» 6 / En’âm  104:

Kuran Sırası: 6
İniş Sırası: 55
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165

 » 6 / En’âm  Suresi: 104
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَدْ (GD̃) = ḳad : doğrusu
2. جَاءَكُمْ (CEÙKM) = cā'ekum : size geldi
3. بَصَائِرُ (BṦEÙR) = beSāiru : basiretler
4. مِنْ (MN) = min : -den
5. رَبِّكُمْ (RBKM) = rabbikum : Rabbiniz-
6. فَمَنْ (FMN) = femen : artık kim
7. أَبْصَرَ (ÊBṦR) = ebSara : görürse
8. فَلِنَفْسِهِ (FLNFSH) = felinefsihi : (yararı) kendisinedir
9. وَمَنْ (VMN) = ve men : ve kim de
10. عَمِيَ (AMY) = ǎmiye : kör olursa
11. فَعَلَيْهَا (FALYHE) = feǎleyhā : (zararı) kendisinedir
12. وَمَا (VME) = ve mā : ve değilim
13. أَنَا (ÊNE) = enā : ben
14. عَلَيْكُمْ (ALYKM) = ǎleykum : sizin üzerinize
15. بِحَفِيظٍ (BḪFYƵ) = biHafīZin : bekçi
doğrusu | size geldi | basiretler | -den | Rabbiniz- | artık kim | görürse | (yararı) kendisinedir | ve kim de | kör olursa | (zararı) kendisinedir | ve değilim | ben | sizin üzerinize | bekçi |

[] [CYE] [BṦR] [] [RBB] [] [BṦR] [NFS] [] [AMY] [] [] [] [] [ḪFƵ]
GD̃ CEÙKM BṦEÙR MN RBKM FMN ÊBṦR FLNFSH VMN AMY FALYHE VME ÊNE ALYKM BḪFYƵ

ḳad cā'ekum beSāiru min rabbikum femen ebSara felinefsihi ve men ǎmiye feǎleyhā ve mā enā ǎleykum biHafīZin
قد جاءكم بصائر من ربكم فمن أبصر فلنفسه ومن عمي فعليها وما أنا عليكم بحفيظ

 » 6 / En’âm  Suresi: 104
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قد | GD̃ ḳad doğrusu Verily,
جاءكم ج ي ا | CYE CEÙKM cā'ekum size geldi has come to you
بصائر ب ص ر | BṦR BṦEÙR beSāiru basiretler enlightenment
من | MN min -den from
ربكم ر ب ب | RBB RBKM rabbikum Rabbiniz- your Lord.
فمن | FMN femen artık kim Then whoever
أبصر ب ص ر | BṦR ÊBṦR ebSara görürse sees,
فلنفسه ن ف س | NFS FLNFSH felinefsihi (yararı) kendisinedir then (it is) for his soul,
ومن | VMN ve men ve kim de and whoever
عمي ع م ي | AMY AMY ǎmiye kör olursa (is) blind
فعليها | FALYHE feǎleyhā (zararı) kendisinedir then (it is) against himself.
وما | VME ve mā ve değilim And not
أنا | ÊNE enā ben (am) I
عليكم | ALYKM ǎleykum sizin üzerinize over you
بحفيظ ح ف ظ | ḪFƵ BḪFYƵ biHafīZin bekçi a guardian.

6:104 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

doğrusu | size geldi | basiretler | -den | Rabbiniz- | artık kim | görürse | (yararı) kendisinedir | ve kim de | kör olursa | (zararı) kendisinedir | ve değilim | ben | sizin üzerinize | bekçi |

[] [CYE] [BṦR] [] [RBB] [] [BṦR] [NFS] [] [AMY] [] [] [] [] [ḪFƵ]
GD̃ CEÙKM BṦEÙR MN RBKM FMN ÊBṦR FLNFSH VMN AMY FALYHE VME ÊNE ALYKM BḪFYƵ

ḳad cā'ekum beSāiru min rabbikum femen ebSara felinefsihi ve men ǎmiye feǎleyhā ve mā enā ǎleykum biHafīZin
قد جاءكم بصائر من ربكم فمن أبصر فلنفسه ومن عمي فعليها وما أنا عليكم بحفيظ

[] [ج ي ا] [ب ص ر] [] [ر ب ب] [] [ب ص ر] [ن ف س] [] [ع م ي] [] [] [] [] [ح ف ظ]

