» 25 / Furkân  41:

Kuran Sırası: 25
İniş Sırası: 42
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77

 » 25 / Furkân  Suresi: 41
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذَا (VÎZ̃E) = ve iƶā : ve zaman
2. رَأَوْكَ (RÊVK) = raevke : seni gördükleri
3. إِنْ (ÎN) = in :
4. يَتَّخِذُونَكَ (YTḢZ̃VNK) = yetteḣiƶūneke : seni yapmıyorlar
5. إِلَّا (ÎLE) = illā : başka bir şey
6. هُزُوًا (HZVE) = huzuven : eğlence konusundan
7. أَهَٰذَا (ÊHZ̃E) = ehāƶā : bunu mu?
8. الَّذِي (ELZ̃Y) = lleƶī :
9. بَعَثَ (BAS̃) = beǎṧe : göndermiş
10. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
11. رَسُولًا (RSVLE) = rasūlen : elçi
ve zaman | seni gördükleri | | seni yapmıyorlar | başka bir şey | eğlence konusundan | bunu mu? | | göndermiş | Allah | elçi |

[] [REY] [] [EḢZ̃] [] [HZE] [] [] [BAS̃] [] [RSL]
VÎZ̃E RÊVK ÎN YTḢZ̃VNK ÎLE HZVE ÊHZ̃E ELZ̃Y BAS̃ ELLH RSVLE

ve iƶā raevke in yetteḣiƶūneke illā huzuven ehāƶā lleƶī beǎṧe llahu rasūlen
وإذا رأوك إن يتخذونك إلا هزوا أهذا الذي بعث الله رسولا

 » 25 / Furkân  Suresi: 41
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
رأوك ر ا ي | REY RÊVK raevke seni gördükleri they see you,
إن | ÎN in not
يتخذونك ا خ ذ | EḢZ̃ YTḢZ̃VNK yetteḣiƶūneke seni yapmıyorlar they take you
إلا | ÎLE illā başka bir şey except
هزوا ه ز ا | HZE HZVE huzuven eğlence konusundan (in) mockery,
أهذا | ÊHZ̃E ehāƶā bunu mu? """Is this"
الذي | ELZ̃Y lleƶī the one whom
بعث ب ع ث | BAS̃ BAS̃ beǎṧe göndermiş Allah has sent
الله | ELLH llahu Allah Allah has sent
رسولا ر س ل | RSL RSVLE rasūlen elçi (as) a Messenger?

25:41 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve zaman | seni gördükleri | | seni yapmıyorlar | başka bir şey | eğlence konusundan | bunu mu? | | göndermiş | Allah | elçi |

[] [REY] [] [EḢZ̃] [] [HZE] [] [] [BAS̃] [] [RSL]
VÎZ̃E RÊVK ÎN YTḢZ̃VNK ÎLE HZVE ÊHZ̃E ELZ̃Y BAS̃ ELLH RSVLE

ve iƶā raevke in yetteḣiƶūneke illā huzuven ehāƶā lleƶī beǎṧe llahu rasūlen
وإذا رأوك إن يتخذونك إلا هزوا أهذا الذي بعث الله رسولا

[] [ر ا ي] [] [ا خ ذ ] [] [ه ز ا] [] [] [ب ع ث] [] [ر س ل]

