» 2 / Bakara  100:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 100
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أَوَكُلَّمَا (ÊVKLME) = evekullemā : ne zaman
2. عَاهَدُوا (AEHD̃VE) = ǎāhedū : anlaştılarsa
3. عَهْدًا (AHD̃E) = ǎhden : ahitle
4. نَبَذَهُ (NBZ̃H) = nebeƶehu : onu bozdular
5. فَرِيقٌ (FRYG) = ferīḳun : bir grup
6. مِنْهُمْ (MNHM) = minhum : onlardan
7. بَلْ (BL) = bel : zaten
8. أَكْثَرُهُمْ (ÊKS̃RHM) = ekṧeruhum : çokları
9. لَا (LE) = lā :
10. يُؤْمِنُونَ (YÙMNVN) = yu'minūne : inanmazlar
ne zaman | anlaştılarsa | ahitle | onu bozdular | bir grup | onlardan | zaten | çokları | | inanmazlar |

[KLL] [AHD̃] [AHD̃] [NBZ̃] [FRG] [] [] [KS̃R] [] [EMN]
ÊVKLME AEHD̃VE AHD̃E NBZ̃H FRYG MNHM BL ÊKS̃RHM LE YÙMNVN

evekullemā ǎāhedū ǎhden nebeƶehu ferīḳun minhum bel ekṧeruhum yu'minūne
أوكلما عاهدوا عهدا نبذه فريق منهم بل أكثرهم لا يؤمنون

 » 2 / Bakara  Suresi: 100
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أوكلما ك ل ل | KLL ÊVKLME evekullemā ne zaman And is (it not that) whenever
عاهدوا ع ه د | AHD̃ AEHD̃VE ǎāhedū anlaştılarsa they took
عهدا ع ه د | AHD̃ AHD̃E ǎhden ahitle a covenant,
نبذه ن ب ذ | NBZ̃ NBZ̃H nebeƶehu onu bozdular threw it away
فريق ف ر ق | FRG FRYG ferīḳun bir grup a party
منهم | MNHM minhum onlardan of them?
بل | BL bel zaten Nay,
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum çokları most of them
لا | LE (do) not
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne inanmazlar believe.

2:100 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ne zaman | anlaştılarsa | ahitle | onu bozdular | bir grup | onlardan | zaten | çokları | | inanmazlar |

[KLL] [AHD̃] [AHD̃] [NBZ̃] [FRG] [] [] [KS̃R] [] [EMN]
ÊVKLME AEHD̃VE AHD̃E NBZ̃H FRYG MNHM BL ÊKS̃RHM LE YÙMNVN

evekullemā ǎāhedū ǎhden nebeƶehu ferīḳun minhum bel ekṧeruhum yu'minūne
أوكلما عاهدوا عهدا نبذه فريق منهم بل أكثرهم لا يؤمنون

[ك ل ل] [ع ه د] [ع ه د] [ن ب ذ ] [ف ر ق] [] [] [ك ث ر] [] [ا م ن]

