» 25 / Furkân  20:

Kuran Sırası: 25
İniş Sırası: 42
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77

 » 25 / Furkân  Suresi: 20
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَا (VME) = ve mā : ve
2. أَرْسَلْنَا (ÊRSLNE) = erselnā : göndermedik
3. قَبْلَكَ (GBLK) = ḳableke : senden önce
4. مِنَ (MN) = mine : -den
5. الْمُرْسَلِينَ (ELMRSLYN) = l-murselīne : elçiler-
6. إِلَّا (ÎLE) = illā : başkasını
7. إِنَّهُمْ (ÎNHM) = innehum : şüphesiz onlar
8. لَيَأْكُلُونَ (LYÊKLVN) = leye'kulūne : yerlerdi
9. الطَّعَامَ (ELŦAEM) = T-Taǎāme : yemek
10. وَيَمْشُونَ (VYMŞVN) = ve yemşūne : ve gezerlerdi
11. فِي (FY) = fī :
12. الْأَسْوَاقِ (ELÊSVEG) = l-esvāḳi : çarşılarda
13. وَجَعَلْنَا (VCALNE) = ve ceǎlnā : ve biz yaptık
14. بَعْضَكُمْ (BAŽKM) = beǎ'Dekum : kiminizi
15. لِبَعْضٍ (LBAŽ) = libeǎ'Din : kiminiz için
16. فِتْنَةً (FTNT) = fitneten : bir sınav
17. أَتَصْبِرُونَ (ÊTṦBRVN) = eteSbirūne : sabrediyor musunuz?
18. وَكَانَ (VKEN) = ve kāne : ve
19. رَبُّكَ (RBK) = rabbuke : Rabbin
20. بَصِيرًا (BṦYRE) = beSīran : (herşeyi) görendir
ve | göndermedik | senden önce | -den | elçiler- | başkasını | şüphesiz onlar | yerlerdi | yemek | ve gezerlerdi | | çarşılarda | ve biz yaptık | kiminizi | kiminiz için | bir sınav | sabrediyor musunuz? | ve | Rabbin | (herşeyi) görendir |

[] [RSL] [GBL] [] [RSL] [] [] [EKL] [ŦAM] [MŞY] [] [SVG] [CAL] [BAŽ] [BAŽ] [FTN] [ṦBR] [KVN] [RBB] [BṦR]
VME ÊRSLNE GBLK MN ELMRSLYN ÎLE ÎNHM LYÊKLVN ELŦAEM VYMŞVN FY ELÊSVEG VCALNE BAŽKM LBAŽ FTNT ÊTṦBRVN VKEN RBK BṦYRE

ve mā erselnā ḳableke mine l-murselīne illā innehum leye'kulūne T-Taǎāme ve yemşūne l-esvāḳi ve ceǎlnā beǎ'Dekum libeǎ'Din fitneten eteSbirūne ve kāne rabbuke beSīran
وما أرسلنا قبلك من المرسلين إلا إنهم ليأكلون الطعام ويمشون في الأسواق وجعلنا بعضكم لبعض فتنة أتصبرون وكان ربك بصيرا

 » 25 / Furkân  Suresi: 20
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā göndermedik We sent
قبلك ق ب ل | GBL GBLK ḳableke senden önce before you
من | MN mine -den any
المرسلين ر س ل | RSL ELMRSLYN l-murselīne elçiler- Messengers
إلا | ÎLE illā başkasını but
إنهم | ÎNHM innehum şüphesiz onlar indeed, they
ليأكلون ا ك ل | EKL LYÊKLVN leye'kulūne yerlerdi [surely] ate
الطعام ط ع م | ŦAM ELŦAEM T-Taǎāme yemek food
ويمشون م ش ي | MŞY VYMŞVN ve yemşūne ve gezerlerdi and walked
في | FY in
الأسواق س و ق | SVG ELÊSVEG l-esvāḳi çarşılarda the markets.
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve biz yaptık And We have made
بعضكم ب ع ض | BAŽ BAŽKM beǎ'Dekum kiminizi some of you
لبعض ب ع ض | BAŽ LBAŽ libeǎ'Din kiminiz için for others
فتنة ف ت ن | FTN FTNT fitneten bir sınav a trial,
أتصبرون ص ب ر | ṦBR ÊTṦBRVN eteSbirūne sabrediyor musunuz? will you have patience?
وكان ك و ن | KVN VKEN ve kāne ve And is
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbuke Rabbin your Lord
بصيرا ب ص ر | BṦR BṦYRE beSīran (herşeyi) görendir All-Seer.

