» 17 / Isrâ  47:

Kuran Sırası: 17
İniş Sırası: 50
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111

 » 17 / Isrâ  Suresi: 47
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. نَحْنُ (NḪN) = neHnu : biz
2. أَعْلَمُ (ÊALM) = eǎ'lemu : gayet iyi biliyoruz
3. بِمَا (BME) = bimā : ne sebeple
4. يَسْتَمِعُونَ (YSTMAVN) = yestemiǔne : dinlediklerini
5. بِهِ (BH) = bihi : onların
6. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ :
7. يَسْتَمِعُونَ (YSTMAVN) = yestemiǔne : dinlerken
8. إِلَيْكَ (ÎLYK) = ileyke : seni
9. وَإِذْ (VÎZ̃) = ve iƶ : ve zaman
10. هُمْ (HM) = hum : onlar
11. نَجْوَىٰ (NCV) = necvā : fısıldaşırken
12. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ : zaman
13. يَقُولُ (YGVL) = yeḳūlu : dedikleri
14. الظَّالِمُونَ (ELƵELMVN) = Z-Zālimūne : zalimlerin
15. إِنْ (ÎN) = in :
16. تَتَّبِعُونَ (TTBAVN) = tettebiǔne : siz uymuyorsunuz
17. إِلَّا (ÎLE) = illā : başkasına
18. رَجُلًا (RCLE) = raculen : bir adamdan
19. مَسْحُورًا (MSḪVRE) = mesHūran : büyülenmiş
biz | gayet iyi biliyoruz | ne sebeple | dinlediklerini | onların | | dinlerken | seni | ve zaman | onlar | fısıldaşırken | zaman | dedikleri | zalimlerin | | siz uymuyorsunuz | başkasına | bir adamdan | büyülenmiş |

[] [ALM] [] [SMA] [] [] [SMA] [] [] [] [NCV] [] [GVL] [ƵLM] [] [TBA] [] [RCL] [SḪR]
NḪN ÊALM BME YSTMAVN BH ÎZ̃ YSTMAVN ÎLYK VÎZ̃ HM NCV ÎZ̃ YGVL ELƵELMVN ÎN TTBAVN ÎLE RCLE MSḪVRE

neHnu eǎ'lemu bimā yestemiǔne bihi yestemiǔne ileyke ve iƶ hum necvā yeḳūlu Z-Zālimūne in tettebiǔne illā raculen mesHūran
نحن أعلم بما يستمعون به إذ يستمعون إليك وإذ هم نجوى إذ يقول الظالمون إن تتبعون إلا رجلا مسحورا

 » 17 / Isrâ  Suresi: 47
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
نحن | NḪN neHnu biz We
أعلم ع ل م | ALM ÊALM eǎ'lemu gayet iyi biliyoruz know best
بما | BME bimā ne sebeple [of] what
يستمعون س م ع | SMA YSTMAVN yestemiǔne dinlediklerini they listen
به | BH bihi onların to [it]
إذ | ÎZ̃ when
يستمعون س م ع | SMA YSTMAVN yestemiǔne dinlerken they listen
إليك | ÎLYK ileyke seni to you,
وإذ | VÎZ̃ ve iƶ ve zaman and when
هم | HM hum onlar they
نجوى ن ج و | NCV NCV necvā fısıldaşırken (are) in private conversation,
إذ | ÎZ̃ zaman when
يقول ق و ل | GVL YGVL yeḳūlu dedikleri say
الظالمون ظ ل م | ƵLM ELƵELMVN Z-Zālimūne zalimlerin the wrongdoers,
إن | ÎN in """Not"
تتبعون ت ب ع | TBA TTBAVN tettebiǔne siz uymuyorsunuz you follow
إلا | ÎLE illā başkasına but
رجلا ر ج ل | RCL RCLE raculen bir adamdan a man
مسحورا س ح ر | SḪR MSḪVRE mesHūran büyülenmiş "bewitched."""