 » 6 / En’âm  Suresi: 104
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قد | GD̃ ḳad doğrusu Verily,
Gaf,Dal,
100,4,
CERT – particle of certainty
حرف تحقيق
جاءكم ج ي ا | CYE CEÙKM cā'ekum size geldi has come to you
Cim,Elif,,Kef,Mim,
3,1,,20,40,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
فعل ماض والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بصائر ب ص ر | BṦR BṦEÙR beSāiru basiretler enlightenment
Be,Sad,Elif,,Re,
2,90,1,,200,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
من | MN min -den from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
ربكم ر ب ب | RBB RBKM rabbikum Rabbiniz- your Lord.
Re,Be,Kef,Mim,
200,2,20,40,
N – genitive masculine noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فمن | FMN femen artık kim Then whoever
Fe,Mim,Nun,
80,40,50,
REM – prefixed resumption particle
COND – conditional noun
الفاء استئنافية
اسم شرط
أبصر ب ص ر | BṦR ÊBṦR ebSara görürse sees,
,Be,Sad,Re,
,2,90,200,
V – 3rd person masculine singular (form IV) perfect verb
فعل ماض
فلنفسه ن ف س | NFS FLNFSH felinefsihi (yararı) kendisinedir then (it is) for his soul,
Fe,Lam,Nun,Fe,Sin,He,
80,30,50,80,60,5,
RSLT – prefixed result particle
P – prefixed preposition lām
N – genitive feminine singular noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
الفاء واقعة في جواب الشرط
جار ومجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ومن | VMN ve men ve kim de and whoever
Vav,Mim,Nun,
6,40,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional noun
الواو عاطفة
اسم شرط
عمي ع م ي | AMY AMY ǎmiye kör olursa (is) blind
Ayn,Mim,Ye,
70,40,10,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
فعليها | FALYHE feǎleyhā (zararı) kendisinedir then (it is) against himself.
Fe,Ayn,Lam,Ye,He,Elif,
80,70,30,10,5,1,
RSLT – prefixed result particle
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
الفاء واقعة في جواب الشرط
جار ومجرور
وما | VME ve mā ve değilim And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الواو استئنافية
نافية بمنزلة «ليس»
أنا | ÊNE enā ben (am) I
,Nun,Elif,
,50,1,
PRON – 1st person singular personal pronoun
ضمير منفصل
عليكم | ALYKM ǎleykum sizin üzerinize over you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
بحفيظ ح ف ظ | ḪFƵ BḪFYƵ biHafīZin bekçi a guardian.
Be,Ha,Fe,Ye,Zı,
2,8,80,10,900,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine singular indefinite active participle
جار ومجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |قَدْ: doğrusu | جَاءَكُمْ: size geldi | بَصَائِرُ: basiretler | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | فَمَنْ: artık kim | أَبْصَرَ: görürse | فَلِنَفْسِهِ: (yararı) kendisinedir | وَمَنْ: ve kim de | عَمِيَ: kör olursa | فَعَلَيْهَا: (zararı) kendisinedir | وَمَا: ve değilim | أَنَا: ben | عَلَيْكُمْ: sizin üzerinize | بِحَفِيظٍ: bekçi |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قد GD̃ doğrusu | جاءكم CEÙKM size geldi | بصائر BṦEÙR basiretler | من MN -den | ربكم RBKM Rabbiniz- | فمن FMN artık kim | أبصر ÊBṦR görürse | فلنفسه FLNFSH (yararı) kendisinedir | ومن WMN ve kim de | عمي AMY kör olursa | فعليها FALYHE (zararı) kendisinedir | وما WME ve değilim | أنا ÊNE ben | عليكم ALYKM sizin üzerinize | بحفيظ BḪFYƵ bekçi |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳad: doğrusu | cā'ekum: size geldi | beSāiru: basiretler | min: -den | rabbikum: Rabbiniz- | femen: artık kim | ebSara: görürse | felinefsihi: (yararı) kendisinedir | ve men: ve kim de | ǎmiye: kör olursa | feǎleyhā: (zararı) kendisinedir | ve mā: ve değilim | enā: ben | ǎleykum: sizin üzerinize | biHafīZin: bekçi |
Kırık Meal (Transcript) : |GD̃: doğrusu | CEÙKM: size geldi | BṦEÙR: basiretler | MN: -den | RBKM: Rabbiniz- | FMN: artık kim | ÊBṦR: görürse | FLNFSH: (yararı) kendisinedir | VMN: ve kim de | AMY: kör olursa | FALYHE: (zararı) kendisinedir | VME: ve değilim | ÊNE: ben | ALYKM: sizin üzerinize | BḪFYƵ: bekçi |
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki Rabbinizden görgüler ihsân edildi size. Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine, kör olanın ziyanı da gene kendine ve ben, sizin üstünüze dikilmiş bir bekçi değilim.
Adem Uğur : (Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Ahmed Hulusi : Gerçek şu ki, size Rabbinizden değerlendirilesi deliller gelmiştir. . . Kim basîretiyle gelenleri değerlendirirse kendi lehine, kim de basîretsiz olursa kendi aleyhinedir. . . Ben, üzerinize muhafız değilim!
Ahmet Tekin : 'Size Rabbinizden önünüzü aydınlatan, ufkunuzu açan, güven sağlayan, basiretinizle anlayabileceğiniz Kur’ân âyetleri gelmiştir. Kim basiretli davranarak hakkı görürse, faydası kendisine, kim de kör kesilmeye devam ederse zararı kendisinedir. Benim sizin üzerinizde, koruma, denetim, zabıta görevim yok.'