25:20 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve | göndermedik | senden önce | -den | elçiler- | başkasını | şüphesiz onlar | yerlerdi | yemek | ve gezerlerdi | | çarşılarda | ve biz yaptık | kiminizi | kiminiz için | bir sınav | sabrediyor musunuz? | ve | Rabbin | (herşeyi) görendir |

[] [RSL] [GBL] [] [RSL] [] [] [EKL] [ŦAM] [MŞY] [] [SVG] [CAL] [BAŽ] [BAŽ] [FTN] [ṦBR] [KVN] [RBB] [BṦR]
VME ÊRSLNE GBLK MN ELMRSLYN ÎLE ÎNHM LYÊKLVN ELŦAEM VYMŞVN FY ELÊSVEG VCALNE BAŽKM LBAŽ FTNT ÊTṦBRVN VKEN RBK BṦYRE

ve mā erselnā ḳableke mine l-murselīne illā innehum leye'kulūne T-Taǎāme ve yemşūne l-esvāḳi ve ceǎlnā beǎ'Dekum libeǎ'Din fitneten eteSbirūne ve kāne rabbuke beSīran
وما أرسلنا قبلك من المرسلين إلا إنهم ليأكلون الطعام ويمشون في الأسواق وجعلنا بعضكم لبعض فتنة أتصبرون وكان ربك بصيرا

[] [ر س ل] [ق ب ل] [] [ر س ل] [] [] [ا ك ل] [ط ع م] [م ش ي] [] [س و ق] [ج ع ل] [ب ع ض] [ب ع ض] [ف ت ن] [ص ب ر] [ك و ن] [ر ب ب] [ب ص ر]

