» 5 / Mâide  61:

Kuran Sırası: 5
İniş Sırası: 112
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120

 » 5 / Mâide  Suresi: 61
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذَا (VÎZ̃E) = ve iƶā : ve zaman
2. جَاءُوكُمْ (CEÙVKM) = cā'ūkum : size geldikleri
3. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : derler ki
4. امَنَّا ( ËMNE) = āmennā : inandık
5. وَقَدْ (VGD̃) = veḳad : oysa muhakkak
6. دَخَلُوا (D̃ḢLVE) = deḣalū : girmişlerdir
7. بِالْكُفْرِ (BELKFR) = bil-kufri : küfürle
8. وَهُمْ (VHM) = ve hum : yine onlar
9. قَدْ (GD̃) = ḳad : muhakkak
10. خَرَجُوا (ḢRCVE) = ḣaracū : çıkmışlardır
11. بِهِ (BH) = bihi : onunla
12. وَاللَّهُ (VELLH) = vallahu : Allah
13. أَعْلَمُ (ÊALM) = eǎ'lemu : daha iyi bilir
14. بِمَا (BME) = bimā : şeyleri
15. كَانُوا (KENVE) = kānū : oldukları
16. يَكْتُمُونَ (YKTMVN) = yektumūne : gizliyor
ve zaman | size geldikleri | derler ki | inandık | oysa muhakkak | girmişlerdir | küfürle | yine onlar | muhakkak | çıkmışlardır | onunla | Allah | daha iyi bilir | şeyleri | oldukları | gizliyor |

[] [CYE] [GVL] [EMN] [] [D̃ḢL] [KFR] [] [] [ḢRC] [] [] [ALM] [] [KVN] [KTM]
VÎZ̃E CEÙVKM GELVE ËMNE VGD̃ D̃ḢLVE BELKFR VHM GD̃ ḢRCVE BH VELLH ÊALM BME KENVE YKTMVN

ve iƶā cā'ūkum ḳālū āmennā veḳad deḣalū bil-kufri ve hum ḳad ḣaracū bihi vallahu eǎ'lemu bimā kānū yektumūne
وإذا جاءوكم قالوا آمنا وقد دخلوا بالكفر وهم قد خرجوا به والله أعلم بما كانوا يكتمون

 » 5 / Mâide  Suresi: 61
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
جاءوكم ج ي ا | CYE CEÙVKM cā'ūkum size geldikleri they come to you
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū derler ki they say,
آمنا ا م ن | EMN ËMNE āmennā inandık """We believe."""
وقد | VGD̃ veḳad oysa muhakkak But certainly
دخلوا د خ ل | D̃ḢL D̃ḢLVE deḣalū girmişlerdir they entered
بالكفر ك ف ر | KFR BELKFR bil-kufri küfürle with disbelief
وهم | VHM ve hum yine onlar and they
قد | GD̃ ḳad muhakkak certainly
خرجوا خ ر ج | ḢRC ḢRCVE ḣaracū çıkmışlardır went out
به | BH bihi onunla with it.
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
أعلم ع ل م | ALM ÊALM eǎ'lemu daha iyi bilir knows best
بما | BME bimā şeyleri [of] what
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū oldukları they were
يكتمون ك ت م | KTM YKTMVN yektumūne gizliyor hiding.

5:61 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve zaman | size geldikleri | derler ki | inandık | oysa muhakkak | girmişlerdir | küfürle | yine onlar | muhakkak | çıkmışlardır | onunla | Allah | daha iyi bilir | şeyleri | oldukları | gizliyor |

[] [CYE] [GVL] [EMN] [] [D̃ḢL] [KFR] [] [] [ḢRC] [] [] [ALM] [] [KVN] [KTM]
VÎZ̃E CEÙVKM GELVE ËMNE VGD̃ D̃ḢLVE BELKFR VHM GD̃ ḢRCVE BH VELLH ÊALM BME KENVE YKTMVN

ve iƶā cā'ūkum ḳālū āmennā veḳad deḣalū bil-kufri ve hum ḳad ḣaracū bihi vallahu eǎ'lemu bimā kānū yektumūne
وإذا جاءوكم قالوا آمنا وقد دخلوا بالكفر وهم قد خرجوا به والله أعلم بما كانوا يكتمون

[] [ج ي ا] [ق و ل] [ا م ن] [] [د خ ل] [ك ف ر] [] [] [خ ر ج] [] [] [ع ل م] [] [ك و ن] [ك ت م]

