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
واتقوا و ق ي | VGY VETGVE vetteḳū sakının And fear
يوما ي و م | YVM YVME yevmen şu günden (ki) a day
لا | LE not
تجزي ج ز ي | CZY TCZY teczī cezasını çekmez will avail
نفس ن ف س | NFS NFS nefsun kimse a soul
عن | AN ǎn (of)
نفس ن ف س | NFS NFS nefsin kimsenin (another) soul
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şeyle anything
ولا | VLE ve lā and not
يقبل ق ب ل | GBL YGBL yuḳbelu ve kabul edilmez will be accepted
منها | MNHE minhā ondan from it
عدل ع د ل | AD̃L AD̃L ǎdlun fidye any compensation,
ولا | VLE ve lā and not
تنفعها ن ف ع | NFA TNFAHE tenfeǔhā ona fayda vermez will benefit it
شفاعة ش ف ع | ŞFA ŞFEAT şefāǎtun şefaat any intercession,
ولا | VLE ve lā and not
هم | HM hum onlara they
ينصرون ن ص ر | NṦR YNṦRVN yunSarūne yardım da edilmez will be helped.

2:123 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

sakının | şu günden (ki) | | cezasını çekmez | kimse | | kimsenin | bir şeyle | | ve kabul edilmez | ondan | fidye | | ona fayda vermez | şefaat | | onlara | yardım da edilmez |

[VGY] [YVM] [] [CZY] [NFS] [] [NFS] [ŞYE] [] [GBL] [] [AD̃L] [] [NFA] [ŞFA] [] [] [NṦR]
VETGVE YVME LE TCZY NFS AN NFS ŞYÙE VLE YGBL MNHE AD̃L VLE TNFAHE ŞFEAT VLE HM YNṦRVN

vetteḳū yevmen teczī nefsun ǎn nefsin şey'en ve lā yuḳbelu minhā ǎdlun ve lā tenfeǔhā şefāǎtun ve lā hum yunSarūne
واتقوا يوما لا تجزي نفس عن نفس شيئا ولا يقبل منها عدل ولا تنفعها شفاعة ولا هم ينصرون

[و ق ي] [ي و م] [] [ج ز ي] [ن ف س] [] [ن ف س] [ش ي ا] [] [ق ب ل] [] [ع د ل] [] [ن ف ع] [ش ف ع] [] [] [ن ص ر]