 » 25 / Furkân  Suresi: 20
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā göndermedik We sent
,Re,Sin,Lam,Nun,Elif,
,200,60,30,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
قبلك ق ب ل | GBL GBLK ḳableke senden önce before you
Gaf,Be,Lam,Kef,
100,2,30,20,
T – accusative time adverb
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
ظرف زمان منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
من | MN mine -den any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
المرسلين ر س ل | RSL ELMRSLYN l-murselīne elçiler- Messengers
Elif,Lam,Mim,Re,Sin,Lam,Ye,Nun,
1,30,40,200,60,30,10,50,
N – genitive masculine plural (form IV) passive participle
اسم مجرور
إلا | ÎLE illā başkasını but
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
إنهم | ÎNHM innehum şüphesiz onlar indeed, they
,Nun,He,Mim,
,50,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
ليأكلون ا ك ل | EKL LYÊKLVN leye'kulūne yerlerdi [surely] ate
Lam,Ye,,Kef,Lam,Vav,Nun,
30,10,,20,30,6,50,
EMPH – emphatic prefix lām
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
اللام لام التوكيد
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الطعام ط ع م | ŦAM ELŦAEM T-Taǎāme yemek food
Elif,Lam,Tı,Ayn,Elif,Mim,
1,30,9,70,1,40,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
ويمشون م ش ي | MŞY VYMŞVN ve yemşūne ve gezerlerdi and walked
Vav,Ye,Mim,Şın,Vav,Nun,
6,10,40,300,6,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الأسواق س و ق | SVG ELÊSVEG l-esvāḳi çarşılarda the markets.
Elif,Lam,,Sin,Vav,Elif,Gaf,
1,30,,60,6,1,100,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
وجعلنا ج ع ل | CAL VCALNE ve ceǎlnā ve biz yaptık And We have made
Vav,Cim,Ayn,Lam,Nun,Elif,
6,3,70,30,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بعضكم ب ع ض | BAŽ BAŽKM beǎ'Dekum kiminizi some of you
Be,Ayn,Dad,Kef,Mim,
2,70,800,20,40,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لبعض ب ع ض | BAŽ LBAŽ libeǎ'Din kiminiz için for others
Lam,Be,Ayn,Dad,
30,2,70,800,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine indefinite noun
جار ومجرور
فتنة ف ت ن | FTN FTNT fitneten bir sınav a trial,
Fe,Te,Nun,Te merbuta,
80,400,50,400,
N – accusative feminine indefinite noun
اسم منصوب
أتصبرون ص ب ر | ṦBR ÊTṦBRVN eteSbirūne sabrediyor musunuz? will you have patience?
,Te,Sad,Be,Re,Vav,Nun,
,400,90,2,200,6,50,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
الهمزة همزة استفهام
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
وكان ك و ن | KVN VKEN ve kāne ve And is
Vav,Kef,Elif,Nun,
6,20,1,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الواو عاطفة
فعل ماض
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbuke Rabbin your Lord
Re,Be,Kef,
200,2,20,
N – nominative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بصيرا ب ص ر | BṦR BṦYRE beSīran (herşeyi) görendir All-Seer.
Be,Sad,Ye,Re,Elif,
2,90,10,200,1,
ADJ – accusative masculine singular indefinite adjective
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: ve | أَرْسَلْنَا: göndermedik | قَبْلَكَ: senden önce | مِنَ: -den | الْمُرْسَلِينَ: elçiler- | إِلَّا: başkasını | إِنَّهُمْ: şüphesiz onlar | لَيَأْكُلُونَ: yerlerdi | الطَّعَامَ: yemek | وَيَمْشُونَ: ve gezerlerdi | فِي: | الْأَسْوَاقِ: çarşılarda | وَجَعَلْنَا: ve biz yaptık | بَعْضَكُمْ: kiminizi | لِبَعْضٍ: kiminiz için | فِتْنَةً: bir sınav | أَتَصْبِرُونَ: sabrediyor musunuz? | وَكَانَ: ve | رَبُّكَ: Rabbin | بَصِيرًا: (herşeyi) görendir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME ve | أرسلنا ÊRSLNE göndermedik | قبلك GBLK senden önce | من MN -den | المرسلين ELMRSLYN elçiler- | إلا ÎLE başkasını | إنهم ÎNHM şüphesiz onlar | ليأكلون LYÊKLWN yerlerdi | الطعام ELŦAEM yemek | ويمشون WYMŞWN ve gezerlerdi | في FY | الأسواق ELÊSWEG çarşılarda | وجعلنا WCALNE ve biz yaptık | بعضكم BAŽKM kiminizi | لبعض LBAŽ kiminiz için | فتنة FTNT bir sınav | أتصبرون ÊTṦBRWN sabrediyor musunuz? | وكان WKEN ve | ربك RBK Rabbin | بصيرا BṦYRE (herşeyi) görendir |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: ve | erselnā: göndermedik | ḳableke: senden önce | mine: -den | l-murselīne: elçiler- | illā: başkasını | innehum: şüphesiz onlar | leye'kulūne: yerlerdi | T-Taǎāme: yemek | ve yemşūne: ve gezerlerdi | : | l-esvāḳi: çarşılarda | ve ceǎlnā: ve biz yaptık | beǎ'Dekum: kiminizi | libeǎ'Din: kiminiz için | fitneten: bir sınav | eteSbirūne: sabrediyor musunuz? | ve kāne: ve | rabbuke: Rabbin | beSīran: (herşeyi) görendir |
