» 19 / Meryem  72:

Kuran Sırası: 19
İniş Sırası: 44
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98

 » 19 / Meryem  Suresi: 72
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. ثُمَّ (S̃M) = ṧumme : sonra
2. نُنَجِّي (NNCY) = nuneccī : kurtarırız
3. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseleri
4. اتَّقَوْا (ETGVE) = tteḳav : muttakileri (sakınanları)
5. وَنَذَرُ (VNZ̃R) = ve neƶeru : ve bırakırız
6. الظَّالِمِينَ (ELƵELMYN) = Z-Zālimīne : zalimleri
7. فِيهَا (FYHE) = fīhā : orada
8. جِثِيًّا (CS̃YE) = ciṧiyyen : diz üstü çökmüş olarak
sonra | kurtarırız | kimseleri | muttakileri (sakınanları) | ve bırakırız | zalimleri | orada | diz üstü çökmüş olarak |

[] [NCV] [] [VGY] [VZ̃R] [ƵLM] [] [CS̃V]
S̃M NNCY ELZ̃YN ETGVE VNZ̃R ELƵELMYN FYHE CS̃YE

ṧumme nuneccī elleƶīne tteḳav ve neƶeru Z-Zālimīne fīhā ciṧiyyen
ثم ننجي الذين اتقوا ونذر الظالمين فيها جثيا

 » 19 / Meryem  Suresi: 72
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ثم | S̃M ṧumme sonra Then
ننجي ن ج و | NCV NNCY nuneccī kurtarırız We will deliver
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseleri those who
اتقوا و ق ي | VGY ETGVE tteḳav muttakileri (sakınanları) feared (Allah),
ونذر و ذ ر | VZ̃R VNZ̃R ve neƶeru ve bırakırız and We will leave
الظالمين ظ ل م | ƵLM ELƵELMYN Z-Zālimīne zalimleri the wrongdoers
فيها | FYHE fīhā orada therein
جثيا ج ث و | CS̃V CS̃YE ciṧiyyen diz üstü çökmüş olarak bent (on) knees.

19:72 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

sonra | kurtarırız | kimseleri | muttakileri (sakınanları) | ve bırakırız | zalimleri | orada | diz üstü çökmüş olarak |

[] [NCV] [] [VGY] [VZ̃R] [ƵLM] [] [CS̃V]
S̃M NNCY ELZ̃YN ETGVE VNZ̃R ELƵELMYN FYHE CS̃YE

ṧumme nuneccī elleƶīne tteḳav ve neƶeru Z-Zālimīne fīhā ciṧiyyen
ثم ننجي الذين اتقوا ونذر الظالمين فيها جثيا

[] [ن ج و] [] [و ق ي] [و ذ ر] [ظ ل م] [] [ج ث و]

