» 4 / Nisâ  115:

Kuran Sırası: 4
İniş Sırası: 92
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176

 » 4 / Nisâ  Suresi: 115
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَنْ (VMN) = ve men : kim de
2. يُشَاقِقِ (YŞEGG) = yuşāḳiḳi : karşı gelir
3. الرَّسُولَ (ELRSVL) = r-rasūle : Elçi'ye
4. مِنْ (MN) = min :
5. بَعْدِ (BAD̃) = beǎ'di : sonra
6. مَا (ME) = mā :
7. تَبَيَّنَ (TBYN) = tebeyyene : belli olduktan
8. لَهُ (LH) = lehu : kendisine
9. الْهُدَىٰ (ELHD̃) = l-hudā : doğru yol
10. وَيَتَّبِعْ (VYTBA) = ve yettebiǎ' : ve uyarsa
11. غَيْرَ (ĞYR) = ğayra : başkasına
12. سَبِيلِ (SBYL) = sebīli : yolundan
13. الْمُؤْمِنِينَ (ELMÙMNYN) = l-mu'minīne : mü'minlerin
14. نُوَلِّهِ (NVLH) = nuvellihi : onu yöneltiriz
15. مَا (ME) = mā :
16. تَوَلَّىٰ (TVL) = tevellā : döndüğü (yola)
17. وَنُصْلِهِ (VNṦLH) = ve nuSlihi : ve sokarız
18. جَهَنَّمَ (CHNM) = cehenneme : cehenneme
19. وَسَاءَتْ (VSEÙT) = ve sā'et : ne kötü
20. مَصِيرًا (MṦYRE) = meSīran : bir gidiş yeridir
kim de | karşı gelir | Elçi'ye | | sonra | | belli olduktan | kendisine | doğru yol | ve uyarsa | başkasına | yolundan | mü'minlerin | onu yöneltiriz | | döndüğü (yola) | ve sokarız | cehenneme | ne kötü | bir gidiş yeridir |

[] [ŞGG] [RSL] [] [BAD̃] [] [BYN] [] [HD̃Y] [TBA] [ĞYR] [SBL] [EMN] [VLY] [] [VLY] [ṦLY] [] [SVE] [ṦYR]
VMN YŞEGG ELRSVL MN BAD̃ ME TBYN LH ELHD̃ VYTBA ĞYR SBYL ELMÙMNYN NVLH ME TVL VNṦLH CHNM VSEÙT MṦYRE

ve men yuşāḳiḳi r-rasūle min beǎ'di tebeyyene lehu l-hudā ve yettebiǎ' ğayra sebīli l-mu'minīne nuvellihi tevellā ve nuSlihi cehenneme ve sā'et meSīran
ومن يشاقق الرسول من بعد ما تبين له الهدى ويتبع غير سبيل المؤمنين نوله ما تولى ونصله جهنم وساءت مصيرا

 » 4 / Nisâ  Suresi: 115
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ومن | VMN ve men kim de And whoever
يشاقق ش ق ق | ŞGG YŞEGG yuşāḳiḳi karşı gelir opposes
الرسول ر س ل | RSL ELRSVL r-rasūle Elçi'ye the Messenger
من | MN min from
بعد ب ع د | BAD̃ BAD̃ beǎ'di sonra after
ما | ME what
تبين ب ي ن | BYN TBYN tebeyyene belli olduktan (has) become clear
له | LH lehu kendisine to him
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā doğru yol (of) the guidance,
ويتبع ت ب ع | TBA VYTBA ve yettebiǎ' ve uyarsa and he follows
غير غ ي ر | ĞYR ĞYR ğayra başkasına other than
سبيل س ب ل | SBL SBYL sebīli yolundan (the) way
المؤمنين ا م ن | EMN ELMÙMNYN l-mu'minīne mü'minlerin (of) the believers,
نوله و ل ي | VLY NVLH nuvellihi onu yöneltiriz We will turn him
ما | ME (to) what
تولى و ل ي | VLY TVL tevellā döndüğü (yola) he (has) turned
ونصله ص ل ي | ṦLY VNṦLH ve nuSlihi ve sokarız and We will burn him
جهنم | CHNM cehenneme cehenneme (in) Hell
وساءت س و ا | SVE VSEÙT ve sā'et ne kötü and evil it is
مصيرا ص ي ر | ṦYR MṦYRE meSīran bir gidiş yeridir (as) a destination.