Kırık Meal (Transcript) : |VME: ve | ÊRSLNE: göndermedik | GBLK: senden önce | MN: -den | ELMRSLYN: elçiler- | ÎLE: başkasını | ÎNHM: şüphesiz onlar | LYÊKLVN: yerlerdi | ELŦAEM: yemek | VYMŞVN: ve gezerlerdi | FY: | ELÊSVEG: çarşılarda | VCALNE: ve biz yaptık | BAŽKM: kiminizi | LBAŽ: kiminiz için | FTNT: bir sınav | ÊTṦBRVN: sabrediyor musunuz? | VKEN: ve | RBK: Rabbin | BṦYRE: (herşeyi) görendir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Senden önce de peygamberlerden hiçbirini yollamadık ki onlar, yemek yememiş, sokaklarda gezmemiş olsunlar ve biz, sizin bir kısmınızı, bir kısmınızla denedik, bakalım dayanacak mısınız? Ve Rabbin, her şeyi görür.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Ahmed Hulusi : Senden önce irsâl ettiğimiz Rasûller de yemek yerler ve çarşılarda gezip dolaşırlardı! Sizleri birbiriniz için bir sınav objesi kıldık. . . Sabredecek misiniz? Senin Rabbin Basıyr'dir.
Ahmet Tekin : Rasulüm, senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, görevlendirip gönderdiğimiz bütün peygamberler de, hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Ey insanlar, sizin bir kısmınızın imanda sebat derecesini tesbit için, diğer bir kısmınıza, zengini fakire, sıhhatliyi hastaya, itibarlıyı itibarsıza ağır bir imtihan konusu haline getirdik. Bakalım, sabredip mücadeleye devam edebilecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla bilmekte, görmektedir; doğru yolu göstermektedir.
Ahmet Varol : Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de muhakkak yemek yiyor çarşılarda dolaşıyorlardı. Sabrediyor musunuz diye sizin bazılarınızı bazılarınız için imtihan kıldık. Senin Rabbin görendir.
Ali Bulaç : Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
Ali Fikri Yavuz : Biz, senden evvel de peygamberleri başka bir halde göndermedik; onlar da yemek yiyorlar, çarşılarda geziyorlardı. Bir de, hanginiz sabırlıdır, bilelim diye, bir kısmınızı diğer bir kısmınız üzerine bir imtihan vesilesi kıldık (zenginlere karşı, fakirleri, sabretmekle imtihan ettik). Senin Rabbin Basîr’dir= sabredenleri görür.
Bekir Sadak : Senden once gonderdigimiz butun peygamberler de, suphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sinariz. Rabbin her seyi gorur. *
Celal Yıldırım : Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de şüphesiz ki yemek yerler, çarşı-pazarlarda gezip dolaşırlardı. Bir kısmınızı bir kısmınıza deneme ve sınav vesilesi kıldık. Sabreder misiniz ? Rabbın ise yeterince bilip görendir.
Diyanet İşleri : Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.
Diyanet İşleri (eski) : Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Edip Yüksel : Senden önce gönderdiğimiz tüm elçiler de yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Sizi birbiriniz için bir sınav yaptık; dayanabilecek misiniz? Rabbin Görendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz, senden önce de peygamberleri başka türlü göndermedik, kuşkusuz onlar da yemek yiyorlar ve çarşılarda yürüyorlardı. Bir de kiminizi kiminize bir imtihan aracı yaptık ki, bakalım sabredecek misiniz? Rabbin, herşeyi hakkıyla görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz senden evvel de Peygamberleri başka türlü göndermedik, şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı) bir de ba'zınızı diğerine bir fitne kılmışızdır ki bakalım sabredecek misiniz? Maamafih rabbın basîr bulunuyor