17:47 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

biz | gayet iyi biliyoruz | ne sebeple | dinlediklerini | onların | | dinlerken | seni | ve zaman | onlar | fısıldaşırken | zaman | dedikleri | zalimlerin | | siz uymuyorsunuz | başkasına | bir adamdan | büyülenmiş |

[] [ALM] [] [SMA] [] [] [SMA] [] [] [] [NCV] [] [GVL] [ƵLM] [] [TBA] [] [RCL] [SḪR]
NḪN ÊALM BME YSTMAVN BH ÎZ̃ YSTMAVN ÎLYK VÎZ̃ HM NCV ÎZ̃ YGVL ELƵELMVN ÎN TTBAVN ÎLE RCLE MSḪVRE

neHnu eǎ'lemu bimā yestemiǔne bihi yestemiǔne ileyke ve iƶ hum necvā yeḳūlu Z-Zālimūne in tettebiǔne illā raculen mesHūran
نحن أعلم بما يستمعون به إذ يستمعون إليك وإذ هم نجوى إذ يقول الظالمون إن تتبعون إلا رجلا مسحورا

[] [ع ل م] [] [س م ع] [] [] [س م ع] [] [] [] [ن ج و] [] [ق و ل] [ظ ل م] [] [ت ب ع] [] [ر ج ل] [س ح ر]

