» 9 / Tevbe  95:

Kuran Sırası: 9
İniş Sırası: 113
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129

 » 9 / Tevbe  Suresi: 95
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. سَيَحْلِفُونَ (SYḪLFVN) = seyeHlifūne : yemin edecekler
2. بِاللَّهِ (BELLH) = billahi : Allah'a
3. لَكُمْ (LKM) = lekum : siz
4. إِذَا (ÎZ̃E) = iƶā : zaman
5. انْقَلَبْتُمْ (ENGLBTM) = nḳalebtum : yanlarına geldiğiniz
6. إِلَيْهِمْ (ÎLYHM) = ileyhim : onların
7. لِتُعْرِضُوا (LTARŽVE) = lituǎ'riDū : vazgeçmeniz için
8. عَنْهُمْ (ANHM) = ǎnhum : kendilerinden
9. فَأَعْرِضُوا (FÊARŽVE) = feeǎ'riDū : vazgeçin
10. عَنْهُمْ (ANHM) = ǎnhum : onlardan
11. إِنَّهُمْ (ÎNHM) = innehum : çünkü onlar
12. رِجْسٌ (RCS) = ricsun : murdardır
13. وَمَأْوَاهُمْ (VMÊVEHM) = ve me'vāhum : ve varacakları yer
14. جَهَنَّمُ (CHNM) = cehennemu : cehennemdir
15. جَزَاءً (CZEÙ) = cezā'en : cezası olarak
16. بِمَا (BME) = bimā : şeylerin
17. كَانُوا (KENVE) = kānū :
18. يَكْسِبُونَ (YKSBVN) = yeksibūne : kazandıkları
yemin edecekler | Allah'a | siz | zaman | yanlarına geldiğiniz | onların | vazgeçmeniz için | kendilerinden | vazgeçin | onlardan | çünkü onlar | murdardır | ve varacakları yer | cehennemdir | cezası olarak | şeylerin | | kazandıkları |

[ḪLF] [] [] [] [GLB] [] [ARŽ] [] [ARŽ] [] [] [RCS] [EVY] [] [CZY] [] [KVN] [KSB]
SYḪLFVN BELLH LKM ÎZ̃E ENGLBTM ÎLYHM LTARŽVE ANHM FÊARŽVE ANHM ÎNHM RCS VMÊVEHM CHNM CZEÙ BME KENVE YKSBVN

seyeHlifūne billahi lekum iƶā nḳalebtum ileyhim lituǎ'riDū ǎnhum feeǎ'riDū ǎnhum innehum ricsun ve me'vāhum cehennemu cezā'en bimā kānū yeksibūne
سيحلفون بالله لكم إذا انقلبتم إليهم لتعرضوا عنهم فأعرضوا عنهم إنهم رجس ومأواهم جهنم جزاء بما كانوا يكسبون

 » 9 / Tevbe  Suresi: 95
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
سيحلفون ح ل ف | ḪLF SYḪLFVN seyeHlifūne yemin edecekler They will swear
بالله | BELLH billahi Allah'a by Allah
لكم | LKM lekum siz to you
إذا | ÎZ̃E iƶā zaman when
انقلبتم ق ل ب | GLB ENGLBTM nḳalebtum yanlarına geldiğiniz you returned
إليهم | ÎLYHM ileyhim onların to them,
لتعرضوا ع ر ض | ARŽ LTARŽVE lituǎ'riDū vazgeçmeniz için that you may turn away
عنهم | ANHM ǎnhum kendilerinden from them.
فأعرضوا ع ر ض | ARŽ FÊARŽVE feeǎ'riDū vazgeçin So turn away
عنهم | ANHM ǎnhum onlardan from them,
إنهم | ÎNHM innehum çünkü onlar indeed, they
رجس ر ج س | RCS RCS ricsun murdardır (are) impure
ومأواهم ا و ي | EVY VMÊVEHM ve me'vāhum ve varacakları yer and their abode
جهنم | CHNM cehennemu cehennemdir (is) Hell,
جزاء ج ز ي | CZY CZEÙ cezā'en cezası olarak a recompense
بما | BME bimā şeylerin for what
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū they used (to)
يكسبون ك س ب | KSB YKSBVN yeksibūne kazandıkları earn.

