» 2 / Bakara  216:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 216
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. كُتِبَ (KTB) = kutibe : yazıldı (farz kılındı)
2. عَلَيْكُمُ (ALYKM) = ǎleykumu : size
3. الْقِتَالُ (ELGTEL) = l-ḳitālu : savaş
4. وَهُوَ (VHV) = vehuve : halbuki o
5. كُرْهٌ (KRH) = kurhun : hoşunuza gitmez
6. لَكُمْ (LKM) = lekum : sizin
7. وَعَسَىٰ (VAS) = veǎsā : olur ki bazen
8. أَنْ (ÊN) = en :
9. تَكْرَهُوا (TKRHVE) = tekrahū : hoşlanmadığınız
10. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : bir şey
11. وَهُوَ (VHV) = ve huve : o
12. خَيْرٌ (ḢYR) = ḣayrun : hayırlıdır
13. لَكُمْ (LKM) = lekum : sizin için
14. وَعَسَىٰ (VAS) = ve ǎsā : ve olur ki
15. أَنْ (ÊN) = en :
16. تُحِبُّوا (TḪBVE) = tuHibbū : hoşlandığınız
17. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : bir şey (de)
18. وَهُوَ (VHV) = ve huve : o
19. شَرٌّ (ŞR) = şerrun : kötüdür
20. لَكُمْ (LKM) = lekum : sizin için
21. وَاللَّهُ (VELLH) = vallahu : Allah
22. يَعْلَمُ (YALM) = yeǎ'lemu : bilir
23. وَأَنْتُمْ (VÊNTM) = veentum : siz ise
24. لَا (LE) = lā :
25. تَعْلَمُونَ (TALMVN) = teǎ'lemūne : bilmezsiniz
yazıldı (farz kılındı) | size | savaş | halbuki o | hoşunuza gitmez | sizin | olur ki bazen | | hoşlanmadığınız | bir şey | o | hayırlıdır | sizin için | ve olur ki | | hoşlandığınız | bir şey (de) | o | kötüdür | sizin için | Allah | bilir | siz ise | | bilmezsiniz |

[KTB] [] [GTL] [] [KRH] [] [ASY] [] [KRH] [ŞYE] [] [ḢYR] [] [ASY] [] [ḪBB] [ŞYE] [] [ŞRR] [] [] [ALM] [] [] [ALM]
KTB ALYKM ELGTEL VHV KRH LKM VAS ÊN TKRHVE ŞYÙE VHV ḢYR LKM VAS ÊN TḪBVE ŞYÙE VHV ŞR LKM VELLH YALM VÊNTM LE TALMVN

kutibe ǎleykumu l-ḳitālu vehuve kurhun lekum veǎsā en tekrahū şey'en ve huve ḣayrun lekum ve ǎsā en tuHibbū şey'en ve huve şerrun lekum vallahu yeǎ'lemu veentum teǎ'lemūne
كتب عليكم القتال وهو كره لكم وعسى أن تكرهوا شيئا وهو خير لكم وعسى أن تحبوا شيئا وهو شر لكم والله يعلم وأنتم لا تعلمون

 » 2 / Bakara  Suresi: 216
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كتب ك ت ب | KTB KTB kutibe yazıldı (farz kılındı) Is prescribed
عليكم | ALYKM ǎleykumu size upon you
القتال ق ت ل | GTL ELGTEL l-ḳitālu savaş [the] fighting
وهو | VHV vehuve halbuki o while it
كره ك ر ه | KRH KRH kurhun hoşunuza gitmez (is) hateful
لكم | LKM lekum sizin to you.
وعسى ع س ي | ASY VAS veǎsā olur ki bazen But perhaps
أن | ÊN en [that]
تكرهوا ك ر ه | KRH TKRHVE tekrahū hoşlanmadığınız you dislike
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey a thing
وهو | VHV ve huve o and it
خير خ ي ر | ḢYR ḢYR ḣayrun hayırlıdır (is) good
لكم | LKM lekum sizin için "for you;"
وعسى ع س ي | ASY VAS ve ǎsā ve olur ki and perhaps
أن | ÊN en [that]
تحبوا ح ب ب | ḪBB TḪBVE tuHibbū hoşlandığınız you love
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey (de) a thing
وهو | VHV ve huve o and it
شر ش ر ر | ŞRR ŞR şerrun kötüdür (is) bad
لكم | LKM lekum sizin için for you.
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
يعلم ع ل م | ALM YALM yeǎ'lemu bilir knows
وأنتم | VÊNTM veentum siz ise while you
لا | LE (do) not
تعلمون ع ل م | ALM TALMVN teǎ'lemūne bilmezsiniz know.