 » 17 / Isrâ  Suresi: 47
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
نحن | NḪN neHnu biz We
Nun,Ha,Nun,
50,8,50,
PRON – 1st person plural personal pronoun
ضمير منفصل
أعلم ع ل م | ALM ÊALM eǎ'lemu gayet iyi biliyoruz know best
,Ayn,Lam,Mim,
,70,30,40,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
بما | BME bimā ne sebeple [of] what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
يستمعون س م ع | SMA YSTMAVN yestemiǔne dinlediklerini they listen
Ye,Sin,Te,Mim,Ayn,Vav,Nun,
10,60,400,40,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
به | BH bihi onların to [it]
Be,He,
2,5,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
إذ | ÎZ̃ when
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
يستمعون س م ع | SMA YSTMAVN yestemiǔne dinlerken they listen
Ye,Sin,Te,Mim,Ayn,Vav,Nun,
10,60,400,40,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إليك | ÎLYK ileyke seni to you,
,Lam,Ye,Kef,
,30,10,20,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
وإذ | VÎZ̃ ve iƶ ve zaman and when
Vav,,Zel,
6,,700,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
هم | HM hum onlar they
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
نجوى ن ج و | NCV NCV necvā fısıldaşırken (are) in private conversation,
Nun,Cim,Vav,,
50,3,6,,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
إذ | ÎZ̃ zaman when
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
يقول ق و ل | GVL YGVL yeḳūlu dedikleri say
Ye,Gaf,Vav,Lam,
10,100,6,30,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
الظالمون ظ ل م | ƵLM ELƵELMVN Z-Zālimūne zalimlerin the wrongdoers,
Elif,Lam,Zı,Elif,Lam,Mim,Vav,Nun,
1,30,900,1,30,40,6,50,
N – nominative masculine plural active participle
اسم مرفوع
إن | ÎN in """Not"
,Nun,
,50,
NEG – negative particle
حرف نفي
تتبعون ت ب ع | TBA TTBAVN tettebiǔne siz uymuyorsunuz you follow
Te,Te,Be,Ayn,Vav,Nun,
400,400,2,70,6,50,
V – 2nd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إلا | ÎLE illā başkasına but
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
رجلا ر ج ل | RCL RCLE raculen bir adamdan a man
Re,Cim,Lam,Elif,
200,3,30,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
مسحورا س ح ر | SḪR MSḪVRE mesHūran büyülenmiş "bewitched."""
Mim,Sin,Ha,Vav,Re,Elif,
40,60,8,6,200,1,
N – accusative masculine indefinite passive participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |نَحْنُ: biz | أَعْلَمُ: gayet iyi biliyoruz | بِمَا: ne sebeple | يَسْتَمِعُونَ: dinlediklerini | بِهِ: onların | إِذْ: | يَسْتَمِعُونَ: dinlerken | إِلَيْكَ: seni | وَإِذْ: ve zaman | هُمْ: onlar | نَجْوَىٰ: fısıldaşırken | إِذْ: zaman | يَقُولُ: dedikleri | الظَّالِمُونَ: zalimlerin | إِنْ: | تَتَّبِعُونَ: siz uymuyorsunuz | إِلَّا: başkasına | رَجُلًا: bir adamdan | مَسْحُورًا: büyülenmiş |
Kırık Meal (Harekesiz) : |نحن NḪN biz | أعلم ÊALM gayet iyi biliyoruz | بما BME ne sebeple | يستمعون YSTMAWN dinlediklerini | به BH onların | إذ ÎZ̃ | يستمعون YSTMAWN dinlerken | إليك ÎLYK seni | وإذ WÎZ̃ ve zaman | هم HM onlar | نجوى NCW fısıldaşırken | إذ ÎZ̃ zaman | يقول YGWL dedikleri | الظالمون ELƵELMWN zalimlerin | إن ÎN | تتبعون TTBAWN siz uymuyorsunuz | إلا ÎLE başkasına | رجلا RCLE bir adamdan | مسحورا MSḪWRE büyülenmiş |
Kırık Meal (Okunuş) : |neHnu: biz | eǎ'lemu: gayet iyi biliyoruz | bimā: ne sebeple | yestemiǔne: dinlediklerini | bihi: onların | : | yestemiǔne: dinlerken | ileyke: seni | ve iƶ: ve zaman | hum: onlar | necvā: fısıldaşırken | : zaman | yeḳūlu: dedikleri | Z-Zālimūne: zalimlerin | in: | tettebiǔne: siz uymuyorsunuz | illā: başkasına | raculen: bir adamdan | mesHūran: büyülenmiş |
Kırık Meal (Transcript) : |NḪN: biz | ÊALM: gayet iyi biliyoruz | BME: ne sebeple | YSTMAVN: dinlediklerini | BH: onların | ÎZ̃: | YSTMAVN: dinlerken | ÎLYK: seni | VÎZ̃: ve zaman | HM: onlar | NCV: fısıldaşırken | ÎZ̃: zaman | YGVL: dedikleri | ELƵELMVN: zalimlerin | ÎN: | TTBAVN: siz uymuyorsunuz | ÎLE: başkasına | RCLE: bir adamdan | MSḪVRE: büyülenmiş |
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz, seni dinleyecekleri zaman asıl neyi dinliyeceklerini ve birbirleriyle gizlice konuşurlarken o zâlimlerin, siz ancak büyülenmiş bir adama uymuşsunuz diyeceklerini pek iyi biliriz.
Adem Uğur : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini çok iyi biliriz.
Ahmed Hulusi : Sana kulak verdiklerinde nasıl dinlediklerini; aralarında fısıldaşırlarken de, o zâlimlerin: "Sihirlenmiş bir adama tâbi oluyorsunuz" dediklerini biz iyi biliriz.
Ahmet Tekin : Biz, onların, seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, ortalık bulandırmak için Kur’ân’ı yalanlayan ve alaya alan fısıltılar yaydıklarını; isyan ile, inkâr ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin: 'Siz, büyülenerek aklı etki altına alınmış bir adama tâbi oluyorsunuz' dediklerini çok iyi biliyoruz.
Ahmet Varol : Onların seni dinlediklerinde neye kulak verdiklerini ve gizli konuşmaları esnasında da o zalimlerin: 'Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediklerini biz çok iyi biliriz.