Ahmet Varol : 'Size Rabbinizden açık deliller gelmiştir. Kim görürse yararı kendine, kim de kör olursa, kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.' [11]
Ali Bulaç : Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim.
Ali Fikri Yavuz : Size Rabbinizden, hakkı ve batılı ayırd etmek için açık hüccetler geldi. Artık kim, hakkı görür de ona iman ederse, kendi lehinedir. Kim de hakkı görmeyip batılı seçerse, kendi aleyhinedir. (günahını yüklenir). Ben üzerinize bir gözetleyici değilim (vazifem tebliğden ibarettir.).
Bekir Sadak : Dogrusu size Rabbiniz'den acik belgeler gelmistir; kim gorurse kendi lehine ve kim korluk ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekciniz degilim.
Celal Yıldırım : Gerçekten Rabbinizden size kalb gözünüzü açacak, aklınıza ışık tutacak belgeler gelmiştir. Artık kim gözünü açar, aklını kullanırsa, kendilehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir. Ve ben, üzerinizde koruyucu bir bekçi değilim.
Diyanet İşleri : Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu size Rabbiniz'den açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.
Diyanet Vakfi : (Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Edip Yüksel : Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değilim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gerçekten Rabbinizden size birçok deliller geldi, artık kim gözünü açarak onları görürse kendi lehine, kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hakıkat Rabbınızdan size bir çok basıretler geldi artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim
Fizilal-il Kuran : Hiç kuşkusuz size Rabbinizden birçok uyarıcı kanıtlar, açık belgeler geldi. Kim bunları görürse, kendi lehine ve kim bunlara karşı göz yumarsa kendi aleyhine davranmış olur. Ben sizin başınızda korucu, bekçi değilim.
Gültekin Onan : Gerçek şu ki size rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize gözetleyici değilim.
Hakkı Yılmaz : Kesinlikle size Rabbinizden gözünüzü açacak, doğru yolu bulduracak bilgiler geldi. Artık kim hakkı görürse yararı kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bir bekçi değilim!”
Hasan Basri Çantay : Size Rabbinizden muhakkak basıyretler gelmişdir. Artık kim (onlarla hakkı) görür (ve îman eder) se kendi lehine, kim (ondan) kör kalırsa o da kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekci değilim.
Hayrat Neşriyat : Muhakkak ki size Rabbinizden basîretler (kalb gözünüzün nûru olan deliller)gelmiştir. Artık kim (hakkı) görürse, kendi lehinedir. Kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize (yaptıklarınızı gözetici bir) muhâfız değilim!
İbni Kesir : Doğrusu size, Rabbınızdan basiretler gelmiştir. Kim, onları görürse; kendi lehine, kim de körlük ederse; kendi aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize bir bekçi değilim.
İskender Evrenosoğlu : Rabbinizden size basiretler (kalp gözlerinize görme yeteneği) gelmiştir. Artık kim bu basiretle (kalp gözüyle) görürse onun lehinedir (kendi nefsi içindir). Kimin de kalp gözü kör kalırsa, o taktirde onun aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize muhafız değilim.
Muhammed Esed : Şimdi Rabbinizden size (bu ilahi kelam yoluyla) anlama ve kavrama araçları verilmiştir. O halde, kim görmek isterse kendi lehine, ve kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (kalbi katılaşmış olanlara de ki): "Ben sizin bekçiniz değilim!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Muhakkak size Rabbiniz tarafından basiretler gelmiştir. Artık kim görürse kendi lehinedir, kim de görmezse kendi aleyhinedir. Ve ben sizin üzerinize bir muhafız değilim.»
Ömer Öngüt : Size Rabbinizden basiret (kalp gözü) gelmiştir. Kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Şaban Piriş : Size Rabbinizden apaçık deliller gelmiştir. Her kim bunları görürse kendisi içindir. Kim de körlük ederse aleyhinedir. Yoksa ben, sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Suat Yıldırım : Rabbinizden size muhakkak ki deliller gelmiştir. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de hakkı görmeyip batılı seçerse kendi aleyhinedir. (Sen de ki:) "Ben sizin üzerinizde bekçi değilim."
Süleyman Ateş : Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de (gerçeğe karşı) kör olursa zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Tefhim-ul Kuran : Gerçek şu ki size Rabbinizden basîretler gelmiştir. Kim basiretle görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.
Ümit Şimşek : Size Rabbinizden gerçeği gösteren deliller gelmiştir. Artık görenin yararı kendisine, körlük edenin zararı da kendisinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Yaşar Nuri Öztürk : Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendisi yararına, kim körlük ederse kendisi zararına... Ben sizin üzerinize bekçi değilim.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}