4:115 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kim de | karşı gelir | Elçi'ye | | sonra | | belli olduktan | kendisine | doğru yol | ve uyarsa | başkasına | yolundan | mü'minlerin | onu yöneltiriz | | döndüğü (yola) | ve sokarız | cehenneme | ne kötü | bir gidiş yeridir |

[] [ŞGG] [RSL] [] [BAD̃] [] [BYN] [] [HD̃Y] [TBA] [ĞYR] [SBL] [EMN] [VLY] [] [VLY] [ṦLY] [] [SVE] [ṦYR]
VMN YŞEGG ELRSVL MN BAD̃ ME TBYN LH ELHD̃ VYTBA ĞYR SBYL ELMÙMNYN NVLH ME TVL VNṦLH CHNM VSEÙT MṦYRE

ve men yuşāḳiḳi r-rasūle min beǎ'di tebeyyene lehu l-hudā ve yettebiǎ' ğayra sebīli l-mu'minīne nuvellihi tevellā ve nuSlihi cehenneme ve sā'et meSīran
ومن يشاقق الرسول من بعد ما تبين له الهدى ويتبع غير سبيل المؤمنين نوله ما تولى ونصله جهنم وساءت مصيرا

[] [ش ق ق] [ر س ل] [] [ب ع د] [] [ب ي ن] [] [ه د ي] [ت ب ع] [غ ي ر] [س ب ل] [ا م ن] [و ل ي] [] [و ل ي] [ص ل ي] [] [س و ا] [ص ي ر]