Ali Bulaç : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliriz.
Ali Fikri Yavuz : Onlar senin okuyuşunu dinlerken nasıl (alay ederek) dinlediklerini, birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: “- Siz ancak büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.” demekte olduklarını biz çok iyi biliyoruz.
Bekir Sadak : Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantilarinda zalimlerin: «Siz sadece buyulenmis bir adama uyuyorsunuz» dediklerini Biz cok iyi biliriz.
Celal Yıldırım : Seni dinledikleri zaman neye nasıl kulak verdiklerini ve o gizli toplanıp fısıldaşarak zâlimlerin ; «siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz» dediklerini çok iyi biliyoruz.
Diyanet İşleri : Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.
Diyanet İşleri (eski) : Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarında zalimlerin: 'Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediklerini Biz çok iyi biliriz.
Diyanet Vakfi : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!» dediklerini çok iyi biliriz.
Edip Yüksel : Seni dinlerlerken nasıl işittiklerini ve kendi aralarında konuşurlarken zalimlerin, 'Siz sadece büyülenmiş bir adamı izliyorsunuz,' dediklerini iyi biliyoruz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz. Birbiriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!» dediklerini biz çok iyi biliriz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz çok iyi biliriz seni dinledikleri zaman ne maksatla dinlediklerini ve birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!» dediklerini.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz pek âlâ biliyoruz seni dinlerken ne suretle dinliyorlar? Birbirleriyle fısıldaşırlarken de ve o zalimler derlerken de: başka değil, sırf bir sihirli adama tâbi' oluyorsunuz
Fizilal-il Kuran : Onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, sonra aralarında neler fısıldaştıklarını ve o zalimlerin müslümanlara «Siz kesinlikle büyülenmiş bir adamın peşinden gidiyorsunuz» dediklerini iyi biliyoruz.
Gültekin Onan : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliriz.
Hakkı Yılmaz : "Biz, onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimselerin, “Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliriz. "
Hasan Basri Çantay : Onlar seni dinleyecekleri zaman (hakıykatde) neyi dinleyeceklerini, gizli (ve sinsi) konuşurlarken o zalimlerin (nasıl) «Siz büyülenmiş bir kimseden başkasına tâbi' olmuyorsunuz» diyeceğini biz pek iyi bileniz.
Hayrat Neşriyat : Seni dinlerken ne maksadla dinlemekte olduklarını ve onlar (kendi aralarında)fısıldaşırlarken o zâlimleri: '(Siz) ancak sihirlenmiş bir adama tâbi' oluyorsunuz!' diyorlarken en iyi bilen biziz!
İbni Kesir : Biz, onların seni dinledikleri zaman; neye kulak verdiklerini çok iyi biliriz. Gizli toplandıkları zaman da hani zalimler diyorlardı ki: Siz, sadece büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.
İskender Evrenosoğlu : Onların dinledikleri şeyi ve seni dinliyorlarken, zalimlerin “Büyülenmiş bir adama tâbî oluyorsunuz.” diyerek fısıldaştıklarını Biz çok iyi biliyoruz.
Muhammed Esed : Seni dinledikleri zaman, Biz onların aslında neye kulak kesildiklerini ve kendi aralarında görüştükleri zaman, bu zalimlerin (birbirlerine): "(Eğer Muhammed'e uyarsanız,) düpedüz büyülenmiş bir adama uymuş olacaksınız!" dediklerini çok iyi biliyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Biz pek iyi biliriz, seni dinleyecekleri zaman onların neyi dinleyeceklerini. Onlar o zaman bir gürûhturlar, o zaman o zalimler derler ki: «Başka değil, büyülenmiş bir erkeğe tâbi oluyorsunuz.»
Ömer Öngüt : Onların seni dinlerken neye kulak verdiklerini (ne maksatla dinlediklerini) biz çok iyi biliriz. Kendi aralarında fısıldaşırlarken de, hani o zâlimler diyorlardı ki: “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!”
Şaban Piriş : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin ”Siz büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.
Suat Yıldırım : Onlar senin okuyuşunu dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kulis yaparken insanlara: "Siz, sadece sihir tesirinde kalmış birinin peşinde gidiyorsunuz, aklınızı kullanın!" diye fısıldaşarak vesvese verdiklerini pek iyi biliyoruz.
Süleyman Ateş : Biz onların, seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini, kendi aralarında gizli konuşurlarken de o zâlimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini gâyet iyi biliyoruz.
Tefhim-ul Kuran : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz» dediklerini çok iyi biliriz.
Ümit Şimşek : Onların seni dinlerken ne niyetle dinlediklerini ve aralarında fısıldaştıkları zaman o zalimlerin 'Siz ancak büyülenmiş bir adamın peşine takılıyorsunuz' dediklerini Biz biliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk : Onların seni dinlerken, neye kulak verdiklerini biz daha iyi biliriz. Aralarında fısıldaşırlarken de şöyle konuşur o zalimler: "Büyülenmiş bir adamdan başkasının ardısıra gitmiyorsunuz!"


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}