 » 5 / Mâide  Suresi: 61
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
جاءوكم ج ي ا | CYE CEÙVKM cā'ūkum size geldikleri they come to you
Cim,Elif,,Vav,Kef,Mim,
3,1,,6,20,40,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū derler ki they say,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
آمنا ا م ن | EMN ËMNE āmennā inandık """We believe."""
,Mim,Nun,Elif,
,40,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
وقد | VGD̃ veḳad oysa muhakkak But certainly
Vav,Gaf,Dal,
6,100,4,
CIRC – prefixed circumstantial particle
CERT – particle of certainty
الواو حالية
حرف تحقيق
دخلوا د خ ل | D̃ḢL D̃ḢLVE deḣalū girmişlerdir they entered
Dal,Hı,Lam,Vav,Elif,
4,600,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالكفر ك ف ر | KFR BELKFR bil-kufri küfürle with disbelief
Be,Elif,Lam,Kef,Fe,Re,
2,1,30,20,80,200,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
وهم | VHM ve hum yine onlar and they
Vav,He,Mim,
6,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
الواو عاطفة
ضمير منفصل
قد | GD̃ ḳad muhakkak certainly
Gaf,Dal,
100,4,
CERT – particle of certainty
حرف تحقيق
خرجوا خ ر ج | ḢRC ḢRCVE ḣaracū çıkmışlardır went out
Hı,Re,Cim,Vav,Elif,
600,200,3,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
به | BH bihi onunla with it.
Be,He,
2,5,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
والله | VELLH vallahu Allah And Allah
Vav,Elif,Lam,Lam,He,
6,1,30,30,5,
"REM – prefixed resumption particle
PN – nominative proper noun → Allah"
الواو استئنافية
لفظ الجلالة مرفوع
أعلم ع ل م | ALM ÊALM eǎ'lemu daha iyi bilir knows best
,Ayn,Lam,Mim,
,70,30,40,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
بما | BME bimā şeyleri [of] what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū oldukları they were
Kef,Elif,Nun,Vav,Elif,
20,1,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
يكتمون ك ت م | KTM YKTMVN yektumūne gizliyor hiding.
Ye,Kef,Te,Mim,Vav,Nun,
10,20,400,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | جَاءُوكُمْ: size geldikleri | قَالُوا: derler ki | امَنَّا: inandık | وَقَدْ: oysa muhakkak | دَخَلُوا: girmişlerdir | بِالْكُفْرِ: küfürle | وَهُمْ: yine onlar | قَدْ: muhakkak | خَرَجُوا: çıkmışlardır | بِهِ: onunla | وَاللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِمَا: şeyleri | كَانُوا: oldukları | يَكْتُمُونَ: gizliyor |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E ve zaman | جاءوكم CEÙWKM size geldikleri | قالوا GELWE derler ki | آمنا ËMNE inandık | وقد WGD̃ oysa muhakkak | دخلوا D̃ḢLWE girmişlerdir | بالكفر BELKFR küfürle | وهم WHM yine onlar | قد GD̃ muhakkak | خرجوا ḢRCWE çıkmışlardır | به BH onunla | والله WELLH Allah | أعلم ÊALM daha iyi bilir | بما BME şeyleri | كانوا KENWE oldukları | يكتمون YKTMWN gizliyor |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | cā'ūkum: size geldikleri | ḳālū: derler ki | āmennā: inandık | veḳad: oysa muhakkak | deḣalū: girmişlerdir | bil-kufri: küfürle | ve hum: yine onlar | ḳad: muhakkak | ḣaracū: çıkmışlardır | bihi: onunla | vallahu: Allah | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bimā: şeyleri | kānū: oldukları | yektumūne: gizliyor |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | CEÙVKM: size geldikleri | GELVE: derler ki | ËMNE: inandık | VGD̃: oysa muhakkak | D̃ḢLVE: girmişlerdir | BELKFR: küfürle | VHM: yine onlar | GD̃: muhakkak | ḢRCVE: çıkmışlardır | BH: onunla | VELLH: Allah | ÊALM: daha iyi bilir | BME: şeyleri | KENVE: oldukları | YKTMVN: gizliyor |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sizin yanınıza geldiler mi, inandık derler, halbuki onlar, bulunduğunuz yere kâfirlikle girdikleri gibi gene kâfirlikle çıkmışlardır ve Allah, onların gizlediğini, onlardan daha iyi bilir.
Adem Uğur : Yanınıza inkârla girip yine inkârla çıktıkları halde size geldiklerinde "inandık" derler. Allah gizlediklerini daha iyi bilmektedir.
Ahmed Hulusi : Size geldiklerinde "İman ettik" dediler. . . Gerçekte ise (yanınıza) inkârla girip, yine onunla çıkmışlardır. . . Allâh gizlemekte olduklarını, yaptıklarını yaratan olarak daha iyi bilir.
Ahmet Tekin : Size geldikleri zaman, sözde: 'İman ettik' dediler. Halbuki yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizlemeyi alışkanlık haline getirdikleri şeyi, hilelerini, tuzaklarını, kinlerini ve düşmanlıklarını çok iyi bilir.
Ahmet Varol : Size geldiklerinde: 'İman ettik' derler. Oysa onlar inkarla girmişler ve yine o hal üzere çıkmışlardır. Allah onların gizlemekte olduklarını daha iyi bilir.
Ali Bulaç : Size geldiklerinde: "İnandık" derler. Oysa onlar inkârla girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Ali Fikri Yavuz : O münâfıklar size geldikleri zaman: “- Biz iman ettik” derler. Halbuki onlar, senin yanına gizledikleri küfürle girdiler ve yine onunla çıkıp gittiler. Allah onların neler gizlemiş bulunduklarını kendilerinden çok iyi bilendir.
