» 5 / Mâide  103:

Kuran Sırası: 5
İniş Sırası: 112
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120

 » 5 / Mâide  Suresi: 103
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. مَا (ME) = mā :
2. جَعَلَ (CAL) = ceǎle : yapmamıştır
3. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
4. مِنْ (MN) = min : ne
5. بَحِيرَةٍ (BḪYRT) = beHīratin : bahîre
6. وَلَا (VLE) = ve lā : ve ne
7. سَائِبَةٍ (SEÙBT) = sāibetin : sâibe
8. وَلَا (VLE) = ve lā : ve ne
9. وَصِيلَةٍ (VṦYLT) = veSīletin : vasîle
10. وَلَا (VLE) = ve lā : ve ne
11. حَامٍ (ḪEM) = Hāmin : ham
12. وَلَٰكِنَّ (VLKN) = velākinne : fakat
13. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
14. كَفَرُوا (KFRVE) = keferū : inkar eden(ler)
15. يَفْتَرُونَ (YFTRVN) = yefterūne : uyduruyorlar
16. عَلَى (AL) = ǎlā : karşı
17. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'a
18. الْكَذِبَ (ELKZ̃B) = l-keƶibe : yalan
19. وَأَكْثَرُهُمْ (VÊKS̃RHM) = ve ekṧeruhum : ve çokları da
20. لَا (LE) = lā :
21. يَعْقِلُونَ (YAGLVN) = yeǎ'ḳilūne : akıl erdiremiyorlar
| yapmamıştır | Allah | ne | bahîre | ve ne | sâibe | ve ne | vasîle | ve ne | ham | fakat | kimseler | inkar eden(ler) | uyduruyorlar | karşı | Allah'a | yalan | ve çokları da | | akıl erdiremiyorlar |

[] [CAL] [] [] [BḪR] [] [SYB] [] [VṦL] [] [ḪMY] [] [] [KFR] [FRY] [] [] [KZ̃B] [KS̃R] [] [AGL]
ME CAL ELLH MN BḪYRT VLE SEÙBT VLE VṦYLT VLE ḪEM VLKN ELZ̃YN KFRVE YFTRVN AL ELLH ELKZ̃B VÊKS̃RHM LE YAGLVN

ceǎle llahu min beHīratin ve lā sāibetin ve lā veSīletin ve lā Hāmin velākinne elleƶīne keferū yefterūne ǎlā llahi l-keƶibe ve ekṧeruhum yeǎ'ḳilūne
ما جعل الله من بحيرة ولا سائبة ولا وصيلة ولا حام ولكن الذين كفروا يفترون على الله الكذب وأكثرهم لا يعقلون

 » 5 / Mâide  Suresi: 103
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ما | ME Not
جعل ج ع ل | CAL CAL ceǎle yapmamıştır has (been) made
الله | ELLH llahu Allah (by) Allah
من | MN min ne of
بحيرة ب ح ر | BḪR BḪYRT beHīratin bahîre a Bahirah
ولا | VLE ve lā ve ne and not
سائبة س ي ب | SYB SEÙBT sāibetin sâibe a Saibah
ولا | VLE ve lā ve ne and not
وصيلة و ص ل | VṦL VṦYLT veSīletin vasîle a Wasilah
ولا | VLE ve lā ve ne and not
حام ح م ي | ḪMY ḪEM Hāmin ham a Hami.
ولكن | VLKN velākinne fakat [And] but
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar eden(ler) disbelieved
يفترون ف ر ي | FRY YFTRVN yefterūne uyduruyorlar they invent
على | AL ǎlā karşı against
الله | ELLH llahi Allah'a Allah
الكذب ك ذ ب | KZ̃B ELKZ̃B l-keƶibe yalan the lie,
وأكثرهم ك ث ر | KS̃R VÊKS̃RHM ve ekṧeruhum ve çokları da and most of them
لا | LE (do) not
يعقلون ع ق ل | AGL YAGLVN yeǎ'ḳilūne akıl erdiremiyorlar use reason.

