» 10 / Yûnus  47:

Kuran Sırası: 10
İniş Sırası: 51
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109

 » 10 / Yûnus  Suresi: 47
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلِكُلِّ (VLKL) = velikulli : ve hepsi için vardır
2. أُمَّةٍ (ÊMT) = ummetin : ümmetin
3. رَسُولٌ (RSVL) = rasūlun : bir peygamberi
4. فَإِذَا (FÎZ̃E) = feiƶā : ne zaman ki
5. جَاءَ (CEÙ) = cā'e : geldiğinde
6. رَسُولُهُمْ (RSVLHM) = rasūluhum : Peygamberleri
7. قُضِيَ (GŽY) = ḳuDiye : hükmedilir
8. بَيْنَهُمْ (BYNHM) = beynehum : aralarında
9. بِالْقِسْطِ (BELGSŦ) = bil-ḳisTi : adaletle
10. وَهُمْ (VHM) = ve hum : ve onlar
11. لَا (LE) = lā :
12. يُظْلَمُونَ (YƵLMVN) = yuZlemūne : haksızlığa uğratılmazlar
ve hepsi için vardır | ümmetin | bir peygamberi | ne zaman ki | geldiğinde | Peygamberleri | hükmedilir | aralarında | adaletle | ve onlar | | haksızlığa uğratılmazlar |

[KLL] [EMM] [RSL] [] [CYE] [RSL] [GŽY] [BYN] [GSŦ] [] [] [ƵLM]
VLKL ÊMT RSVL FÎZ̃E CEÙ RSVLHM GŽY BYNHM BELGSŦ VHM LE YƵLMVN

velikulli ummetin rasūlun feiƶā cā'e rasūluhum ḳuDiye beynehum bil-ḳisTi ve hum yuZlemūne
ولكل أمة رسول فإذا جاء رسولهم قضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

 » 10 / Yûnus  Suresi: 47
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولكل ك ل ل | KLL VLKL velikulli ve hepsi için vardır And for every
أمة ا م م | EMM ÊMT ummetin ümmetin nation
رسول ر س ل | RSL RSVL rasūlun bir peygamberi (is) a Messenger.
فإذا | FÎZ̃E feiƶā ne zaman ki So when
جاء ج ي ا | CYE CEÙ cā'e geldiğinde comes
رسولهم ر س ل | RSL RSVLHM rasūluhum Peygamberleri their Messenger,
قضي ق ض ي | GŽY GŽY ḳuDiye hükmedilir it will be judged
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarında between them
بالقسط ق س ط | GSŦ BELGSŦ bil-ḳisTi adaletle in justice,
وهم | VHM ve hum ve onlar and they
لا | LE (will) not
يظلمون ظ ل م | ƵLM YƵLMVN yuZlemūne haksızlığa uğratılmazlar be wronged.

10:47 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve hepsi için vardır | ümmetin | bir peygamberi | ne zaman ki | geldiğinde | Peygamberleri | hükmedilir | aralarında | adaletle | ve onlar | | haksızlığa uğratılmazlar |

[KLL] [EMM] [RSL] [] [CYE] [RSL] [GŽY] [BYN] [GSŦ] [] [] [ƵLM]
VLKL ÊMT RSVL FÎZ̃E CEÙ RSVLHM GŽY BYNHM BELGSŦ VHM LE YƵLMVN

velikulli ummetin rasūlun feiƶā cā'e rasūluhum ḳuDiye beynehum bil-ḳisTi ve hum yuZlemūne
ولكل أمة رسول فإذا جاء رسولهم قضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

[ك ل ل] [ا م م] [ر س ل] [] [ج ي ا] [ر س ل] [ق ض ي] [ب ي ن] [ق س ط] [] [] [ظ ل م]

