» 28 / Kasas  58:

Kuran Sırası: 28
İniş Sırası: 49
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88

 » 28 / Kasas  Suresi: 58
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَكَمْ (VKM) = ve kem : ve nicesini
2. أَهْلَكْنَا (ÊHLKNE) = ehleknā : helak ettik
3. مِنْ (MN) = min : -den
4. قَرْيَةٍ (GRYT) = ḳaryetin : kent(ler)-
5. بَطِرَتْ (BŦRT) = beTirat : şımarmış
6. مَعِيشَتَهَا (MAYŞTHE) = meǐyşetehā : refah içinde
7. فَتِلْكَ (FTLK) = fe tilke : İşte şunlar
8. مَسَاكِنُهُمْ (MSEKNHM) = mesākinuhum : onların meskenleri
9. لَمْ (LM) = lem :
10. تُسْكَنْ (TSKN) = tusken : oralarda oturulmadı
11. مِنْ (MN) = min :
12. بَعْدِهِمْ (BAD̃HM) = beǎ'dihim : onlardan sonra
13. إِلَّا (ÎLE) = illā : ancak
14. قَلِيلًا (GLYLE) = ḳalīlen : pek az
15. وَكُنَّا (VKNE) = ve kunnā : ve biz olduk
16. نَحْنُ (NḪN) = neHnu : biz
17. الْوَارِثِينَ (ELVERS̃YN) = l-vāriṧīne : varisler
ve nicesini | helak ettik | -den | kent(ler)- | şımarmış | refah içinde | İşte şunlar | onların meskenleri | | oralarda oturulmadı | | onlardan sonra | ancak | pek az | ve biz olduk | biz | varisler |

[] [HLK] [] [GRY] [BŦR] [AYŞ] [] [SKN] [] [SKN] [] [BAD̃] [] [GLL] [KVN] [] [VRS̃]
VKM ÊHLKNE MN GRYT BŦRT MAYŞTHE FTLK MSEKNHM LM TSKN MN BAD̃HM ÎLE GLYLE VKNE NḪN ELVERS̃YN

ve kem ehleknā min ḳaryetin beTirat meǐyşetehā fe tilke mesākinuhum lem tusken min beǎ'dihim illā ḳalīlen ve kunnā neHnu l-vāriṧīne
وكم أهلكنا من قرية بطرت معيشتها فتلك مساكنهم لم تسكن من بعدهم إلا قليلا وكنا نحن الوارثين

 » 28 / Kasas  Suresi: 58
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وكم | VKM ve kem ve nicesini And how many
أهلكنا ه ل ك | HLK ÊHLKNE ehleknā helak ettik We have destroyed
من | MN min -den of
قرية ق ر ي | GRY GRYT ḳaryetin kent(ler)- a town
بطرت ب ط ر | BŦR BŦRT beTirat şımarmış which exulted,
معيشتها ع ي ش | AYŞ MAYŞTHE meǐyşetehā refah içinde (in) its means of livelihood.
فتلك | FTLK fe tilke İşte şunlar And these
مساكنهم س ك ن | SKN MSEKNHM mesākinuhum onların meskenleri (are) their dwellings
لم | LM lem not
تسكن س ك ن | SKN TSKN tusken oralarda oturulmadı have been inhabited
من | MN min after them
بعدهم ب ع د | BAD̃ BAD̃HM beǎ'dihim onlardan sonra after them
إلا | ÎLE illā ancak except
قليلا ق ل ل | GLL GLYLE ḳalīlen pek az a little.
وكنا ك و ن | KVN VKNE ve kunnā ve biz olduk And indeed, [We]
نحن | NḪN neHnu biz We
الوارثين و ر ث | VRS̃ ELVERS̃YN l-vāriṧīne varisler (are) the inheritors.