2:216 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

yazıldı (farz kılındı) | size | savaş | halbuki o | hoşunuza gitmez | sizin | olur ki bazen | | hoşlanmadığınız | bir şey | o | hayırlıdır | sizin için | ve olur ki | | hoşlandığınız | bir şey (de) | o | kötüdür | sizin için | Allah | bilir | siz ise | | bilmezsiniz |

[KTB] [] [GTL] [] [KRH] [] [ASY] [] [KRH] [ŞYE] [] [ḢYR] [] [ASY] [] [ḪBB] [ŞYE] [] [ŞRR] [] [] [ALM] [] [] [ALM]
KTB ALYKM ELGTEL VHV KRH LKM VAS ÊN TKRHVE ŞYÙE VHV ḢYR LKM VAS ÊN TḪBVE ŞYÙE VHV ŞR LKM VELLH YALM VÊNTM LE TALMVN

kutibe ǎleykumu l-ḳitālu vehuve kurhun lekum veǎsā en tekrahū şey'en ve huve ḣayrun lekum ve ǎsā en tuHibbū şey'en ve huve şerrun lekum vallahu yeǎ'lemu veentum teǎ'lemūne
كتب عليكم القتال وهو كره لكم وعسى أن تكرهوا شيئا وهو خير لكم وعسى أن تحبوا شيئا وهو شر لكم والله يعلم وأنتم لا تعلمون

[ك ت ب] [] [ق ت ل] [] [ك ر ه] [] [ع س ي] [] [ك ر ه] [ش ي ا] [] [خ ي ر] [] [ع س ي] [] [ح ب ب] [ش ي ا] [] [ش ر ر] [] [] [ع ل م] [] [] [ع ل م]