 » 2 / Bakara  Suresi: 123
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
واتقوا و ق ي | VGY VETGVE vetteḳū sakının And fear
Vav,Elif,Te,Gaf,Vav,Elif,
6,1,400,100,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine plural (form VIII) imperative verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
يوما ي و م | YVM YVME yevmen şu günden (ki) a day
Ye,Vav,Mim,Elif,
10,6,40,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
لا | LE not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
تجزي ج ز ي | CZY TCZY teczī cezasını çekmez will avail
Te,Cim,Ze,Ye,
400,3,7,10,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
نفس ن ف س | NFS NFS nefsun kimse a soul
Nun,Fe,Sin,
50,80,60,
N – nominative feminine singular indefinite noun
اسم مرفوع
عن | AN ǎn (of)
Ayn,Nun,
70,50,
P – preposition
حرف جر
نفس ن ف س | NFS NFS nefsin kimsenin (another) soul
Nun,Fe,Sin,
50,80,60,
N – genitive feminine singular indefinite noun
اسم مجرور
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şeyle anything
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
ولا | VLE ve lā and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يقبل ق ب ل | GBL YGBL yuḳbelu ve kabul edilmez will be accepted
Ye,Gaf,Be,Lam,
10,100,2,30,
V – 3rd person masculine singular passive imperfect verb
فعل مضارع مبني للمجهول
منها | MNHE minhā ondan from it
Mim,Nun,He,Elif,
40,50,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
عدل ع د ل | AD̃L AD̃L ǎdlun fidye any compensation,
Ayn,Dal,Lam,
70,4,30,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
ولا | VLE ve lā and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
تنفعها ن ف ع | NFA TNFAHE tenfeǔhā ona fayda vermez will benefit it
Te,Nun,Fe,Ayn,He,Elif,
400,50,80,70,5,1,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
فعل مضارع و«ها» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
شفاعة ش ف ع | ŞFA ŞFEAT şefāǎtun şefaat any intercession,
Şın,Fe,Elif,Ayn,Te merbuta,
300,80,1,70,400,
N – nominative feminine indefinite noun
اسم مرفوع
ولا | VLE ve lā and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
هم | HM hum onlara they
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
ينصرون ن ص ر | NṦR YNṦRVN yunSarūne yardım da edilmez will be helped.
Ye,Nun,Sad,Re,Vav,Nun,
10,50,90,200,6,50,
V – 3rd person masculine plural passive imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مبني للمجهول والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَاتَّقُوا: sakının | يَوْمًا: şu günden (ki) | لَا: | تَجْزِي: cezasını çekmez | نَفْسٌ: kimse | عَنْ: | نَفْسٍ: kimsenin | شَيْئًا: bir şeyle | وَلَا: | يُقْبَلُ: ve kabul edilmez | مِنْهَا: ondan | عَدْلٌ: fidye | وَلَا: | تَنْفَعُهَا: ona fayda vermez | شَفَاعَةٌ: şefaat | وَلَا: | هُمْ: onlara | يُنْصَرُونَ: yardım da edilmez |
Kırık Meal (Harekesiz) : |واتقوا WETGWE sakının | يوما YWME şu günden (ki) | لا LE | تجزي TCZY cezasını çekmez | نفس NFS kimse | عن AN | نفس NFS kimsenin | شيئا ŞYÙE bir şeyle | ولا WLE | يقبل YGBL ve kabul edilmez | منها MNHE ondan | عدل AD̃L fidye | ولا WLE | تنفعها TNFAHE ona fayda vermez | شفاعة ŞFEAT şefaat | ولا WLE | هم HM onlara | ينصرون YNṦRWN yardım da edilmez |
Kırık Meal (Okunuş) : |vetteḳū: sakının | yevmen: şu günden (ki) | : | teczī: cezasını çekmez | nefsun: kimse | ǎn: | nefsin: kimsenin | şey'en: bir şeyle | ve lā: | yuḳbelu: ve kabul edilmez | minhā: ondan | ǎdlun: fidye | ve lā: | tenfeǔhā: ona fayda vermez | şefāǎtun: şefaat | ve lā: | hum: onlara | yunSarūne: yardım da edilmez |
Kırık Meal (Transcript) : |VETGVE: sakının | YVME: şu günden (ki) | LE: | TCZY: cezasını çekmez | NFS: kimse | AN: | NFS: kimsenin | ŞYÙE: bir şeyle | VLE: | YGBL: ve kabul edilmez | MNHE: ondan | AD̃L: fidye | VLE: | TNFAHE: ona fayda vermez | ŞFEAT: şefaat | VLE: | HM: onlara | YNṦRVN: yardım da edilmez |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.
Adem Uğur : Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.
Ahmed Hulusi : Ve korunun o süreçten ki, hiçbir nefs bir başkası için bir şey ödeyerek onu kurtaramaz. Ondan bir fidye (kurtuluş bedeli) kabul edilmez; ona şefaat fayda vermez ve dahi yardım edilemez!
Ahmet Tekin : Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.
Ahmet Varol : Kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimsenin yerine bir fidyenin kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve (hesaba çekilenlerin) bir yerden yardım göremeyecekleri günden sakının.