28:58 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve nicesini | helak ettik | -den | kent(ler)- | şımarmış | refah içinde | İşte şunlar | onların meskenleri | | oralarda oturulmadı | | onlardan sonra | ancak | pek az | ve biz olduk | biz | varisler |

[] [HLK] [] [GRY] [BŦR] [AYŞ] [] [SKN] [] [SKN] [] [BAD̃] [] [GLL] [KVN] [] [VRS̃]
VKM ÊHLKNE MN GRYT BŦRT MAYŞTHE FTLK MSEKNHM LM TSKN MN BAD̃HM ÎLE GLYLE VKNE NḪN ELVERS̃YN

ve kem ehleknā min ḳaryetin beTirat meǐyşetehā fe tilke mesākinuhum lem tusken min beǎ'dihim illā ḳalīlen ve kunnā neHnu l-vāriṧīne
وكم أهلكنا من قرية بطرت معيشتها فتلك مساكنهم لم تسكن من بعدهم إلا قليلا وكنا نحن الوارثين

[] [ه ل ك] [] [ق ر ي] [ب ط ر] [ع ي ش] [] [س ك ن] [] [س ك ن] [] [ب ع د] [] [ق ل ل] [ك و ن] [] [و ر ث]

 » 28 / Kasas  Suresi: 58
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وكم | VKM ve kem ve nicesini And how many
Vav,Kef,Mim,
6,20,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
INTG – interrogative noun
الواو عاطفة
اسم استفهام
أهلكنا ه ل ك | HLK ÊHLKNE ehleknā helak ettik We have destroyed
,He,Lam,Kef,Nun,Elif,
,5,30,20,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
من | MN min -den of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قرية ق ر ي | GRY GRYT ḳaryetin kent(ler)- a town
Gaf,Re,Ye,Te merbuta,
100,200,10,400,
N – genitive feminine indefinite noun
اسم مجرور
بطرت ب ط ر | BŦR BŦRT beTirat şımarmış which exulted,
Be,Tı,Re,Te,
2,9,200,400,
V – 3rd person feminine singular perfect verb
فعل ماض
معيشتها ع ي ش | AYŞ MAYŞTHE meǐyşetehā refah içinde (in) its means of livelihood.
Mim,Ayn,Ye,Şın,Te,He,Elif,
40,70,10,300,400,5,1,
N – accusative feminine noun
PRON – 3rd person feminine singular possessive pronoun
اسم منصوب و«ها» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فتلك | FTLK fe tilke İşte şunlar And these
Fe,Te,Lam,Kef,
80,400,30,20,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
DEM – feminine singular demonstrative pronoun
الفاء عاطفة
اسم اشارة
مساكنهم س ك ن | SKN MSEKNHM mesākinuhum onların meskenleri (are) their dwellings
Mim,Sin,Elif,Kef,Nun,He,Mim,
40,60,1,20,50,5,40,
N – nominative masculine plural noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لم | LM lem not
Lam,Mim,
30,40,
NEG – negative particle
حرف نفي
تسكن س ك ن | SKN TSKN tusken oralarda oturulmadı have been inhabited
Te,Sin,Kef,Nun,
400,60,20,50,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
من | MN min after them
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
بعدهم ب ع د | BAD̃ BAD̃HM beǎ'dihim onlardan sonra after them
Be,Ayn,Dal,He,Mim,
2,70,4,5,40,
N – genitive noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إلا | ÎLE illā ancak except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
قليلا ق ل ل | GLL GLYLE ḳalīlen pek az a little.
Gaf,Lam,Ye,Lam,Elif,
100,30,10,30,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
وكنا ك و ن | KVN VKNE ve kunnā ve biz olduk And indeed, [We]
Vav,Kef,Nun,Elif,
6,20,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
نحن | NḪN neHnu biz We
Nun,Ha,Nun,
50,8,50,
PRON – 1st person plural personal pronoun
ضمير منفصل
الوارثين و ر ث | VRS̃ ELVERS̃YN l-vāriṧīne varisler (are) the inheritors.
Elif,Lam,Vav,Elif,Re,Se,Ye,Nun,