9:95 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

yemin edecekler | Allah'a | siz | zaman | yanlarına geldiğiniz | onların | vazgeçmeniz için | kendilerinden | vazgeçin | onlardan | çünkü onlar | murdardır | ve varacakları yer | cehennemdir | cezası olarak | şeylerin | | kazandıkları |

[ḪLF] [] [] [] [GLB] [] [ARŽ] [] [ARŽ] [] [] [RCS] [EVY] [] [CZY] [] [KVN] [KSB]
SYḪLFVN BELLH LKM ÎZ̃E ENGLBTM ÎLYHM LTARŽVE ANHM FÊARŽVE ANHM ÎNHM RCS VMÊVEHM CHNM CZEÙ BME KENVE YKSBVN

seyeHlifūne billahi lekum iƶā nḳalebtum ileyhim lituǎ'riDū ǎnhum feeǎ'riDū ǎnhum innehum ricsun ve me'vāhum cehennemu cezā'en bimā kānū yeksibūne
سيحلفون بالله لكم إذا انقلبتم إليهم لتعرضوا عنهم فأعرضوا عنهم إنهم رجس ومأواهم جهنم جزاء بما كانوا يكسبون

[ح ل ف] [] [] [] [ق ل ب] [] [ع ر ض] [] [ع ر ض] [] [] [ر ج س] [ا و ي] [] [ج ز ي] [] [ك و ن] [ك س ب]