 » 10 / Yûnus  Suresi: 47
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولكل ك ل ل | KLL VLKL velikulli ve hepsi için vardır And for every
Vav,Lam,Kef,Lam,
6,30,20,30,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine noun
الواو عاطفة
جار ومجرور
أمة ا م م | EMM ÊMT ummetin ümmetin nation
,Mim,Te merbuta,
,40,400,
N – genitive feminine singular indefinite noun
اسم مجرور
رسول ر س ل | RSL RSVL rasūlun bir peygamberi (is) a Messenger.
Re,Sin,Vav,Lam,
200,60,6,30,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
فإذا | FÎZ̃E feiƶā ne zaman ki So when
Fe,,Zel,Elif,
80,,700,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الفاء استئنافية
ظرف زمان
جاء ج ي ا | CYE CEÙ cā'e geldiğinde comes
Cim,Elif,,
3,1,,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
رسولهم ر س ل | RSL RSVLHM rasūluhum Peygamberleri their Messenger,
Re,Sin,Vav,Lam,He,Mim,
200,60,6,30,5,40,
N – nominative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
قضي ق ض ي | GŽY GŽY ḳuDiye hükmedilir it will be judged
Gaf,Dad,Ye,
100,800,10,
V – 3rd person masculine singular passive perfect verb
فعل ماض مبني للمجهول
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarında between them
Be,Ye,Nun,He,Mim,
2,10,50,5,40,
LOC – accusative location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بالقسط ق س ط | GSŦ BELGSŦ bil-ḳisTi adaletle in justice,
Be,Elif,Lam,Gaf,Sin,Tı,
2,1,30,100,60,9,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
وهم | VHM ve hum ve onlar and they
Vav,He,Mim,
6,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
الواو عاطفة
ضمير منفصل
لا | LE (will) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يظلمون ظ ل م | ƵLM YƵLMVN yuZlemūne haksızlığa uğratılmazlar be wronged.
Ye,Zı,Lam,Mim,Vav,Nun,
10,900,30,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural passive imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مبني للمجهول مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَلِكُلِّ: ve hepsi için vardır | أُمَّةٍ: ümmetin | رَسُولٌ: bir peygamberi | فَإِذَا: ne zaman ki | جَاءَ: geldiğinde | رَسُولُهُمْ: Peygamberleri | قُضِيَ: hükmedilir | بَيْنَهُمْ: aralarında | بِالْقِسْطِ: adaletle | وَهُمْ: ve onlar | لَا: | يُظْلَمُونَ: haksızlığa uğratılmazlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولكل WLKL ve hepsi için vardır | أمة ÊMT ümmetin | رسول RSWL bir peygamberi | فإذا FÎZ̃E ne zaman ki | جاء CEÙ geldiğinde | رسولهم RSWLHM Peygamberleri | قضي GŽY hükmedilir | بينهم BYNHM aralarında | بالقسط BELGSŦ adaletle | وهم WHM ve onlar | لا LE | يظلمون YƵLMWN haksızlığa uğratılmazlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |velikulli: ve hepsi için vardır | ummetin: ümmetin | rasūlun: bir peygamberi | feiƶā: ne zaman ki | cā'e: geldiğinde | rasūluhum: Peygamberleri | ḳuDiye: hükmedilir | beynehum: aralarında | bil-ḳisTi: adaletle | ve hum: ve onlar | : | yuZlemūne: haksızlığa uğratılmazlar |
Kırık Meal (Transcript) : |VLKL: ve hepsi için vardır | ÊMT: ümmetin | RSVL: bir peygamberi | FÎZ̃E: ne zaman ki | CEÙ: geldiğinde | RSVLHM: Peygamberleri | GŽY: hükmedilir | BYNHM: aralarında | BELGSŦ: adaletle | VHM: ve onlar | LE: | YƵLMVN: haksızlığa uğratılmazlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Her ümmetin bir peygamberi var. Peygamberleri geldi mi aralarında adâletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Adem Uğur : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.
Ahmed Hulusi : Her ümmet için (Hakk'ı bildiren) bir Rasûl vardır. . . Rasûlleri geldiği vakit aralarında adl üzere (hak ettiklerine göre) hükmolunur. . . Onlar zulme uğratılmazlar.
Ahmet Tekin : Her milletin bir Rasûlü vardır. Rasulleri mahşerde yanlarına geldiği zaman aralarında amelleri, hakları, mükâfatları ve cezalarının tesbiti ile ilgili âdil bir muhakeme yapılarak kararlar icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.