1,30,6,1,200,500,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَكَمْ: ve nicesini | أَهْلَكْنَا: helak ettik | مِنْ: -den | قَرْيَةٍ: kent(ler)- | بَطِرَتْ: şımarmış | مَعِيشَتَهَا: refah içinde | فَتِلْكَ: İşte şunlar | مَسَاكِنُهُمْ: onların meskenleri | لَمْ: | تُسْكَنْ: oralarda oturulmadı | مِنْ: | بَعْدِهِمْ: onlardan sonra | إِلَّا: ancak | قَلِيلًا: pek az | وَكُنَّا: ve biz olduk | نَحْنُ: biz | الْوَارِثِينَ: varisler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وكم WKM ve nicesini | أهلكنا ÊHLKNE helak ettik | من MN -den | قرية GRYT kent(ler)- | بطرت BŦRT şımarmış | معيشتها MAYŞTHE refah içinde | فتلك FTLK İşte şunlar | مساكنهم MSEKNHM onların meskenleri | لم LM | تسكن TSKN oralarda oturulmadı | من MN | بعدهم BAD̃HM onlardan sonra | إلا ÎLE ancak | قليلا GLYLE pek az | وكنا WKNE ve biz olduk | نحن NḪN biz | الوارثين ELWERS̃YN varisler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve kem: ve nicesini | ehleknā: helak ettik | min: -den | ḳaryetin: kent(ler)- | beTirat: şımarmış | meǐyşetehā: refah içinde | fe tilke: İşte şunlar | mesākinuhum: onların meskenleri | lem: | tusken: oralarda oturulmadı | min: | beǎ'dihim: onlardan sonra | illā: ancak | ḳalīlen: pek az | ve kunnā: ve biz olduk | neHnu: biz | l-vāriṧīne: varisler |
Kırık Meal (Transcript) : |VKM: ve nicesini | ÊHLKNE: helak ettik | MN: -den | GRYT: kent(ler)- | BŦRT: şımarmış | MAYŞTHE: refah içinde | FTLK: İşte şunlar | MSEKNHM: onların meskenleri | LM: | TSKN: oralarda oturulmadı | MN: | BAD̃HM: onlardan sonra | ÎLE: ancak | GLYLE: pek az | VKNE: ve biz olduk | NḪN: biz | ELVERS̃YN: varisler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve biz, geçim bolluğuna nâil olmuş ve şükretmemiş nice şehirlerin halkını helâk ettik; işte pek azı müstesna, kendilerinden sonra insanlara yurt olmayan evleri ve oralara biz vâris olmuşuzdur.
Adem Uğur : Biz, refahından şımarmış nice memleketi helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur.
Ahmed Hulusi : Dünyalığın getirdiği refahla şımarmış nice şehri yok ettik! İşte onların meskenleri! Onlardan sonra, azı hariç, oturanı olmadı! Vârisler biz idik.
Ahmet Tekin : Biz, geçim kaynaklarının çokluğu sebebiyle refahtan şımarmış, nice memleketleri helâk ettik. İşte yerleri, yurtları! Kendilerinden sonra oralarda, pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olduk, bâki olan biziz. Varlıkları, servetleri bizim elimize geçti.
Ahmet Varol : Biz, geçim rahatlığı dolayısıyla şımarmış nice beldeleri helak ettik. İşte konakları; onlardan sonra ancak çok az oturulmuştur. (Oralara) hep biz varis olduk.
Ali Bulaç : Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz.
Ali Fikri Yavuz : Biz (böyle) geçimi ile şımarıb azmış nice memleket halkını helâk ettik. İşte meskenleri, (seyahatlerinizde gördüğünüz harabeye dönmüş evleri) ki, kendilerinden sonra pek azı iskân edilmiştir!... Varis olan (bâkî kalan ve hakikî mutasarrıf bulunan) da ancak biz olduk.
Bekir Sadak : Nimet ve refaha karsi nankorluk eden nice kasabalari yok etmisizdir. Iste yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmistir. Oralara Biz varis olmusuzdur.
Celal Yıldırım : Biz, geçimleri konusunda refah içinde şımaran nice kasaba halkını yok ettik. İşte onların kalıntıları; kendilerinden sonra pek az kimseler o yerlerde oturabilmiştir. (Onlara) biz, evet biz vârisler olduk.
Diyanet İşleri : Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
Diyanet İşleri (eski) : Nimet ve refaha karşı nankörlük eden nice şehri yok etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir. Oralara Biz varis olmuşuzdur.
Diyanet Vakfi : Biz, refahından şımarmış nice memleketi helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur.