Bekir Sadak : Size geldiklerinde «Inandik» derler, oysa yaniniza inkarci olarak girmis ve yine inkarci olarak cikmislardir. Gizlemekte olduklarini Allah daha iyi bilir.
Celal Yıldırım : Size geldikleri zaman, «inandık» derler. Halbuki (yanınıza) küfür ile girip yine küfür ile çıktılar. Allah onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Diyanet İşleri : (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları hâlde, size geldiklerinde “İnandık” dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.
Diyanet İşleri (eski) : Size geldiklerinde 'İnandık' derler, oysa yanınıza inkarcı olarak girmiş ve yine inkarcı olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.
Diyanet Vakfi : Yanınıza inkârla girip yine inkârla çıktıkları halde size geldiklerinde «inandık» derler. Allah gizlediklerini daha iyi bilmektedir.
Edip Yüksel : Size geldiklerinde, 'İnandık,' dediler. Oysa yanınıza inkarlarıyla girip inkarlarıyla çıkmışlardı. Onların gizlediklerini ALLAH daha iyi biliyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar, size geldikleri zaman, «iman ettik» dediler. Oysa yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Size geldiklerinde: «Biz inandık.» derler. Oysa yanınıza kafir girmiş kafir çıkmışlardır. Allah ise onların neler sakladıklarını kendilerinden daha iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Size geldiklerinde de «amennâ» derler, halbuki kâfir girmişler kâfir çıkmışlardır, neler ketmediyor idiklerini ise Allah kendilerinden daha iyi bilir
Fizilal-il Kuran : Bunlar yanınıza geldiklerinde, «inandık» dediler. Oysa yanınıza, kafir olarak girmiş ve yine kafir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizli tuttukları duyguları herkesten iyi bilir.
Gültekin Onan : Size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa onlar küfürle girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Tanrı, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Hakkı Yılmaz : "Onlar, size geldikleri zaman da, “İman ettik” dediler. Hâlbuki küfür; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddediş ile girdiler ve onlar kesinlikle küfürle çıkmışlardır. Ve Allah, onların gizlemiş olduklarını en iyi bilendir. "
Hasan Basri Çantay : Size geldikleri zaman «îman etdik» derler. Halbuki onlar muhakkak küfr ile girmişler, yine muhakkak onunla çıkmışlardır. Allah onların neler gizlemekde olduklarını çok iyi bilendir.
Hayrat Neşriyat : Ve (yahudi münâfıkları) size geldikleri zaman: 'Îmân ettik' derler; hâlbuki şübhesiz (yanınıza) küfürle girmişler yine onlar şübhesiz onunla çıkmışlardır. Hâlbuki Allah onların gizlemekte olduklarını en iyi bilendir.
İbni Kesir : Size geldiklerinde; iman ettik, derler. Halbuki onlar, küfür ile girmişler ve onlar yine onunla çıkmışlardır. Ve Allah; gizlemekte olduklarını çok daha iyi bilir.
İskender Evrenosoğlu : Ve (onlar) size geldikleri zaman: "Îmân ettik." dediler. Oysa onlar, küfürle girip, küfürle çıkmışlardır. Ve Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.
Muhammed Esed : Onlar, sana geldiklerinde, "İnanıyoruz!" derler: Oysa, aslında hakikati inkar niyeti ile gelirler ve aynı şekilde ayrılırlar. Ama Allah, onların gizlediği her şeyin farkındadır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve size geldikleri zaman, «İmân ettik» derler. Halbuki, onlar muhakkak münkir olarak girmişler ve muhakkak münkir olarak çıkmışlardır. Allah Teâlâ da onların gizlediklerini çok iyi bilendir.
Ömer Öngüt : Size geldikleri zaman: “İnandık!” derler. Halbuki yanınıza kâfir olarak girip kâfir olarak çıkmışlardır. Allah onların gizlediklerini daha iyi bilir.
Şaban Piriş : Size geldiklerinde: -İman ettik, derler, oysa yanınıza kafir olarak girmiş ve yine kafir olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.
Suat Yıldırım : Sizin yanınıza geldikleri zaman: "Biz müminiz" derler. Halbuki gerçekte onlar kâfir olarak girmişler, yine kâfir olarak çıkmışlardır. Onların içlerinde gizledikleri nifakı Allah pek iyi bilir.
Süleyman Ateş : (Onlar) size geldiklerinde "inandık" derler. Oysa küfürle (yanınıza) girmişler, yine onunla (yanınızdan) çıkmışlardır. Allâh onların (içlerinde) gizlediklerini daha iyi bilir.
Tefhim-ul Kuran : Size geldiklerinde: «İnandık» derler. Oysa onlar küfürle girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir.
Ümit Şimşek : Sana geldikleri zaman 'İnandık' derler; oysa yanına kâfir girmiş, oradan kâfir çıkmışlardır. Allah ise onların saklamakta olduklarını pek iyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Size geldiklerinde "İnandık!" derler. Gerçekte ise küfürle girmiş, yine onunla çıkmışlardır. Neler saklıyor olduklarını Allah daha iyi bilir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}