Ahmet Varol : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri onlara geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Bulaç : Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.
Ali Fikri Yavuz : Her ümmet için bir Peygamber vardır. Onların her birine Peygamberi geldiği zaman, onu yalanladılar da aralarında adaletle hüküm verildi (azaba uğratıldılar). Onlar, zulmedilmediler (cezalarını çektiler.)
Bekir Sadak : Her ummetin bir peygamberi vardir. Onlara peygamberleri geldiginde aralarinda adaletle hukum verilmis olur. Onlarin haklari yenmez.
Celal Yıldırım : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri gelince aralarında adaletle hükmedilir; onlar haksızlığa uğramazlar.
Diyanet İşleri : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.
Diyanet İşleri (eski) : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiğinde aralarında adaletle hüküm verilmiş olur. Onların hakları yenmez.
Diyanet Vakfi : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.
Edip Yüksel : Her bir toplum için bir elçi vardır. Elçileri geldiği zaman adaletle yargılanırlar ve hiç zulmedilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Her ümmetin bir peygamberi vardır; o peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir, hiçbirine zulmedilmez
Elmalılı Hamdi Yazır : Her ümmet için bir Resul vardır, o Resulleri geldiği vakıt aralarında adâletle huküm verilir, hiçbirine zulmedilmez.
Fizilal-il Kuran : Her ümmete bir peygamber gönderilmiştir. Peygamberler gelip de mesajlarını duyurduktan sonra ümmetler hakkında adalet uyarınca hüküm verilir, onlara haksızlık edilmez.
Gültekin Onan : Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.
Hakkı Yılmaz : Ve her önderli toplum için elçi olacaktır. O elçileri geldiğinde de aralarında adalet gerçekleştirilmiştir. Ve onlar, haksızlığa uğratılmazlar.
Hasan Basri Çantay : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında adaletle hükm edilir ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki her ümmetin bir peygamberi vardır. Artık peygamberleri geldiği (ve kimi îman, kimi de inkâr ettiği) zaman, aralarında adâletle hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
İbni Kesir : Her ümmetin bir rasulü vardır. Onların rasulleri gelince aralarında adaletle hükmedilir. Ve asla zulme uğratılmazlar.
İskender Evrenosoğlu : Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara, resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu. Onlara zulmedilmez.
Muhammed Esed : Her ümmet için mutlaka bir elçi olagelmiştir: ancak (her ümmetin) elçisi geldikten (ve tebliğini yaptıktan) sonra onlar hakkında bütünüyle adaletle yargıda bulunulur; ve onlara asla haksızlık yapılmaz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Her ümmet için bir peygamber vardır. Artık onlara peygamberleri geldiği vakit aralarında adâletle hükmedilmiş olur ve onlar zulmolunmazlar.
Ömer Öngüt : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri onlara gelince, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara aslâ zulmedilmez.
Şaban Piriş : Her ümmet için bir resul vardır. Onlara Resulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.
Suat Yıldırım : Her ümmetin bir Peygamberi vardır. Peygamberleri kendilerine gelince, aralarında adaletle hükmedilir, hiç birine zulmedilmez.
Süleyman Ateş : Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri gel(ip de bunlar onu yalanlay)ınca aralarında adâletle hükmolunur, onlara hiç haksızlık edilmez.
Tefhim-ul Kuran : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.
Ümit Şimşek : Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiğinde, hiçbirine haksızlık edilmeden, aralarında adaletle hükmedilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Her ümmet için bir resul öngörülmüştür. Resulleri gelince, aralarında adaletle hüküm verilir. Hiçbir zulme uğratılmazlar.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}