5:103 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

| yapmamıştır | Allah | ne | bahîre | ve ne | sâibe | ve ne | vasîle | ve ne | ham | fakat | kimseler | inkar eden(ler) | uyduruyorlar | karşı | Allah'a | yalan | ve çokları da | | akıl erdiremiyorlar |

[] [CAL] [] [] [BḪR] [] [SYB] [] [VṦL] [] [ḪMY] [] [] [KFR] [FRY] [] [] [KZ̃B] [KS̃R] [] [AGL]
ME CAL ELLH MN BḪYRT VLE SEÙBT VLE VṦYLT VLE ḪEM VLKN ELZ̃YN KFRVE YFTRVN AL ELLH ELKZ̃B VÊKS̃RHM LE YAGLVN

ceǎle llahu min beHīratin ve lā sāibetin ve lā veSīletin ve lā Hāmin velākinne elleƶīne keferū yefterūne ǎlā llahi l-keƶibe ve ekṧeruhum yeǎ'ḳilūne
ما جعل الله من بحيرة ولا سائبة ولا وصيلة ولا حام ولكن الذين كفروا يفترون على الله الكذب وأكثرهم لا يعقلون

[] [ج ع ل] [] [] [ب ح ر] [] [س ي ب] [] [و ص ل] [] [ح م ي] [] [] [ك ف ر] [ف ر ي] [] [] [ك ذ ب] [ك ث ر] [] [ع ق ل]

