» 18 / Kehf  52:

Kuran Sırası: 18
İniş Sırası: 69
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 » 18 / Kehf  Suresi: 52
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَيَوْمَ (VYVM) = ve yevme : ve o gün
2. يَقُولُ (YGVL) = yeḳūlu : (Allah, kafirlere) der ki
3. نَادُوا (NED̃VE) = nādū : çağırın
4. شُرَكَائِيَ (ŞRKEÙY) = şurakāiye : benim ortaklarım
5. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : şeyleri
6. زَعَمْتُمْ (ZAMTM) = zeǎmtum : zannettiğiniz
7. فَدَعَوْهُمْ (FD̃AVHM) = fedeǎvhum : işte çağırdılar
8. فَلَمْ (FLM) = felem : ama
9. يَسْتَجِيبُوا (YSTCYBVE) = yestecībū : cevap vermediler
10. لَهُمْ (LHM) = lehum : kendilerine
11. وَجَعَلْنَا (VCALNE) = ve ceǎlnā : ve biz koyduk
12. بَيْنَهُمْ (BYNHM) = beynehum : onların aralarına
13. مَوْبِقًا (MVBGE) = mevbiḳan : tehlikeli bir uçurum
ve o gün | (Allah, kafirlere) der ki | çağırın | benim ortaklarım | şeyleri | zannettiğiniz | işte çağırdılar | ama | cevap vermediler | kendilerine | ve biz koyduk | onların aralarına | tehlikeli bir uçurum |

[YVM] [GVL] [ND̃V] [ŞRK] [] [ZAM] [D̃AV] [] [CVB] [] [CAL] [BYN] [VBG]
VYVM YGVL NED̃VE ŞRKEÙY ELZ̃YN ZAMTM FD̃AVHM FLM YSTCYBVE LHM VCALNE BYNHM MVBGE

ve yevme yeḳūlu nādū şurakāiye elleƶīne zeǎmtum fedeǎvhum felem yestecībū lehum ve ceǎlnā beynehum mevbiḳan
ويوم يقول نادوا شركائي الذين زعمتم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وجعلنا بينهم موبقا

 » 18 / Kehf  Suresi: 52
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ويوم ي و م | YVM VYVM ve yevme ve o gün And the Day
يقول ق و ل | GVL YGVL yeḳūlu (Allah, kafirlere) der ki He will say,
نادوا ن د و | ND̃V NED̃VE nādū çağırın """Call"
شركائي ش ر ك | ŞRK ŞRKEÙY şurakāiye benim ortaklarım My partners,
الذين | ELZ̃YN elleƶīne şeyleri those who
زعمتم ز ع م | ZAM ZAMTM zeǎmtum zannettiğiniz "you claimed,"""
فدعوهم د ع و | D̃AV FD̃AVHM fedeǎvhum işte çağırdılar then they will call them
فلم | FLM felem ama but not
يستجيبوا ج و ب | CVB YSTCYBVE yestecībū cevap vermediler they will respond
لهم | LHM lehum kendilerine to them.
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve biz koyduk And We will make
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum onların aralarına between them
موبقا و ب ق | VBG MVBGE mevbiḳan tehlikeli bir uçurum a barrier.

18:52 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve o gün | (Allah, kafirlere) der ki | çağırın | benim ortaklarım | şeyleri | zannettiğiniz | işte çağırdılar | ama | cevap vermediler | kendilerine | ve biz koyduk | onların aralarına | tehlikeli bir uçurum |

[YVM] [GVL] [ND̃V] [ŞRK] [] [ZAM] [D̃AV] [] [CVB] [] [CAL] [BYN] [VBG]
VYVM YGVL NED̃VE ŞRKEÙY ELZ̃YN ZAMTM FD̃AVHM FLM YSTCYBVE LHM VCALNE BYNHM MVBGE

ve yevme yeḳūlu nādū şurakāiye elleƶīne zeǎmtum fedeǎvhum felem yestecībū lehum ve ceǎlnā beynehum mevbiḳan
ويوم يقول نادوا شركائي الذين زعمتم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وجعلنا بينهم موبقا