 » 9 / Tevbe  Suresi: 95
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
سيحلفون ح ل ف | ḪLF SYḪLFVN seyeHlifūne yemin edecekler They will swear
Sin,Ye,Ha,Lam,Fe,Vav,Nun,
60,10,8,30,80,6,50,
FUT – prefixed future particle sa
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
حرف استقبال
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالله | BELLH billahi Allah'a by Allah
Be,Elif,Lam,Lam,He,
2,1,30,30,5,
"P – prefixed preposition bi
PN – genitive proper noun → Allah"
جار ومجرور
لكم | LKM lekum siz to you
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
إذا | ÎZ̃E iƶā zaman when
,Zel,Elif,
,700,1,
T – time adverb
ظرف زمان
انقلبتم ق ل ب | GLB ENGLBTM nḳalebtum yanlarına geldiğiniz you returned
Elif,Nun,Gaf,Lam,Be,Te,Mim,
1,50,100,30,2,400,40,
V – 2nd person masculine plural (form VII) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
إليهم | ÎLYHM ileyhim onların to them,
,Lam,Ye,He,Mim,
,30,10,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
لتعرضوا ع ر ض | ARŽ LTARŽVE lituǎ'riDū vazgeçmeniz için that you may turn away
Lam,Te,Ayn,Re,Dad,Vav,Elif,
30,400,70,200,800,6,1,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 2nd person masculine plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
عنهم | ANHM ǎnhum kendilerinden from them.
Ayn,Nun,He,Mim,
70,50,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
فأعرضوا ع ر ض | ARŽ FÊARŽVE feeǎ'riDū vazgeçin So turn away
Fe,,Ayn,Re,Dad,Vav,Elif,
80,,70,200,800,6,1,
REM – prefixed resumption particle
V – 2nd person masculine plural (form IV) imperative verb
PRON – subject pronoun
الفاء استئنافية
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
عنهم | ANHM ǎnhum onlardan from them,
Ayn,Nun,He,Mim,
70,50,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
إنهم | ÎNHM innehum çünkü onlar indeed, they
,Nun,He,Mim,
,50,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
رجس ر ج س | RCS RCS ricsun murdardır (are) impure
Re,Cim,Sin,
200,3,60,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
ومأواهم ا و ي | EVY VMÊVEHM ve me'vāhum ve varacakları yer and their abode
Vav,Mim,,Vav,Elif,He,Mim,
6,40,,6,1,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
الواو عاطفة
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
جهنم | CHNM cehennemu cehennemdir (is) Hell,
Cim,He,Nun,Mim,
3,5,50,40,
"PN – nominative proper noun → Hell"
اسم علم مرفوع
جزاء ج ز ي | CZY CZEÙ cezā'en cezası olarak a recompense
Cim,Ze,Elif,,
3,7,1,,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
بما | BME bimā şeylerin for what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū they used (to)
Kef,Elif,Nun,Vav,Elif,
20,1,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
يكسبون ك س ب | KSB YKSBVN yeksibūne kazandıkları earn.
Ye,Kef,Sin,Be,Vav,Nun,
10,20,60,2,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |سَيَحْلِفُونَ: yemin edecekler | بِاللَّهِ: Allah'a | لَكُمْ: siz | إِذَا: zaman | انْقَلَبْتُمْ: yanlarına geldiğiniz | إِلَيْهِمْ: onların | لِتُعْرِضُوا: vazgeçmeniz için | عَنْهُمْ: kendilerinden | فَأَعْرِضُوا: vazgeçin | عَنْهُمْ: onlardan | إِنَّهُمْ: çünkü onlar | رِجْسٌ: murdardır | وَمَأْوَاهُمْ: ve varacakları yer | جَهَنَّمُ: cehennemdir | جَزَاءً: cezası olarak | بِمَا: şeylerin | كَانُوا: | يَكْسِبُونَ: kazandıkları |
Kırık Meal (Harekesiz) : |سيحلفون SYḪLFWN yemin edecekler | بالله BELLH Allah'a | لكم LKM siz | إذا ÎZ̃E zaman | انقلبتم ENGLBTM yanlarına geldiğiniz | إليهم ÎLYHM onların | لتعرضوا LTARŽWE vazgeçmeniz için | عنهم ANHM kendilerinden | فأعرضوا FÊARŽWE vazgeçin | عنهم ANHM onlardan | إنهم ÎNHM çünkü onlar | رجس RCS murdardır | ومأواهم WMÊWEHM ve varacakları yer | جهنم CHNM cehennemdir | جزاء CZEÙ cezası olarak | بما BME şeylerin | كانوا KENWE | يكسبون YKSBWN kazandıkları |
Kırık Meal (Okunuş) : |seyeHlifūne: yemin edecekler | billahi: Allah'a | lekum: siz | iƶā: zaman | nḳalebtum: yanlarına geldiğiniz | ileyhim: onların | lituǎ'riDū: vazgeçmeniz için | ǎnhum: kendilerinden | feeǎ'riDū: vazgeçin | ǎnhum: onlardan | innehum: çünkü onlar | ricsun: murdardır | ve me'vāhum: ve varacakları yer | cehennemu: cehennemdir | cezā'en: cezası olarak | bimā: şeylerin | kānū: | yeksibūne: kazandıkları |
Kırık Meal (Transcript) : |SYḪLFVN: yemin edecekler | BELLH: Allah'a | LKM: siz | ÎZ̃E: zaman | ENGLBTM: yanlarına geldiğiniz | ÎLYHM: onların | LTARŽVE: vazgeçmeniz için | ANHM: kendilerinden | FÊARŽVE: vazgeçin | ANHM: onlardan | ÎNHM: çünkü onlar | RCS: murdardır | VMÊVEHM: ve varacakları yer | CHNM: cehennemdir | CZEÙ: cezası olarak | BME: şeylerin | KENVE: | YKSBVN: kazandıkları |
Abdulbaki Gölpınarlı : Döndüğünüz zaman kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a ant verecekler; vazgeçin onlardan, şüphe yok ki onlar murdardır ve yurtları cehennemdir, bu da kazandıkları suçların karşılığıdır.
Adem Uğur : Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.
Ahmed Hulusi : Onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bırakmanız için, Esmâ'sıyla onların hakikati olan Allâh adına yemin edeceklerdir. . . Siz de terk edin onları! Muhakkak ki onlar tiksinilecek şeylerdir! Yaptıklarının getirisi olarak onların sığınağı Cehennemdir.
Ahmet Tekin : Dönüp de yanlarına geldiğinizde, kendilerini hesaba çekmekten vazgeçesiniz diye Allah’a yeminler edecekler. Siz de onların faaliyetlerine karşı tedbir alın. Onlar gerçekten, lânetli, zararlı, hışma uğramış kimselerdir. Mekânları cehennemdir. Bu, işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle onlara bir cezadır.
Ahmet Varol : Yanlarına vardığınız zaman onlardan yüz çevirmeniz için size karşı Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Onlar murdardırlar. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.