 » 5 / Mâide  Suresi: 103
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ما | ME Not
Mim,Elif,
40,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
جعل ج ع ل | CAL CAL ceǎle yapmamıştır has (been) made
Cim,Ayn,Lam,
3,70,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
الله | ELLH llahu Allah (by) Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
من | MN min ne of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
بحيرة ب ح ر | BḪR BḪYRT beHīratin bahîre a Bahirah
Be,Ha,Ye,Re,Te merbuta,
2,8,10,200,400,
N – genitive feminine indefinite noun
اسم مجرور
ولا | VLE ve lā ve ne and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
سائبة س ي ب | SYB SEÙBT sāibetin sâibe a Saibah
Sin,Elif,,Be,Te merbuta,
60,1,,2,400,
N – genitive feminine indefinite active participle
اسم مجرور
ولا | VLE ve lā ve ne and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
وصيلة و ص ل | VṦL VṦYLT veSīletin vasîle a Wasilah
Vav,Sad,Ye,Lam,Te merbuta,
6,90,10,30,400,
N – genitive feminine indefinite noun
اسم مجرور
ولا | VLE ve lā ve ne and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
حام ح م ي | ḪMY ḪEM Hāmin ham a Hami.
Ha,Elif,Mim,
8,1,40,
N – genitive indefinite noun
اسم مجرور
ولكن | VLKN velākinne fakat [And] but
Vav,Lam,Kef,Nun,
6,30,20,50,
REM – prefixed resumption particle
ACC – accusative particle
الواو استئنافية
حرف نصب من اخوات «ان»
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar eden(ler) disbelieved
Kef,Fe,Re,Vav,Elif,
20,80,200,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
يفترون ف ر ي | FRY YFTRVN yefterūne uyduruyorlar they invent
Ye,Fe,Te,Re,Vav,Nun,
10,80,400,200,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
على | AL ǎlā karşı against
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
الله | ELLH llahi Allah'a Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
الكذب ك ذ ب | KZ̃B ELKZ̃B l-keƶibe yalan the lie,
Elif,Lam,Kef,Zel,Be,
1,30,20,700,2,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
وأكثرهم ك ث ر | KS̃R VÊKS̃RHM ve ekṧeruhum ve çokları da and most of them
Vav,,Kef,Se,Re,He,Mim,
6,,20,500,200,5,40,
CIRC – prefixed circumstantial particle
N – nominative masculine singular noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
الواو حالية
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE (do) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يعقلون ع ق ل | AGL YAGLVN yeǎ'ḳilūne akıl erdiremiyorlar use reason.
Ye,Ayn,Gaf,Lam,Vav,Nun,
10,70,100,30,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |مَا: | جَعَلَ: yapmamıştır | اللَّهُ: Allah | مِنْ: ne | بَحِيرَةٍ: bahîre | وَلَا: ve ne | سَائِبَةٍ: sâibe | وَلَا: ve ne | وَصِيلَةٍ: vasîle | وَلَا: ve ne | حَامٍ: ham | وَلَٰكِنَّ: fakat | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | يَفْتَرُونَ: uyduruyorlar | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | الْكَذِبَ: yalan | وَأَكْثَرُهُمْ: ve çokları da | لَا: | يَعْقِلُونَ: akıl erdiremiyorlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ما ME | جعل CAL yapmamıştır | الله ELLH Allah | من MN ne | بحيرة BḪYRT bahîre | ولا WLE ve ne | سائبة SEÙBT sâibe | ولا WLE ve ne | وصيلة WṦYLT vasîle | ولا WLE ve ne | حام ḪEM ham | ولكن WLKN fakat | الذين ELZ̃YN kimseler | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | يفترون YFTRWN uyduruyorlar | على AL karşı | الله ELLH Allah'a | الكذب ELKZ̃B yalan | وأكثرهم WÊKS̃RHM ve çokları da | لا LE | يعقلون YAGLWN akıl erdiremiyorlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |: | ceǎle: yapmamıştır | llahu: Allah | min: ne | beHīratin: bahîre | ve lā: ve ne | sāibetin: sâibe | ve lā: ve ne | veSīletin: vasîle | ve lā: ve ne | Hāmin: ham | velākinne: fakat | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | yefterūne: uyduruyorlar | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | l-keƶibe: yalan | ve ekṧeruhum: ve çokları da | : | yeǎ'ḳilūne: akıl erdiremiyorlar |
Kırık Meal (Transcript) : |ME: | CAL: yapmamıştır | ELLH: Allah | MN: ne | BḪYRT: bahîre | VLE: ve ne | SEÙBT: sâibe | VLE: ve ne | VṦYLT: vasîle | VLE: ve ne | ḪEM: ham | VLKN: fakat | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | YFTRVN: uyduruyorlar | AL: karşı | ELLH: Allah'a | ELKZ̃B: yalan | VÊKS̃RHM: ve çokları da | LE: | YAGLVN: akıl erdiremiyorlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah, ne bahîreyi meşru kılmıştır, ne sâibeyi, ne vasîlayı, ne de hâmı; fakat kâfir olanlar, Allah'a, yalan yere iftirâ ederler ve onların çoğunun da aklı ermez.
Adem Uğur : Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.
Ahmed Hulusi : Allâh Bahire, Saibe, Vasıyle ve Ham (isimleriyle tanımlanan bir kısım kurbanlıklar) diye bir şey hükmetmemiştir (bu bir kısım insanların uydurmacılık geleneğidir). Ne var ki, hakikat bilgisini inkâr edenler, Allâh üzerine yalan uyduruyorlar! Onların çoğunluğu aklını kullanmaz!
Ahmet Tekin : Beş batın yavru veren, beşinci batın yavrusu erkek olan devenin, faydalanılmaktan vazgeçilerek kulağının yarılıp salıverilmesinin; dertten kurtuluş adağı olarak bir hayvanın faydalanılmaktan vazgeçilip putlara adanarak salma gezer halde bırakılmasının; peşpeşe birkaç dişi yavru doğuran devenin (veya koyunun) doğurduğu erkek yavrunun putlara adanmasının; on batın döl veren erkek devenin sırtına yük vurulmamasının, başıboş bırakılarak yayılmasının ve su içmesinin engellenmemesinin kutsallığının meşruiyyetiyle ilgili Allah herhangi bir hüküm koymamıştır. Fakat kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler Allah adına yalan uydurarak iftira etmektedirler. Onların çoğu akıllarını kullanarak dinin hakikatini kavrayamıyorlar.