 » 2 / Bakara  Suresi: 216
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كتب ك ت ب | KTB KTB kutibe yazıldı (farz kılındı) Is prescribed
Kef,Te,Be,
20,400,2,
V – 3rd person masculine singular passive perfect verb
فعل ماض مبني للمجهول
عليكم | ALYKM ǎleykumu size upon you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
القتال ق ت ل | GTL ELGTEL l-ḳitālu savaş [the] fighting
Elif,Lam,Gaf,Te,Elif,Lam,
1,30,100,400,1,30,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
وهو | VHV vehuve halbuki o while it
Vav,He,Vav,
6,5,6,
CIRC – prefixed circumstantial particle
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
الواو حالية
ضمير منفصل
كره ك ر ه | KRH KRH kurhun hoşunuza gitmez (is) hateful
Kef,Re,He,
20,200,5,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
لكم | LKM lekum sizin to you.
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
وعسى ع س ي | ASY VAS veǎsā olur ki bazen But perhaps
Vav,Ayn,Sin,,
6,70,60,,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الواو استئنافية
فعل ماض
أن | ÊN en [that]
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
تكرهوا ك ر ه | KRH TKRHVE tekrahū hoşlanmadığınız you dislike
Te,Kef,Re,He,Vav,Elif,
400,20,200,5,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey a thing
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
وهو | VHV ve huve o and it
Vav,He,Vav,
6,5,6,
CIRC – prefixed circumstantial particle
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
الواو حالية
ضمير منفصل
خير خ ي ر | ḢYR ḢYR ḣayrun hayırlıdır (is) good
Hı,Ye,Re,
600,10,200,
N – nominative masculine singular indefinite noun
اسم مرفوع
لكم | LKM lekum sizin için "for you;"
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
وعسى ع س ي | ASY VAS ve ǎsā ve olur ki and perhaps
Vav,Ayn,Sin,,
6,70,60,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الواو عاطفة
فعل ماض
أن | ÊN en [that]
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
تحبوا ح ب ب | ḪBB TḪBVE tuHibbū hoşlandığınız you love
Te,Ha,Be,Vav,Elif,
400,8,2,6,1,
V – 2nd person masculine plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey (de) a thing
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
وهو | VHV ve huve o and it
Vav,He,Vav,
6,5,6,
CIRC – prefixed circumstantial particle
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
الواو حالية
ضمير منفصل
شر ش ر ر | ŞRR ŞR şerrun kötüdür (is) bad
Şın,Re,
300,200,
N – nominative masculine singular indefinite noun
اسم مرفوع
لكم | LKM lekum sizin için for you.
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
Vav,Elif,Lam,Lam,He,
6,1,30,30,5,
"REM – prefixed resumption particle
PN – nominative proper noun → Allah"
الواو استئنافية
لفظ الجلالة مرفوع
يعلم ع ل م | ALM YALM yeǎ'lemu bilir knows
Ye,Ayn,Lam,Mim,
10,70,30,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
وأنتم | VÊNTM veentum siz ise while you
Vav,,Nun,Te,Mim,
6,,50,400,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
الواو عاطفة
ضمير منفصل
لا | LE (do) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
تعلمون ع ل م | ALM TALMVN teǎ'lemūne bilmezsiniz know.
Te,Ayn,Lam,Mim,Vav,Nun,
400,70,30,40,6,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |كُتِبَ: yazıldı (farz kılındı) | عَلَيْكُمُ: size | الْقِتَالُ: savaş | وَهُوَ: halbuki o | كُرْهٌ: hoşunuza gitmez | لَكُمْ: sizin | وَعَسَىٰ: olur ki bazen | أَنْ: | تَكْرَهُوا: hoşlanmadığınız | شَيْئًا: bir şey | وَهُوَ: o | خَيْرٌ: hayırlıdır | لَكُمْ: sizin için | وَعَسَىٰ: ve olur ki | أَنْ: | تُحِبُّوا: hoşlandığınız | شَيْئًا: bir şey (de) | وَهُوَ: o | شَرٌّ: kötüdür | لَكُمْ: sizin için | وَاللَّهُ: Allah | يَعْلَمُ: bilir | وَأَنْتُمْ: siz ise | لَا: | تَعْلَمُونَ: bilmezsiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |كتب KTB yazıldı (farz kılındı) | عليكم ALYKM size | القتال ELGTEL savaş | وهو WHW halbuki o | كره KRH hoşunuza gitmez | لكم LKM sizin | وعسى WAS olur ki bazen | أن ÊN | تكرهوا TKRHWE hoşlanmadığınız | شيئا ŞYÙE bir şey | وهو WHW o | خير ḢYR hayırlıdır | لكم LKM sizin için | وعسى WAS ve olur ki | أن ÊN | تحبوا TḪBWE hoşlandığınız | شيئا ŞYÙE bir şey (de) | وهو WHW o | شر ŞR kötüdür | لكم LKM sizin için | والله WELLH Allah | يعلم YALM bilir | وأنتم WÊNTM siz ise | لا LE | تعلمون TALMWN bilmezsiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |kutibe: yazıldı (farz kılındı) | ǎleykumu: size | l-ḳitālu: savaş | vehuve: halbuki o | kurhun: hoşunuza gitmez | lekum: sizin | veǎsā: olur ki bazen | en: | tekrahū: hoşlanmadığınız | şey'en: bir şey | ve huve: o | ḣayrun: hayırlıdır | lekum: sizin için | ve ǎsā: ve olur ki | en: | tuHibbū: hoşlandığınız | şey'en: bir şey (de) | ve huve: o | şerrun: kötüdür | lekum: sizin için | vallahu: Allah | yeǎ'lemu: bilir | veentum: siz ise | : | teǎ'lemūne: bilmezsiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |KTB: yazıldı (farz kılındı) | ALYKM: size | ELGTEL: savaş | VHV: halbuki o | KRH: hoşunuza gitmez | LKM: sizin | VAS: olur ki bazen | ÊN: | TKRHVE: hoşlanmadığınız | ŞYÙE: bir şey | VHV: o | ḢYR: hayırlıdır | LKM: sizin için | VAS: ve olur ki | ÊN: | TḪBVE: hoşlandığınız | ŞYÙE: bir şey (de) | VHV: o | ŞR: kötüdür | LKM: sizin için | VELLH: Allah | YALM: bilir | VÊNTM: siz ise | LE: | TALMVN: bilmezsiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hoşlanmazsınız, size ağır gelir ama düşmanlarla savaşmak, size farz edilmiştir. Bâzı şeyler vardır ki hoşlanmazsınız, fakat hayırlıdır size. Bâzı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz ki.