Ali Bulaç : Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.
Ali Fikri Yavuz : Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerinden yüz çevirirsiniz (ayıplamıyasınız) diye, size karşı Allah’a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin (kendilerini ayıplamayın.) Çünkü onlar murdardır. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de (barınakları) cehennem’dir.
Bekir Sadak : Dondugunuzde kendilerine cikismamaniz icin, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yuz cevirin; cunku pistirler. Yaptiklarinin karsiligi olarak varacaklari yer cehennemdir.
Celal Yıldırım : Kendilerine döndüğünüz zaman (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah ile yemîn edeceklerdir. Siz de onlara (böyle yapmaktan) vazgeçin. Çünkü gerçekten onlar murdardırlar. Eyleşecekleri yer de —kazandıkları şeye karşılık— Cehennem'dir.
Diyanet İşleri : Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.
Diyanet İşleri (eski) : Döndüğünüzde kendilerine çıkışmamanız için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.
Diyanet Vakfi : Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.
Edip Yüksel : Onlara döndüğünüzde, kendilerinden vazgeçesiniz diye ALLAH'a yemin ederler. Onlardan vazgeç. Onlar kirlidir. Kazandıklarına karşılık, yerleri cehennemdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesaba çekmekten vazgeçesiniz) diye Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten murdar kimselerdir. Yaptıklarının cezası olarak nihayet varacakları yer cehennemdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerinden yüz çeviresiniz diye, Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çeviriniz; çünkü onlar murdar kimselerdir, kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Yanlarına döndüğünüz zaman kendilerinden sarfı nazar edesiniz diye size yeminbillâh edecekler, siz de kendilerinden sarfı nazar edin, çünkü onlar murdar şeylerdir, kesiblerinin cezası olarak varacakları yer de Cehennemdir
Fizilal-il Kuran : Savaştan döndüğünüzde kendilerini azarlamayasınız diye size Allah adına yemin edeceklerdir. Onları azarlamayınız, bir şey olmamış gibi davranınız. Çünkü onlar soyut pisliktirler. İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer, cehennemdir.
Gültekin Onan : Onlara geri döndüğünüzde (kalebtüm) kendilerinden vazgeçmeniz için Tanrı'ya and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.
Hakkı Yılmaz : Kendilerine döndüğünüz zaman, onlardan mesafelenmeniz için, size Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan hemen mesafelenin. Şüphesiz onlar kirlidir, pislenmiştir. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.
Hasan Basri Çantay : Onlar (ın yanın) a döndüğünüz zaman kendilerin (i müâhâze) den vaz geçmeniz için Allaha andedecekler. O halde onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. İrtikâb edegeldiklerinin cezası olarak varacakları yer de cehennemdir onların.
Hayrat Neşriyat : Onlara döndüğünüz zaman, kendilerin(i kınamak)dan vazgeçesiniz diye, size Allah adına yemîn edecekler. Artık onlardan yüz çevirin! Çünki onlar pisliktir! Kazanmakta oldukları (günahları)na cezâ olarak varacakları yer ise Cehennemdir!
İbni Kesir : Kendilerine döndüğünüz zaman; onlardan vazgeçmeniz için Allah'a yemin edeceklerdir. Öyleyse onlardan yüz çevirin. Çünkü murdardırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer, cehennemdir.
İskender Evrenosoğlu : Onlara döndüğünüz zaman onlardan yüz çevirirsiniz diye, size Allah'a karşı yemin edeceklerdir. Artık onlardan yüz çevirin! Çünkü onlar, murdardır ve kesbetmiş oldukları (kazanmış oldukları) şeyler sebebiyle barınacakları yer cehennemdir.
Muhammed Esed : (Ey inananlar,) onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bıraksanız diye, sizi temin etmek için Allaha yemin edecekler. O halde, bırakın peşlerini, çünkü tiksinti veren kimselerdir onlar; ve yapageldiklerinden ötürü varacakları yer cehennemdir onların.
Ömer Nasuhi Bilmen : Yanlarına döndüğünüz zaman onları muahazeden vazgeçmeniz için size karşı Allah Teâlâ'ya yemin edeceklerdir. Artık onlardan vazgeçiniz. Şüphesiz ki, onlar murdar şeylerdir. Ve onların varacakları yer, kazanır oldukları şeye bir ceza olmak üzere cehennemdir.
Ömer Öngüt : Onların yanına döndüğünüzde, kendilerine çıkışmamanız için Allah'a yemin ederler. Siz onlardan yüz çevirin, çünkü onlar murdardırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak, varacakları yer cehennemdir.
Şaban Piriş : Döndüğünüzde onlara ilişmemeniz için Allah’a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak barınakları cehennemdir.
Suat Yıldırım : Dönüp yanlarına vardığınız zaman, kendilerini affetmeniz için Allah’a yeminler edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlara muhatap bile olmayın. Çünkü onlar o kadar murdar kimseler ki, hesap sormak ve azarlamakla yola gelmezler. İşleyip durdukları günahlar sebebiyle onların konutları cehennem olacaktır.
Süleyman Ateş : Siz yanlarına geldiğiniz zaman kendilerinden vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Onlardan vazgeçin, çünkü onlar murdardır. Kazandıkları işlerin cezâsı olarak varacakları yer de cehennemdir.
Tefhim-ul Kuran : Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, onların barınma yerleri cehennemdir.
Ümit Şimşek : Yanlarına döndüğünüz zaman, onlara ilişmemeniz için size Allah adına yeminler edecekler. Siz de onları bırakın. Onlar pisliktir; işleyip durdukları günahların karşılığı olarak varacakları yer de Cehennemdir.
Yaşar Nuri Öztürk : Yanlarına döndüğünüzde kendilerini paylamaktan vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Vazgeçin onlardan, çünkü hepsi pisliktir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer cehennemdir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}