 » 4 / Nisâ  Suresi: 115
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ومن | VMN ve men kim de And whoever
Vav,Mim,Nun,
6,40,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional noun
الواو عاطفة
اسم شرط
يشاقق ش ق ق | ŞGG YŞEGG yuşāḳiḳi karşı gelir opposes
Ye,Şın,Elif,Gaf,Gaf,
10,300,1,100,100,
V – 3rd person masculine singular (form III) imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
الرسول ر س ل | RSL ELRSVL r-rasūle Elçi'ye the Messenger
Elif,Lam,Re,Sin,Vav,Lam,
1,30,200,60,6,30,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
بعد ب ع د | BAD̃ BAD̃ beǎ'di sonra after
Be,Ayn,Dal,
2,70,4,
N – genitive noun
اسم مجرور
ما | ME what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
تبين ب ي ن | BYN TBYN tebeyyene belli olduktan (has) become clear
Te,Be,Ye,Nun,
400,2,10,50,
V – 3rd person masculine singular (form V) perfect verb
فعل ماض
له | LH lehu kendisine to him
Lam,He,
30,5,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā doğru yol (of) the guidance,
Elif,Lam,He,Dal,,
1,30,5,4,,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
ويتبع ت ب ع | TBA VYTBA ve yettebiǎ' ve uyarsa and he follows
Vav,Ye,Te,Be,Ayn,
6,10,400,2,70,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular (form VIII) imperfect verb, jussive mood
الواو عاطفة
فعل مضارع مجزوم
غير غ ي ر | ĞYR ĞYR ğayra başkasına other than
Ğayn,Ye,Re,
1000,10,200,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
سبيل س ب ل | SBL SBYL sebīli yolundan (the) way
Sin,Be,Ye,Lam,
60,2,10,30,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
المؤمنين ا م ن | EMN ELMÙMNYN l-mu'minīne mü'minlerin (of) the believers,
Elif,Lam,Mim,,Mim,Nun,Ye,Nun,
1,30,40,,40,50,10,50,
N – genitive masculine plural (form IV) active participle
اسم مجرور
نوله و ل ي | VLY NVLH nuvellihi onu yöneltiriz We will turn him
Nun,Vav,Lam,He,
50,6,30,5,
V – 1st person plural (form II) imperfect verb, jussive mood
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع مجزوم والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
ما | ME (to) what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
تولى و ل ي | VLY TVL tevellā döndüğü (yola) he (has) turned
Te,Vav,Lam,,
400,6,30,,
V – 3rd person masculine singular (form V) perfect verb
فعل ماض
ونصله ص ل ي | ṦLY VNṦLH ve nuSlihi ve sokarız and We will burn him
Vav,Nun,Sad,Lam,He,
6,50,90,30,5,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb, jussive mood
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع مجزوم والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
جهنم | CHNM cehenneme cehenneme (in) Hell
Cim,He,Nun,Mim,
3,5,50,40,
"PN – accusative proper noun → Hell"
اسم علم منصوب
وساءت س و ا | SVE VSEÙT ve sā'et ne kötü and evil it is
Vav,Sin,Elif,,Te,
6,60,1,,400,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person feminine singular perfect verb
الواو استئنافية
فعل ماض
مصيرا ص ي ر | ṦYR MṦYRE meSīran bir gidiş yeridir (as) a destination.
Mim,Sad,Ye,Re,Elif,
40,90,10,200,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَمَنْ: kim de | يُشَاقِقِ: karşı gelir | الرَّسُولَ: Elçi'ye | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | مَا: | تَبَيَّنَ: belli olduktan | لَهُ: kendisine | الْهُدَىٰ: doğru yol | وَيَتَّبِعْ: ve uyarsa | غَيْرَ: başkasına | سَبِيلِ: yolundan | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minlerin | نُوَلِّهِ: onu yöneltiriz | مَا: | تَوَلَّىٰ: döndüğü (yola) | وَنُصْلِهِ: ve sokarız | جَهَنَّمَ: cehenneme | وَسَاءَتْ: ne kötü | مَصِيرًا: bir gidiş yeridir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومن WMN kim de | يشاقق YŞEGG karşı gelir | الرسول ELRSWL Elçi'ye | من MN | بعد BAD̃ sonra | ما ME | تبين TBYN belli olduktan | له LH kendisine | الهدى ELHD̃ doğru yol | ويتبع WYTBA ve uyarsa | غير ĞYR başkasına | سبيل SBYL yolundan | المؤمنين ELMÙMNYN mü'minlerin | نوله NWLH onu yöneltiriz | ما ME | تولى TWL döndüğü (yola) | ونصله WNṦLH ve sokarız | جهنم CHNM cehenneme | وساءت WSEÙT ne kötü | مصيرا MṦYRE bir gidiş yeridir |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve men: kim de | yuşāḳiḳi: karşı gelir | r-rasūle: Elçi'ye | min: | beǎ'di: sonra | : | tebeyyene: belli olduktan | lehu: kendisine | l-hudā: doğru yol | ve yettebiǎ': ve uyarsa | ğayra: başkasına | sebīli: yolundan | l-mu'minīne: mü'minlerin | nuvellihi: onu yöneltiriz | : | tevellā: döndüğü (yola) | ve nuSlihi: ve sokarız | cehenneme: cehenneme | ve sā'et: ne kötü | meSīran: bir gidiş yeridir |
Kırık Meal (Transcript) : |VMN: kim de | YŞEGG: karşı gelir | ELRSVL: Elçi'ye | MN: | BAD̃: sonra | ME: | TBYN: belli olduktan | LH: kendisine | ELHD̃: doğru yol | VYTBA: ve uyarsa | ĞYR: başkasına | SBYL: yolundan | ELMÙMNYN: mü'minlerin | NVLH: onu yöneltiriz | ME: | TVL: döndüğü (yola) | VNṦLH: ve sokarız | CHNM: cehenneme | VSEÙT: ne kötü | MṦYRE: bir gidiş yeridir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kendisince doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygambere aykırı hareket eden ve inananların yolundan başka bir yola giden kişiyi döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme atarız; orası, ne de kötü yerdir.
Adem Uğur : Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir.
Ahmed Hulusi : Kim hakikat apaçık belli olduktan sonra Rasûle karşı gelir, iman edenlerin yolundan gayrına saparsa, gittiği yola terk eder sonunda da cehennemi boylatırız! Ne kötü bir yaşama dönüştür o!