[ي و م] [ق و ل] [ن د و] [ش ر ك] [] [ز ع م] [د ع و] [] [ج و ب] [] [ج ع ل] [ب ي ن] [و ب ق]

 » 18 / Kehf  Suresi: 52
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ويوم ي و م | YVM VYVM ve yevme ve o gün And the Day
Vav,Ye,Vav,Mim,
6,10,6,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
يقول ق و ل | GVL YGVL yeḳūlu (Allah, kafirlere) der ki He will say,
Ye,Gaf,Vav,Lam,
10,100,6,30,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
نادوا ن د و | ND̃V NED̃VE nādū çağırın """Call"
Nun,Elif,Dal,Vav,Elif,
50,1,4,6,1,
V – 2nd person masculine plural (form III) imperative verb
PRON – subject pronoun
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
شركائي ش ر ك | ŞRK ŞRKEÙY şurakāiye benim ortaklarım My partners,
Şın,Re,Kef,Elif,,Ye,
300,200,20,1,,10,
N – nominative masculine plural noun
PRON – 1st person singular possessive pronoun
اسم مرفوع والياء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
الذين | ELZ̃YN elleƶīne şeyleri those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
زعمتم ز ع م | ZAM ZAMTM zeǎmtum zannettiğiniz "you claimed,"""
Ze,Ayn,Mim,Te,Mim,
7,70,40,400,40,
V – 2nd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
فدعوهم د ع و | D̃AV FD̃AVHM fedeǎvhum işte çağırdılar then they will call them
Fe,Dal,Ayn,Vav,He,Mim,
80,4,70,6,5,40,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فلم | FLM felem ama but not
Fe,Lam,Mim,
80,30,40,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الفاء استئنافية
حرف نفي
يستجيبوا ج و ب | CVB YSTCYBVE yestecībū cevap vermediler they will respond
Ye,Sin,Te,Cim,Ye,Be,Vav,Elif,
10,60,400,3,10,2,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form X) imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لهم | LHM lehum kendilerine to them.
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve biz koyduk And We will make
Vav,Cim,Ayn,Lam,Nun,Elif,
6,3,70,30,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum onların aralarına between them
Be,Ye,Nun,He,Mim,
2,10,50,5,40,
LOC – accusative location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
موبقا و ب ق | VBG MVBGE mevbiḳan tehlikeli bir uçurum a barrier.
Mim,Vav,Be,Gaf,Elif,
40,6,2,100,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَيَوْمَ: ve o gün | يَقُولُ: (Allah, kafirlere) der ki | نَادُوا: çağırın | شُرَكَائِيَ: benim ortaklarım | الَّذِينَ: şeyleri | زَعَمْتُمْ: zannettiğiniz | فَدَعَوْهُمْ: işte çağırdılar | فَلَمْ: ama | يَسْتَجِيبُوا: cevap vermediler | لَهُمْ: kendilerine | وَجَعَلْنَا: ve biz koyduk | بَيْنَهُمْ: onların aralarına | مَوْبِقًا: tehlikeli bir uçurum |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ويوم WYWM ve o gün | يقول YGWL (Allah, kafirlere) der ki | نادوا NED̃WE çağırın | شركائي ŞRKEÙY benim ortaklarım | الذين ELZ̃YN şeyleri | زعمتم ZAMTM zannettiğiniz | فدعوهم FD̃AWHM işte çağırdılar | فلم FLM ama | يستجيبوا YSTCYBWE cevap vermediler | لهم LHM kendilerine | وجعلنا WCALNE ve biz koyduk | بينهم BYNHM onların aralarına | موبقا MWBGE tehlikeli bir uçurum |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve yevme: ve o gün | yeḳūlu: (Allah, kafirlere) der ki | nādū: çağırın | şurakāiye: benim ortaklarım | elleƶīne: şeyleri | zeǎmtum: zannettiğiniz | fedeǎvhum: işte çağırdılar | felem: ama | yestecībū: cevap vermediler | lehum: kendilerine | ve ceǎlnā: ve biz koyduk | beynehum: onların aralarına | mevbiḳan: tehlikeli bir uçurum |