 » 2 / Bakara  Suresi: 100
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أوكلما ك ل ل | KLL ÊVKLME evekullemā ne zaman And is (it not that) whenever
,Vav,Kef,Lam,Mim,Elif,
,6,20,30,40,1,
INTG – prefixed interrogative alif
SUP – prefixed supplemental particle
T – time adverb
الهمزة همزة استفهام
الواو زائدة
ظرف زمان
عاهدوا ع ه د | AHD̃ AEHD̃VE ǎāhedū anlaştılarsa they took
Ayn,Elif,He,Dal,Vav,Elif,
70,1,5,4,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form III) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
عهدا ع ه د | AHD̃ AHD̃E ǎhden ahitle a covenant,
Ayn,He,Dal,Elif,
70,5,4,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
نبذه ن ب ذ | NBZ̃ NBZ̃H nebeƶehu onu bozdular threw it away
Nun,Be,Zel,He,
50,2,700,5,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل ماض والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فريق ف ر ق | FRG FRYG ferīḳun bir grup a party
Fe,Re,Ye,Gaf,
80,200,10,100,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
منهم | MNHM minhum onlardan of them?
Mim,Nun,He,Mim,
40,50,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
بل | BL bel zaten Nay,
Be,Lam,
2,30,
RET – retraction particle
حرف اضراب
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum çokları most of them
,Kef,Se,Re,He,Mim,
,20,500,200,5,40,
N – nominative masculine singular noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE (do) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne inanmazlar believe.
Ye,,Mim,Nun,Vav,Nun,
10,,40,50,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |أَوَكُلَّمَا: ne zaman | عَاهَدُوا: anlaştılarsa | عَهْدًا: ahitle | نَبَذَهُ: onu bozdular | فَرِيقٌ: bir grup | مِنْهُمْ: onlardan | بَلْ: zaten | أَكْثَرُهُمْ: çokları | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmazlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أوكلما ÊWKLME ne zaman | عاهدوا AEHD̃WE anlaştılarsa | عهدا AHD̃E ahitle | نبذه NBZ̃H onu bozdular | فريق FRYG bir grup | منهم MNHM onlardan | بل BL zaten | أكثرهم ÊKS̃RHM çokları | لا LE | يؤمنون YÙMNWN inanmazlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |evekullemā: ne zaman | ǎāhedū: anlaştılarsa | ǎhden: ahitle | nebeƶehu: onu bozdular | ferīḳun: bir grup | minhum: onlardan | bel: zaten | ekṧeruhum: çokları | : | yu'minūne: inanmazlar |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVKLME: ne zaman | AEHD̃VE: anlaştılarsa | AHD̃E: ahitle | NBZ̃H: onu bozdular | FRYG: bir grup | MNHM: onlardan | BL: zaten | ÊKS̃RHM: çokları | LE: | YÙMNVN: inanmazlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha. Bir bölüğünün ahdini bozması şöyle dursun, zâten çokları inanmazlar.
Adem Uğur : Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Ahmed Hulusi : Bir sözleşmeyle anlaşma yaptıkları her defasında, içlerinden bir grup onu bozup atmadı mı! Hayır, onların çoğunluğu iman etmezler!
Ahmet Tekin : Fâsıklar ne zaman bir antlaşma, bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek, yırtıp atacak öyle mi? Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.
Ahmet Varol : Onlar her ne zaman bir ahidde bulundularsa içlerinden bir topluluk onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Ali Bulaç : Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.
Ali Fikri Yavuz : O Yahûdiler, her ne zaman bir ahd üzerine anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir topluluk o ahdi bozup atıvermedi mi? Hattâ az bir topluluk değil, onların çoğu ahd tanımaz îmansızlardır.
Bekir Sadak : Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuslarsa iclerinden bir takimi onu bozmamis midir? Zaten onlarin cogu inanmazlar.
Celal Yıldırım : Onlar (Yahudiler) ne kadar bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir kısmı onu bozup (peygamberlerin ve mürşitlerin yüzüne) atmadılar mı ? Zaten onların çoğu (ahde bağlı kalmaz ve) dosdoğru imân etmezler.
Diyanet İşleri : Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Diyanet İşleri (eski) : Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa içlerinden bir takımı onu bozmamış mıdır? Zaten onların çoğu inanmazlar.
Diyanet Vakfi : Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Edip Yüksel : Her ne zaman bir anlaşma yaptılarsa onlardan bir grup onu bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu inanmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O fasıklar, hem bunları tanımayacaklar, hem de ne zaman bir antlaşma yapsalar her defasında mutlaka içlerinden bir zümre onu bozup atıverecek öyle mi? Hatta az bir zümre değil, onların çoğu antlaşma tanımaz imansızlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : ya o fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine muahede yapsalar her def'asında mutlaka içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? hattâ az bir güruh değil ekserisi ahd tanımaz imansızlar
Fizilal-il Kuran : Onlar ne zaman bir ahit yaptılar ise aralarından bir grup onu bozup bir yana atmadı mı? Aslında onların çoğu inanmaz.
Gültekin Onan : Ne zaman bir ahidde bulundularsa, onların bir bölümü (feriykun) onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu inanmış değildir.
Hakkı Yılmaz : Hak yoldan çıkanlar, ne zaman bir ahit üzerine antlaşma yapsalar, onlardan bir grup onu atıvermedi mi? Aslında onların çoğu iman etmiyorlar.
Hasan Basri Çantay : Onlar ne zaman bir ahid ile bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozub atıvermedi mi? Hayır, (bir güruh değil), onların çoğu (ahid tanımazlar), îman etmezler.
Hayrat Neşriyat : Nitekim ne zaman söz vererek bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir kısmı onu bozmadı mı? Hayır! Onların çoğu îmân etmezler.
İbni Kesir : Onlar, ne zaman bir ahidle bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozup atmadı mı? Hayır, onların bir çoğu iman etmezler.
İskender Evrenosoğlu : Ve onlardan bir kısmı, bir ahd yaptıkları zaman, her defasında onu nakzettiler mi (bozmadılar mı)? Evet (bozdular), onların çoğu îmân etmezler.
Muhammed Esed : Ne zaman (Allah'a) söz verdilerse bazıları sözlerini (çiğneyip) bir kenara atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ya her ne zaman bir ahd ile muâhede yapacak olsalar onlardan bir gürûh o ahdi bozup atacak mı? Belki onların ekserisi imân etmezler.
Ömer Öngüt : Onlar ne zaman bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup arkalarına atmadılar mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.
Şaban Piriş : Onlar ne zaman bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup bu sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.
Suat Yıldırım : O fâsıklar hem bunları reddedecek, hem de ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? (Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.
Süleyman Ateş : Ne zaman bir ahit (andlaşma) yaptılarsa, onlardan bir grup o ahdi bozup atmadı mı? Zaten çokları inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Onlar, ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa, içlerinden bir bölümü onu atıp bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.
Ümit Şimşek : Onların her söz verişinde, içlerinden bir topluluk o sözü bozup bir kenara atmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı? Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}