Ahmet Varol : Kulağı yarılıp salıverilen, putlara adanan, erkek dişi ikizler doğuran ve on defa yavru yapmasından dolayı sırtına yük vurulmayan hayvanlarla ilgili uygulamaların hiçbirini Allah emretmemiştir. Ancak kâfirler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdiremiyor. [18]
Ali Bulaç : Allah Bahiyre'den Saibe'den Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak inkâr edenler, Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.
Ali Fikri Yavuz : Allah, (câhiliyyet devrindeki âdet üzere) kulağı yarılıp salıverilen ve putlara adak yapılan develerle, putlar için kesilen erkek koyunların ve sırtı yüke haram kılınan develerin hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat, küfredenler, Allah’a yalan uydururlar. Onların çoğunun akılları ermez.
Bekir Sadak : Allah, kulagi centilen, saliverilen, erkek disi ikizler doguran, on defa yavrulanmasindan oturu yuk vurulmayan hayvanlarin adanmasini emretmemistir; fakat inkar edenler Allah'a karsi yalan uydururlar ve cogu da akletmezler.
Celal Yıldırım : Allah ne bahire, ne sâibe, ne vesile, ne de hâm'dan hiç biriyle emretmemiş ve meşru' da kılmamıştır. Ama o küfredenler Allah'a karşı yalan uydurup iftirada bulunuyorlar; çoğunun da aklı ermemektedir.
Diyanet İşleri : Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.
Diyanet İşleri (eski) : Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler.
Diyanet Vakfi : Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.
Edip Yüksel : Belli bir erkek ve dişi kombinezonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doğuranların ve on kez döl veren erkek develerin haram edilişini ALLAH onaylamıyor; inkarcılar ALLAH'a iftira ediyor. Çoğu akletmez onların.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah, ne «bahîre»yi, ne «sâibe»yi, ne «vesile»yi ve ne de «hâm»ı meşru kılmıştır. Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler. Onların çoğunun akılları ermez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah, ne kulağı yarılan, ne salma bırakılan, ne erkek-dişi ikizler doğuran, ne de on defa doğurması yüzünden yük vurulamayan hayvanların (adanmasını) meşru kılmadı. Fakat küfreden kimseler, Allah adına yalan söyleyerek O'na iftira ediyorlar. Çoklarının da aklı ermez.
Elmalılı Hamdi Yazır : ne bahıyre, ne sâibe, ne vasıyle, ne ham'dan hiç birini Allah meşru' kılmadı, lâkin küfretmekte olan kimseler, Allah namına yalan söyliyerek ona iftira ediyorlar, çoklarının da aklı irmez
Fizilal-il Kuran : Allah, Bahire, Saibe, Vesile ve Hami diye bir şey koymamıştır. Fakat kâfirler Allah adına yalan uydururlar. Onların çoğu düşünme yeteneğinden yoksundur.
Gültekin Onan : Tanrı Bahriye'den Saibe'den, Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak küfredenler, Tanrı'ya karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akletmez.
Hakkı Yılmaz : "Allah, bahîre'den sâibe'den vasîle'den ve hâm'dan hiç birini öngörmemiştir. Ancak kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler, Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Ve onların pek çoğu akıl erdirmez. "
Hasan Basri Çantay : Allah ne «Bahıyre den, ne «Sâbibe» den, ne «Vasiyle den, ne de «Ham» dan hiç birini (meşru) kılmamışdır. Fakat o küfredenler Allaha karşı («Bize bunları o emretmişdir» diye) yalan düzerler. Onların çoğunun (avamının) ise akılları ermez.
Hayrat Neşriyat : Allah, ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm’dan hiçbirini (meşrû')kılmamıştır; fakat inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar! Çünki onların çoğu akıl erdiremezler.
İbni Kesir : Allah; ne Bahire'den, ne Saibe'den, ne Vasile'den, ne de Ham'dan hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat küfredenler; Allah'a karşı yalan uydurdular. Onların çoğunun ise akılları ermez.
İskender Evrenosoğlu : Allah, ''bahîre, sâibe, vasîle ve hâm” diye bir şey yapmamıştır (meşru kılmamıştır). Ama o kâfirler (inkâr edenler), Allah'a karşı yalan iftirada bulunuyorlar (uyduruyorlar). Onların çoğu aklını kullanmıyor.
Muhammed Esed : Bazı hayvan cinslerinin batıl inançlarla işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonulması, Allahın emri değildir: Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allaha yakıştırırlar. Ve onların bir çoğu akıllarını asla kullanmaz:
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah Teâlâ bahireden, saibeden, vasileden ve hâmden hiçbirini (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar Allah Teâlâ'ya karşı yalan söyleyerek iftirada bulunurlar. Ve onların çokları ise akıl erdiremezler.
Ömer Öngüt : Allah bahîre, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat kâfirler Allah'a karşı yalan uydururlar. Onların çoğunun akılları ermez.
Şaban Piriş : Allah, bahîre, sâibe, vesîle ve hâm (diye bir şeyler) belirlemedi. Fakat küfredenler Allah’a yalan yere iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmezler.
Suat Yıldırım : Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm diye bir şey bildirmemiştir. Fakat, o kâfirler bu inançlarını Allah’a mal ederek O’na iftira etmişlerdir. Onların ekserisinin akılları ermez.
Süleyman Ateş : Allâh, bahire, sâibe, vasile ve hâm diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkâr edenler, Allah'a yalan uyduruyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Allah Bahiyre'den Saibe'den Vasiyle'den ve Hâm'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak küfredenler, Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.
Ümit Şimşek : Bahîre, sâibe, vasîle ve hâm'ı Allah size bildirmiş değildir; kâfirler Allah adına yalan uyduruyorlar. Zaten onların çoğunun aklı ermez.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah ne bahîre yapmıştır ne sâibe ne vasîle ne de hâm. Ne var ki küfre sapanlar yalan uydurarak Allah'a iftira ediyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}