Adem Uğur : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmed Hulusi : Hoşunuza gitmediği hâlde, savaş üzerinize hükmoldu. Sizin için hayır olan bir şeyden hoşlanmayabilir; sizin için şerr olan bir şeyi sevebilirsiniz. Allâh bilir, ne var ki siz bilmezsiniz!
Ahmet Tekin : Hoşunuza gitmediği, sıkıntılı ve zor olduğu halde savaş, size farz kılındı, yazılı kanun haline getirildi. Bazı şeyler hakkınızda hayırlı olduğu halde hoşunuza gitmeyebilir. Bazı şeyler de hakkınızda hayırlı olmadığı, şer olduğu halde hoşunuza gidebilir. Bunları Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ahmet Varol : Savaş, hoşunuza gitmemekle birlikte üzerinize farz kılındı. Bir şeyden hoşlanmadığınız halde o sizin iyiliğinize olabilir. Bir şeyi de sevdiğiniz halde o sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Ali Bulaç : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ali Fikri Yavuz : Ey müminler, hoşunuza gitmediği halde, din düşmanları ile savaşmak üzerinize farz kılındı. Olur ki, bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur ve bir şeyi de sevdiğiniz halde o, hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Bekir Sadak : Savas, hosunuza gitmedigi halde size farz kilindi. Ihtimal ki hoslanmadiginiz sey sizin iyiliginizedir ve ihtimal ki sevdiginiz bir sey sizin kotulugunuzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.*
Celal Yıldırım : Savaş (insanî duygularınızın gelişmesinden ve ilâhî rahmeti yansıtan bir ümmet olmanızdan dolayı), hoşlanmadığınız halde, size farz kılındı. Umulur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir; sevip hoşlandığınız bir şey de sizin için şerr olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri : Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Diyanet İşleri (eski) : Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.
Diyanet Vakfi : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Edip Yüksel : Sevmediğiniz halde savaş size zorunlu kılındı. Sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Savaş, hoşunuza gitmese de üzerinize yazıldı. Gerçi o size hoş gelmez, fakat olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. Olur ki, siz birşeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : kıtal üzerinize yazıldı, gerçi o size hoş gelmez fakat olur ki siz bir şey'i hoşlanmazsınız halbuki hakkınızda o bir hayırdır ve olur ki bir şey'i severseniz halbuki hakkınızda o bir şerdir siz bilmezken Allah bilir
Fizilal-il Kuran : Savaş, hoşunuza giden bir iş olmadığı halde size farz kılındı. Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.
Gültekin Onan : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı. Olur ki hoşunuza gitmeyen birşey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Tanrı bilir de siz bilmezsiniz.
Hakkı Yılmaz : Ve savaş sizin için hoş olmayan bir şey olmasına rağmen, size zorunlu görev olarak verildi. Olabilir ki siz, sizin için hayırlı olan bir şeyden hoşlanmazsınız. Yine olabilir ki, siz, sizin için kötü, zararlı olan bir şeyi seversiniz. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hasan Basri Çantay : (Ey mü'mînler, tab'an) sizin hoşunuza gitmediği halde uhdenize, kıtal (düşmanlarla savaş) yazıldı (farz edildi). Olur ki'bir şey hoşunuza gitmezken o, sizin için hayırlı olur, bir şey'i de sevdiğiniz halde o da hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hayrat Neşriyat : (Ey mü’minler!) O, hoşunuza gitmediği hâlde savaş size farz kılındı. Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz.
İbni Kesir : Hoşunuza gitmediği halde, savaşı üzerinize farz kılınmıştır. Bir şey hoşunuza gitmediği halde sizin için hayırlı olabilir. Bir şey de hoşunuza gittiği halde sizin için kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmesziniz.
İskender Evrenosoğlu : Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerrdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Muhammed Esed : Hoşunuza gitmese de savaşmak size farz kılındı; mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Cihad, hoşunuza gitmediği halde üzerinize farz kılındı. Bazan bir şeyi kerih görürsünüz. Halbuki o şey sizin için bir hayırdır. Ve bazan da bir şeyi seversiniz, halbuki o şey sizin için bir şerdir. Ve Allah Teâlâ bilir, sizler ise bilmezsiniz.
Ömer Öngüt : Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey, hakkınızda hayırlı olabilir ve hoşunuza giden bir şey de hakkınızda şer olabilir. Allah bilir siz bilmezsiniz.
Şaban Piriş : Sizin için hoş olmasa da savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için iyidir ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz Allah bilir.
Suat Yıldırım : Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Ateş : Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allâh bilir, siz bilmezsiniz.
Tefhim-ul Kuran : Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı) . Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Ümit Şimşek : Hoşlanmasanız da, savaş size farz kılındı. Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Hoşunuza gitmemekle birlikte, savaş üzerinize yazılmıştır. Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}