Ali Bulaç : Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Ali Fikri Yavuz : O günden korkun ki, orada kimse kimseden bir şey ödeyemez (kimse başkasının borç ve mes’uliyetini karşılayamaz), azâbdan kurtulmak için kimseden bedel kabul edilmez; ve kâfir olduğu halde kimseye şefaat fayda vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar.
Bekir Sadak : Kimsenin kimse namina bir sey odemiyecegi, hic kimseden fidye alinmiyacagi, kimseye sefaatin yarar saglamayacagi ve onlarin yardim gormiyecegi gunden korunun.
Celal Yıldırım : Ve sakının o günden ki, kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden fidye (kurtuluş akçesi) kabul olunmaz ve kimseye de (Allah'ın izni olmaksızın) şefaat fayda vermez, onlar yardım da olunmazlar.
Diyanet İşleri : Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Diyanet İşleri (eski) : Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların yardım görmeyeceği günden korunun.
Diyanet Vakfi : Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.
Edip Yüksel : Kimsenin kimseden yana bir şey ödeyemediği, hiç kimseden fidye alınmadığı ve hiç kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamadığı ve yardımın kesildiği bir günden sakının
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez, hiçbir taraftan yardım da görmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve öyle bir günden korkun ki, kimse başka birinin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ona şefaat fayda vermez ve hiç bir taraftan yardım da görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : ve sakının öyle bir günden ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ve ona şefaat de faide vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar
Fizilal-il Kuran : Hiç kimsenin başkası adına birşey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlayamayacağı ve böylelerinin hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden korkun.
Gültekin Onan : Ve hiç kimsenin kimseden yana / hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardımın kesildiği / yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Hakkı Yılmaz : Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden kurtulmalık kabul edilmeyeceği, yardımın, iltimasın hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve suçluların yardım olunmadığı güne karşı Allah'ın koruması altına girin.
Hasan Basri Çantay : O günden sakının ki hiç bir kimse kimseden yana birşey ödeyemez. Kimseden bedel kabul olunmaz. Kimseye de şefaat fâide vermez ve onlara (başka her hangi bir) yardım da edilmez.
Hayrat Neşriyat : Hem öyle bir günden sakının ki, (o gün) kimse, kimse nâmına bir şey ödemez, ondan bir kurtuluş bedeli kabûl edilmez, hem ona (Allah izin vermedikçe) şefâat fayda vermez, onlara yardım da edilmez!
İbni Kesir : Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden bedel kabul olunmaz, şefaat fayda vermez ve yardım olunmaz.
İskender Evrenosoğlu : Kimseden kimseye bir şey ödenmediği ve onlardan bir fidye (bedel) kabul edilmeyeceği ve kendilerine şefaatin fayda vermeyeceği ve onlara yardım olunmayacağı bir günden sakının.
Muhammed Esed : Ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiç birinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir Günü(n gelip çatacağını) aklınızdan çıkarmayın.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve öyle bir günden sakının ki, hiçbir şahıs hiçbir şahıs için bir şey ödeyemez ve hiçbir şahıstan fidye de kabul edilmez. Ve ona şefaat da fayda vermez. Ve onlar yardım da olunmazlar.
Ömer Öngüt : Öyle bir günden korkun ki, o günde kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez. O gün kimseye şefaat fayda vermez, onlar hiç kimseden yardım da görmezler.
Şaban Piriş : Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Suat Yıldırım : Öyle bir günden sakının ki, O gün hiçbir kimse bir başkasının yerine ödeme yapamaz, Hiçbir kimseden fidye kabul edilmez Ve kendisine şefaat fayda etmez. Onlara yardım da edilmez.
Süleyman Ateş : Ve şu günden sakının ki, kimse kimsenin cezâsını çekmez (borcunu ödemez), kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefâat (aracılık, iltimas) fayda vermez, bir taraftan yardım da görmezler.
Tefhim-ul Kuran : Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden bir kurtuluş karşılığı (fidye) alınmayacağı ve hiç kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden korkun.
Ümit Şimşek : Bir de öyle bir günden korkun ki, ne kimse bir başkasının cezasını öder, ne kimseden fidye kabul edilir, ne kimseye bir şefaat fayda verir, ne de onlar bir yardım görürler.
Yaşar Nuri Öztürk : Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiç bir yardım göremeyecekleri o günden korkun.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}