 » 25 / Furkân  Suresi: 41
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā ve zaman And when
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
رأوك ر ا ي | REY RÊVK raevke seni gördükleri they see you,
Re,,Vav,Kef,
200,,6,20,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إن | ÎN in not
,Nun,
,50,
NEG – negative particle
حرف نفي
يتخذونك ا خ ذ | EḢZ̃ YTḢZ̃VNK yetteḣiƶūneke seni yapmıyorlar they take you
Ye,Te,Hı,Zel,Vav,Nun,Kef,
10,400,600,700,6,50,20,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) imperfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إلا | ÎLE illā başka bir şey except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
هزوا ه ز ا | HZE HZVE huzuven eğlence konusundan (in) mockery,
He,Ze,Vav,Elif,
5,7,6,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
أهذا | ÊHZ̃E ehāƶā bunu mu? """Is this"
,He,Zel,Elif,
,5,700,1,
INTG – prefixed interrogative alif
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
الهمزة همزة استفهام
اسم اشارة
الذي | ELZ̃Y lleƶī the one whom
Elif,Lam,Zel,Ye,
1,30,700,10,
REL – masculine singular relative pronoun
اسم موصول
بعث ب ع ث | BAS̃ BAS̃ beǎṧe göndermiş Allah has sent
Be,Ayn,Se,
2,70,500,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
الله | ELLH llahu Allah Allah has sent
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
رسولا ر س ل | RSL RSVLE rasūlen elçi (as) a Messenger?
Re,Sin,Vav,Lam,Elif,
200,60,6,30,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | رَأَوْكَ: seni gördükleri | إِنْ: | يَتَّخِذُونَكَ: seni yapmıyorlar | إِلَّا: başka bir şey | هُزُوًا: eğlence konusundan | أَهَٰذَا: bunu mu? | الَّذِي: | بَعَثَ: göndermiş | اللَّهُ: Allah | رَسُولًا: elçi |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E ve zaman | رأوك RÊWK seni gördükleri | إن ÎN | يتخذونك YTḢZ̃WNK seni yapmıyorlar | إلا ÎLE başka bir şey | هزوا HZWE eğlence konusundan | أهذا ÊHZ̃E bunu mu? | الذي ELZ̃Y | بعث BAS̃ göndermiş | الله ELLH Allah | رسولا RSWLE elçi |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | raevke: seni gördükleri | in: | yetteḣiƶūneke: seni yapmıyorlar | illā: başka bir şey | huzuven: eğlence konusundan | ehāƶā: bunu mu? | lleƶī: | beǎṧe: göndermiş | llahu: Allah | rasūlen: elçi |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | RÊVK: seni gördükleri | ÎN: | YTḢZ̃VNK: seni yapmıyorlar | ÎLE: başka bir şey | HZVE: eğlence konusundan | ÊHZ̃E: bunu mu? | ELZ̃Y: | BAS̃: göndermiş | ELLH: Allah | RSVLE: elçi |
Abdulbaki Gölpınarlı : Seni, gördükleri zaman da Allah bunu mu peygamber olarak gönderdi diye alaya alıyorlar.
Adem Uğur : Seni gördükleri zaman: "Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği!" diyerek hep seni alaya alıyorlar.
Ahmed Hulusi : Seni gördüklerinde, "Allâh'ın Rasûl olarak bâ's ettiği bu mudur yani!" diyerek seni alaya almaktan başka bir şey edinmezler!
Ahmet Tekin : Seni gördükleri zaman: 'Bu mu, Allah’ın özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, Rasul olarak görevlendirdiği!' diyerek hep seni alay konusu yapıyorlar.
Ahmet Varol : Seni gördüklerinde, ancak alaya alırlar: 'Allah'ın Peygamber olarak gönderdiği bu mu?
Ali Bulaç : Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: "Allah'ın, elçi olarak gönderdiği bu mu?"
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm, Mekke kâfirleri) seni gördükleri vakit, seni yalnız bir eğlence yerine tutuyorlar: “- Bu mu, Allah’ın peygamber diye gönderdiği?” diyorlar...
Bekir Sadak : Seni gordukleri zaman, «Allah'in gonderdigi elci bu mudur?» diye alaya almaktan baska birsey yapmazlar.
Celal Yıldırım : Seni gördükleri zaman. «Allah'ın elçi olarak gönderdiği bu mudur ?» diyerek (ciddi hiçbir tavır takınmazlar), sadece alaya alırlar.
Diyanet İşleri : (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.
Diyanet İşleri (eski) : Seni gördükleri zaman, 'Allah'ın gönderdiği elçi bu mudur?' diye alaya almaktan başka birşey yapmazlar.
Diyanet Vakfi : Seni gördükleri zaman: «Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği!» diyerek hep seni alaya alıyorlar.
Edip Yüksel : Seni her gördüklerinde seni alaya alırlar: 'ALLAH'ın elçi olarak gönderdiği kişi bu mu?'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Seni gördükleri zaman «Bu mu Allah'ın Peygamber olarak gönderdiği?» diye hep seni alaya alıyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Seni gördükleri zaman da, sadece alaya alıyorlar: «Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği?» diyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Seni de gördükleri vakıt sırf bir eğlence yerine tutuyorlar, bu mu o Allah'ın Peygamber diye gönderdiği? diyorlar
Fizilal-il Kuran : Onlar seni her gördüklerinde «Allah, bu adamı mı peygamber olarak gönderdi?» diye mutlaka alaya alırlar.
Gültekin Onan : Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: "Tanrı'nın elçi olarak gönderdiği bu mu?"
Hakkı Yılmaz : (41,42) Seni gördükleri zaman da, “Bu mu Allah'ın elçi olarak gönderdiği? Şâyet tanrılarımıza inanmakta direnmeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı” diye seni alaya almaktan başka bir şey yapmıyorlar. Ve onlar, yakında azabı gördükleri zaman, kimin yolca daha sapık olduğunu bilecekler!
Hasan Basri Çantay : Seni gördükleri vakit «Bu mu Allahın peygamber olarak gönderdiği?» (derler), seni bir eğlenceden başka bir şey edinmezler.
Hayrat Neşriyat : Seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alıyorlar da: 'Bu mu Allah’ın peygamber olarak gönderdiği?' (diyorlar).
İbni Kesir : Seni gördükleri vakit: Bu mu Allah'ın gönderdiği elçi? diye alaya almaktan başka bir şey yapmazlar.
İskender Evrenosoğlu : Ve seni gördükleri zaman: “Allah'ın resûl olarak gönderdiği bu mu?” (diyerek), seni ancak alay konusu edinirler.
Muhammed Esed : Bunun içindir ki, (ey Muhammed,) ne zaman senden söz etseler, mutlaka, "Allah'ın bize rasul olarak gönderdiği kişi bu mu?" diyerek, seni alay, eğlence konusu yapıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve seni görünce de seni ancak bir eğlence yerine tutuyorlar, «Allah'ın peygamber gönderdiği bu mudur?» diyorlar.
Ömer Öngüt : Seni gördüklerinde: “Bu mu Allah'ın elçi olarak gönderdiği?” diye mutlaka alaya alırlar.
Şaban Piriş : Seni gördükleri zaman: -Bu mu Allah’ın gönderdiği elçi? diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar.
Suat Yıldırım : Seni gördüklerinde mutlaka seni alaya alır ve: "Allah’ın, elçi olarak gönderdiği bu şahıs mı imiş! Bula bula bunu mu bulmuş?"
Süleyman Ateş : Seni gördükleri zaman, mutlaka seni eğlence konusu yapıyorlar; "Allâh bunu mu elçi göndermiş?"
Tefhim-ul Kuran : Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: «Allah'ın, peygamber olarak gönderdiği bu mu?»
Ümit Şimşek : Seni ne zaman görecek olsalar alaya alır ve derler ki: 'Allah bula bula bunu mu peygamber gönderdi?
Yaşar Nuri Öztürk : Seni gördüklerinde, şu şekilde alaya almaktan başka şey yapmazlar: "Allah'ın, resul olarak gönderdiği şu mu?"


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}