Fizilal-il Kuran : Senden önceki gönderdiğim bütün peygamberler de herkes gibi yemek yerler ve çarşıda, pazarda gezerlerdi. Sizleri birbirleriniz aracılığı ile sınavdan geçiriyoruz. Acaba karşılaştığınız sıkıntılara katlanabilecek misiniz diye. Hiç şüphesiz Rabb'in her şeyi görür.
Gültekin Onan : Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin rabbin görendir.
Hakkı Yılmaz : Biz, senden evvel de sadece, kesinlikle yemek yiyen, çarşılarda yürüyen elçilerden gönderdik. Ve Biz sizin bir kısmınızı bir kısmınız için saflaştırmak için sıkıntı malzemesi yaptık. –Sabrediyor musunuz!– Ve senin Rabbin çok iyi görendir.
Hasan Basri Çantay : Biz senden evvel hiçbir peygamber göndermedik (ve hiç biri haaric değildi ki) muhakkak onlar da yemek yerlerdi, çarşılarda yürürlerdi. Sizin bir kısmınızı diğer bir kısım için bir ibtilâ (ve imtihan mevzuu) yapdık, sabredecek misiniz (diye). Rabbin (her şey'i) hakkıyle görendir.
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) Senden önce peygamberlerden gönderdiklerimiz var ya, şübhesiz ki onlar da elbette yemek yerler ve çarşılarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbirinize imtihan yaptık. Bakalım sabredecek misiniz? Rabbin ise hakkıyla görendir.
İbni Kesir : Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, sokaklarda gezinirlerdi. Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle deneriz. Ve Rabbın Basir olandır.
İskender Evrenosoğlu : Ve senden önce (de), gerçekten yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan resûllerden başka (farklı bir) resûl göndermedik. Ve sizin bir kısmınızı bir kısmınıza “sabrediyor musunuz” diye fitne (imtihan) kıldık. Ve Rabbin, en iyi görendir.
Muhammed Esed : (Ey Muhammed,) Biz senden önce de yiyip içen, çarşıda pazarda dolaşan (ölümlü) insanların dışında kimseyi elçi olarak göndermedik. (Böyle yaparak, ey insanlar,) kiminizi kiminiz için bir imtihan vesilesi kıldık (ki,) sabredecek misiniz, (bunu kendiniz de göresiniz; yoksa,) Allah zaten her şeyi olduğu gibi görmektedir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve senden evvel de peygamberlerden göndermedik ki, illâ onlar da elbette taam yerlerdi ve çarşılarda gezerlerdi ve sizin bazınızı bazısı için bir fitne kıldık. Sabredecek misiniz? Ve Rabbin (her şeyi kemaliyle) görücü bulunmaktadır.
Ömer Öngüt : Resulüm! Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler ve çarşılarda dolaşırlardı. Sabredecek misiniz diye bazınızı bazınıza fitne kıldık. Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Şaban Piriş : Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin hepsi de yemek yerlerdi ve sokaklarda yürürlerdi. Sabrediyor musunuz diye bir kısmınızı, bir kısmınızla sınıyoruz. Rabbin, her şeyi görendir.
Suat Yıldırım : Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de yemek yer, çarşılarda ihtiyaçlarını temin ederlerdi. Böylece sizi birbirinizle imtihan ediyoruz: bakalım buna sabredecek misiniz, sabredemeyecek misiniz? Rabbin zaten her şeyi görmektedir.
Süleyman Ateş : Senden önce gönderdiğimiz bütün elçiler de yemek yerler, çarşılarda gezerlerdi. Biz sizi birbiriniz için bir sınav yaptık. (Sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım) sabrediyor musunuz? Rabbin, (herşeyi) görendir.
Tefhim-ul Kuran : Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarada gezen (peygamber)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin bir kısmınızı bir kısmı için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
Ümit Şimşek : Senden önce peygamber olarak gönderdiklerimiz de yiyip içen ve çarşılarda dolaşan kimselerden başkası değildi. Biz sizi birbiriniz için böylece bir sınama vesilesi yapmışızdır. Bakalım, sabredecek misiniz? Rabbin ise herşeyi hakkıyla görür.
Yaşar Nuri Öztürk : Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı. Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Sabrediyor musunuz? Rabbin her şeyi görmektedir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}