Edip Yüksel : Kendilerine verilen nimetlere nankörlük eden nice toplumları yok etmişizdir. İşte şunlar, kendilerinden sonra pek az kimse tarafından ikametgah edinilmiş evleridir. Oralara biz varis olduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz, maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla birlikte Biz, refahtan şımarmış nice memleketleri helak ettik. İşte arkalarından pek az oturulabilmiş olan yerleri! Onlara Biz varis olduk.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber biz maışetiyle şımarmış nice memleket helâk ettik, işte meskenleri bir daha arkalarından meskûn olmadı meğer ki pek az, ve hep biz vâris olduk
Fizilal-il Kuran : Biz refah içinde şımarmış nice şehirleri helak ettik. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimse oturabilmiştir. Onlara hep biz varis olmuşuzdur.
Gültekin Onan : Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz.
Hakkı Yılmaz : Ve Biz, geçimleriyle şımarmış nice kenti değişime/yıkıma uğratmışızdır. İşte, onların yerleri! Kendilerinden sonra pek az oturulmuş olan meskenleri. Ve Biz, vârislerin ta kendisiyiz.
Hasan Basri Çantay : Biz, (bol) geçimi ile (halkı) şımarmış nice memleket (ler) helak etdik. İşte kendilerinden sonra ancak pek az kimselerin konabileceği (haraab) meskenleri! (Bütün onlara.) biz vâris olmuşuzdur.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki (bol ve rahat) geçimleri ile şımarmış nice şehir (halkını) helâk ettik. İşte şu (harâb olmuş) meskenleri! Kendilerinden sonra (oralarda) ancak pek az oturulabilmiştir. Çünki (onlara) vârisler, biz olmuşuzdur.
İbni Kesir : Biz; nimet ve refahıyla şımarmış nice kasabaları yok etmişizdir. İşte kendilerinden sonra çok az kimselerin oturabileceği yerleri. Ve oralara varis olanlar Biz'dik, Biz.
İskender Evrenosoğlu : Ve azarak, maişetlerine şükretmeyen nice ülkeyi helâk ettik. İşte bunlar, onların meskenleri, onlardan sonra (çok) az bir süre hariç, iskân edilmedi (oturulmadı). Ve Biz, onların varisleri, Biziz.
Muhammed Esed : Oysa, Biz, varlık ve refahtan ötürü azgınlaşan nice toplumları yok etmişizdir; işte, (gözönünde) onların yaşadıkları yerler: pek azı dışında, onlardan sonra oralarda kimse yerleşmemiştir; çünkü herkes göçüp gittikten sonra, ebediyyen kalacak olan yalnızca Biziz!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve bir nice kasabayı da helâke uğrattık ki, (ahalisi) maişetlerinin çokluğuyla şımarmış idi. İşte şu onların konaklarıdır ki, onlardan sonra pek azı müstesna (kimseye) ikametgâh olmadı ve Bizler varisler olduk.
Ömer Öngüt : Biz nice memleketleri helâk etmişizdir ki, halkı bol geçimleri ve refahıyla şımarmıştı. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az bir zaman hariç, kimse oturmadı. Onlara biz vâris olmuşuzdur.
Şaban Piriş : Biz, geçim bolluğu içinde yaşamış fakat, hakkı kabul etmemiş nice şehirleri helak ettik. İşte yerleri, onlardan sonra orada çok az oturan oldu. Onların mirasçısı biz olduk.
Suat Yıldırım : Bununla beraber Biz, kazançlarının çokluğu sebebiyle şımarmış pek çok memleketi helâk ettik. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturuldu. Bütün onlara Biz vâris olduk (hepsi geçti, bâki Biz’iz).
Süleyman Ateş : Biz refah içinde şımarmış nice kenti helâk ettik. İşte şunlar, onların meskenleri, onlardan sonra oralarda pek az oturuldu. Onlara hep biz vâris olduk (hepsi bize kaldı).
Tefhim-ul Kuran : Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz.
Ümit Şimşek : Oysa Biz geçimlerinin bolluğuyla şımarmış nice ülkeleri helâk ettik. İşte onların, pek az istisnasıyla, kendilerinden sonra bomboş kalmış meskenleri! Onlara da Biz vâris olmuşuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk : Yaşayışı şımarıklık ve gösterişe yol açmış nice kenti helâk ettik biz. İşte yerleri yurtları! Onlardan sonra oralarda çok az oturuldu. Biziz vâris olanlar, biz.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}