Ahmet Tekin : Kim, kendisine haklar sağlayan, doğru, hak yol, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yol açıkça ortaya konduktan sonra, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah’a, sünnetine karşı çıkar mü’minlerin yolundan İslâmî hayat tarzından ayrılıp, başka bir yola giderse, onu tercih ettiği, sorumluluğuna katlandığı yolda bırakırız. Onu cehenneme yaslarız. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.
Ahmet Varol : Kim kendisi için doğru yol açıklık kazandıktan sonra Peygamber'e muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başka yola uyarsa onu döndüğü yöne çeviririz ve cehenneme atarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!
Ali Bulaç : Kim kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
Ali Fikri Yavuz : Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü’minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!...
Bekir Sadak : Dogru yol kendisine apacik belli olduktan sonra, Peygamberden ayrilip, inananlarin yolundan baskasina uyan kimseyi, dondugu yone dondurur ve onu cehenneme sokariz. Orasi ne kotu bir donus yeridir! *
Celal Yıldırım : Kendisine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e düşmanlık edip uymayan, mü'minlerin yolundan başkasına uyan kimseyi tuttuğu yolda kendi haline bırakır da ileride onu Cehennem'e sokarız..! Orası ne kötü gidiş ve varış yeridiri
Diyanet İşleri : Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
Diyanet İşleri (eski) : Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!
Diyanet Vakfi : Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir.
Edip Yüksel : Doğru yol kendisine belli olduktan sonra kim elçiye karşı gelir ve inananların yolundan farklı bir yol edinirse, seçtiği yöne kendisini yöneltir ve onu cehenneme atarız. Ne kötü bir dönüş noktasıdır orası.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kim de doğru, apaçık belli olduktan sonra peygambere muhalefette bulunur ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu gittiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme boylatırız ki, o ne kötü gidiştir!
Elmalılı Hamdi Yazır : Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü'minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir
Fizilal-il Kuran : Kim bu yolu iyice tanıdıktan sonra, peygambere zıt düşer de müminlerin yolundan başka bir yola koyulursa, kendisini koyulduğu yolla baş başa bırakır, sonra da cehenneme atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir.
Gültekin Onan : Kim kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve inançlıların yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
Hakkı Yılmaz : Ve kim kendisine doğru yol apaçık ortaya çıktıktan sonra Elçi'ye karşı çıkar ve mü’minlerin yolundan başkasını izlerse, Biz, onu döndüğü şeye döndürürüz ve onu cehenneme sokarız. O da ne kötü bir gidiş yeridir!
Hasan Basri Çantay : Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü'minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. (Fakat ahiret de) kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir!
Hayrat Neşriyat : Kim de kendisine hidâyet belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir ve mü’minlerin yolundan başkasına tâbi' olursa, onu (kendi) tercîh ettiğinde bırakırız ve kendisini Cehenneme atarız! Ve (o) ne kötü varılacak yerdir!
İbni Kesir : Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir, mü'minlerin yolundan başakasına uyup giderse; onu döndüğü yolda bırakırız. Kendisini cehenneme koyarız. Ne kötü dönüş yeridir orası.
İskender Evrenosoğlu : Ve kim kendisine hidayet beyan edildikten (açıkladıktan) sonra resûle muhalefet ederse ve mü'minlerin yolunun dışında bir yola tâbî olursa, onu döndüğü yola çeviririz ve onu cehenneme yaslarız. Ve o ne kötü varış yeri.
Muhammed Esed : Ama, kendisine hidayet bahşedildikten sonra Peygamber ile bağını koparan ve müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince, onu kendi tercih ettiği yolda bırakacak ve ona cehennemi tattıracağız: o ne kötü bir sondur!
Ömer Nasuhi Bilmen : Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber'e muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer.
Ömer Öngüt : Hidayet kendisine apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet edip inananların yolundan başkasına uyan kimseyi döndüğü yolda bırakırız. Ahirette de kendisini cehenneme sokarız. Ne kötü bir dönüş yeridir orası!
Şaban Piriş : Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygamberden ayrılır ve müminlerin yolundan başkasına uyarsa; onu döndüğü sapıklıkta bırakır ve cehenneme atarız. Ne kötü bir yerdir!
Suat Yıldırım : Her kim de, hidâyet yolu kendisine iyice belli olduktan sonra, Resulullaha muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa, Biz onu döndüğü yolda bırakırız. Fakat âhirette kendisini cehenneme koyarız. Orası ne fena bir varış yeridir!
Süleyman Ateş : Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Elçi'ye karşı gelir ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yola yöneltiriz ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!
Tefhim-ul Kuran : Kim de kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
Ümit Şimşek : Doğru yol kendisine açıkça belli olduktan sonra kim Peygambere muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başka bir yol tutarsa, Biz de onu yöneldiği yola sevk eder ve Cehenneme süreriz. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!
Yaşar Nuri Öztürk : Erdirici kılavuzluk kendisine ayan-beyan geldikten sonra, resulden kopup müminlerin yolunun dışını izleyeni biz, yöneldiğiyle kaynaştırır, sonra da cehenneme sallarız. Ne kötü bir dönüş yeridir o!


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}