Kırık Meal (Transcript) : |VYVM: ve o gün | YGVL: (Allah, kafirlere) der ki | NED̃VE: çağırın | ŞRKEÙY: benim ortaklarım | ELZ̃YN: şeyleri | ZAMTM: zannettiğiniz | FD̃AVHM: işte çağırdılar | FLM: ama | YSTCYBVE: cevap vermediler | LHM: kendilerine | VCALNE: ve biz koyduk | BYNHM: onların aralarına | MVBGE: tehlikeli bir uçurum |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve o gün bana eş ve ortak sandıklarınızı çağırın der de çağırırlar ama onlar icâbet etmez ve aralarına cehennemde derin bir uçurum koymuşuzdur.
Adem Uğur : Yine o günü (düşünün ki, Allah, kâfirlere): Benim ortaklarım olduklarını ileri sürdüğünüz şeyleri çağırın! buyurur. Çağırmışlardır onları; fakat kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların arasına tehlikeli bir uçurum koyduk.
Ahmed Hulusi : "Varsaydığınız ortaklarımı çağırın" diye seslenildiği süreçte, onları çağırırlar da, onlar kendilerine cevap vermezler. . . Biz onların aralarına aşılmaz bir engel koyduk.
Ahmet Tekin : Yine o gün: 'İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında benim ortaklarım olduğunu ileri sürdüğünüz, putları çağırın' buyuracak. Müşrikler onları çağırırlar. Fakat onlar, kendilerine cevap vermezler. Biz onların arasına ateşten bir engel koyduk.
Ahmet Varol : O gün: 'Benim ortaklarım olduklarını sandıklarınızı çağırın' der. Onları çağırırlar ama cevap vermezler. Biz aralarına bir uçurum koymuşuzdur.
Ali Bulaç : (Kafirlere) "Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın" diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.
Ali Fikri Yavuz : O kıyamet günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: “- Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın.” Hemen çağırmış olurlar yakarırlar, fakat onlara cevap vermemiş bulunurlar. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir vadi kurarız.
Bekir Sadak : O gun Allah: «Bana ortak olduklarini iddia ettiklerinize seslenin» der. Onlari cagirirlar, fakat hicbirisi onlarin cagrilarina gelmez. Aralarina bir cehennem deresi koyariz.
Celal Yıldırım : O gün (Allah) «iddia edip durduğunuz ortaklarımı çağırın» buyuracak. Onlar da çağıracaklar ama kendilerine onlar cevap veremiyecekler ; aralarına ateşten bir dere koyacağız.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Allah’ın, “Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın” diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla!
Diyanet İşleri (eski) : O gün Allah: 'Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin' der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız.
Diyanet Vakfi : Yine o günü (düşünün ki, Allah, kâfirlere): Benim ortaklarım olduklarını ileri sürdüğünüz şeyleri çağırın! buyurur. Çağırmışlardır onları; fakat kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların arasına tehlikeli bir uçurum koyduk.
Edip Yüksel : 'Ortaklarım olduğunu ileri sürdüğünüz kişileri çağırın,' diye emrettiği gün, onları çağırırlar da onlar kendilerine karşılık vermezler. Onların arasına bir öfke ve nefret uçurumu koymuşuzdur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: «Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın.» Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve o gün diyecek ki: «Ünleyin (çağırın) bakalım, bana ortak olduklarını sandığınız şeyleri!» Derken onları çağırırlar, yalvarırlar, fakat kendilerine cevap verilmez. Ve biz aralarına bir uçurum koymuşuzdur.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o gün ki diyecek: «Ünleyin bakalım o zuumettiğiniz şeriklerime» derken onlara çağırmışlar yalvarmışlardır fakat kendilerine icabet etmemişlerdir ve aralarına biz bir mehleke koymuşuzdur
Fizilal-il Kuran : O Allah müşriklere «Benim ortaklarım olduklarını sandığınız düzmece ilahları yardıma çağırınız» der. İşte onları yardıma çağırdılar, fakat çağrılarına karşılık vermediler. Onların aralarına engel olarak bir cehennem vadisi koyduk.
Gültekin Onan : (Kafirlere) "Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın" diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.
Hakkı Yılmaz : Ve o gün Allah: “Yanlış olarak inandığınız Benim ortaklarımı hadi çağırın” der. Sonra onlar da onları çağırdılar da onlar kendilerine cevap vermediler. Ve Biz, onların arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.
Hasan Basri Çantay : O gün (Allah) der ki: «Bana iddia edib katdığınız şerikleri çağırın». İşte onları çağırmışlar, fakat bunlar kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarına (cehennemden) bir uçurum koymuşuzdur.
Hayrat Neşriyat : Yine o gün ki (Allah, kâfirlere): 'Benim ortaklarım zannettiklerinizi çağırın!' der. İşte onları çağırmışlar, fakat kendilerine icâbet etmemişlerdir ve (biz) onların arasına tehlikeli bir uçurum koymuşuzdur.
İbni Kesir : Bana ortak kabul ettiklerinize seslenin, dediği gün; onları çağırırlar ama hiç birisi cevab vermez. Aralarına bir uçurum koyarız.
İskender Evrenosoğlu : O gün (kıyâmet günü Allahû Tealâ) şöyle diyecek: “Benim ortaklarım olduğu, zannında bulunduğunuz şeyleri çağırın!” Böylece onları davet ettiler (edecekler). Fakat onlara (kâfirlere), icabet etmediler (etmeyecekler). Ve onların aralarına helâk edici (bir engel) kıldık (kılacağız).
Muhammed Esed : Nitekim, o Gün (Allah): "(Şimdi) çağırın bakalım, benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!" diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar, ama berikiler onlara bir karşılık vermeyecek: çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o gün ki, diyecektir: «O bana şerikler zû'm ettiğinize nidâ ediniz.» Hemen onları çağıracaklardır, fakat kendilerine icabet etmiş olmayacaklardır. Ve aralarına bir mühlik vadi koymuşuzdur.
Ömer Öngüt : O gün Allah: “Benim ortaklarım olduklarını iddiâ ettiklerinizi çağırın!” buyurur. Onlar da çağıracaklar amma, kendilerine hiç cevap veremeyecekler. Biz onların aralarına bir uçurum koyacağız.
Şaban Piriş : -”Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiklerinizi çağırın”, dediği gün; onları çağırırlar. Fakat, onların çağrısına cevap veremezler. Aralarına bir uçurum koyarız.
Suat Yıldırım : O gün Allah müşriklere der ki:"Haydi bakalım, ortaklarım olduklarını iddia ettiğiniz putları çağırın, gelsinler!"İşte çağırdılar ama, onlar kendilerine cevap vermediler. Biz aralarına bir uçurum koyduk.
Süleyman Ateş : O gün (Allâh, kâfirlere) der ki: "Benim ortaklarım zannettiğiniz şeyleri çağırın (da sizi azâbımdan kurtarsınlar)! İşte çağırdılar ama (çağırdıkları), kendilerine cevap vermediler. Ve biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum koyduk.
Tefhim-ul Kuran : «Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın» (diye küfre sapanlara) diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.
Ümit Şimşek : O gün Allah onlara 'Haydi, Bana ortak olduklarını iddia ettiğiniz şeylere seslenin' buyurur. Çağırırlar da. Fakat onlar cevap vermez. Çünkü Biz aralarına bir uçurum koymuşuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir gün Allah şöyle diyecektir: "O bir şey zannettiğiniz ortaklarımı çağırın!" Hemen çağırdılar ama onlar kendilerine cevap vermedi. Biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum/yıkıcı bir düşmanlık koyduk.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}