 » 19 / Meryem  Suresi: 72
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ثم | S̃M ṧumme sonra Then
Se,Mim,
500,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
ننجي ن ج و | NCV NNCY nuneccī kurtarırız We will deliver
Nun,Nun,Cim,Ye,
50,50,3,10,
V – 1st person plural (form II) imperfect verb
فعل مضارع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseleri those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
اتقوا و ق ي | VGY ETGVE tteḳav muttakileri (sakınanları) feared (Allah),
Elif,Te,Gaf,Vav,Elif,
1,400,100,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form VIII) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ونذر و ذ ر | VZ̃R VNZ̃R ve neƶeru ve bırakırız and We will leave
Vav,Nun,Zel,Re,
6,50,700,200,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural imperfect verb
الواو عاطفة
فعل مضارع
الظالمين ظ ل م | ƵLM ELƵELMYN Z-Zālimīne zalimleri the wrongdoers
Elif,Lam,Zı,Elif,Lam,Mim,Ye,Nun,
1,30,900,1,30,40,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
فيها | FYHE fīhā orada therein
Fe,Ye,He,Elif,
80,10,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
جثيا ج ث و | CS̃V CS̃YE ciṧiyyen diz üstü çökmüş olarak bent (on) knees.
Cim,Se,Ye,Elif,
3,500,10,1,
N – accusative masculine plural indefinite verbal noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |ثُمَّ: sonra | نُنَجِّي: kurtarırız | الَّذِينَ: kimseleri | اتَّقَوْا: muttakileri (sakınanları) | وَنَذَرُ: ve bırakırız | الظَّالِمِينَ: zalimleri | فِيهَا: orada | جِثِيًّا: diz üstü çökmüş olarak |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ثم S̃M sonra | ننجي NNCY kurtarırız | الذين ELZ̃YN kimseleri | اتقوا ETGWE muttakileri (sakınanları) | ونذر WNZ̃R ve bırakırız | الظالمين ELƵELMYN zalimleri | فيها FYHE orada | جثيا CS̃YE diz üstü çökmüş olarak |
Kırık Meal (Okunuş) : |ṧumme: sonra | nuneccī: kurtarırız | elleƶīne: kimseleri | tteḳav: muttakileri (sakınanları) | ve neƶeru: ve bırakırız | Z-Zālimīne: zalimleri | fīhā: orada | ciṧiyyen: diz üstü çökmüş olarak |
Kırık Meal (Transcript) : |S̃M: sonra | NNCY: kurtarırız | ELZ̃YN: kimseleri | ETGVE: muttakileri (sakınanları) | VNZ̃R: ve bırakırız | ELƵELMYN: zalimleri | FYHE: orada | CS̃YE: diz üstü çökmüş olarak |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra çekinenleri kurtarırız, zâlimleriyse dizüstü çökmüş bir halde bırakırız orada.
Adem Uğur : Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Ahmed Hulusi : Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurânî kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.
Ahmet Tekin : Bir kez daha hatırlatalım: Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minleri kurtarırız. İnkâr ile isyan ile baskı, zulüm, işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, Kur’ân aleyhindeki propagandaya devam eden güç ve iktidar sahibi zâlimleri, müşrikleri de dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakırız.
Ahmet Varol : Sonra takva sahiplerini kurtarır; zalimleri ise orada dizüstü çökmüş halde bırakırız.
Ali Bulaç : Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Ali Fikri Yavuz : Sonra, Allah’dan korkup sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan Cehennem’de bırakacağız.
Bekir Sadak : Sonra Biz Allah'a karsi gelmekten sakinmis olanlari kurtarir, zalimleri de orada diz ustu cokmus olarak birakiriz.
Celal Yıldırım : Sonra da Allah'tan korkup fenalıklardan sakınanları kurtaracağız. Zâlimleri ise dizleri üstü Cehennem'de bırakacağız.
Diyanet İşleri : Sonra Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız.
Diyanet İşleri (eski) : Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Diyanet Vakfi : Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Edip Yüksel : Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Fizilal-il Kuran : Sonra sakınanları kurtararak zalimleri, dizüstü çökmüş durumda orada bırakırız.
Gültekin Onan : Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Hakkı Yılmaz : "Sonra Biz, Allah'ın koruması altına girmiş kişileri kurtarırız. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanları da cehennemin dış kenarında/toplanma alanında dizleri üzerine çökmüş hâlde bırakırız. "
Hasan Basri Çantay : Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
Hayrat Neşriyat : Sonra (şirk ve küfürden) sakınanları kurtarırız (Cennete koyarız) ve zâlimleri diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
İbni Kesir : Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
İskender Evrenosoğlu : Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Muhammed Esed : Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra ittikada bulunmuş olanları necâta erdiririz. Zalimleri de orada dizleri üstüne çökmüş bir halde bırakırız.
Ömer Öngüt : Sonra takvâya erenleri kurtarırız, zâlimleri de orada diz çökmüş olarak bırakırız.
Şaban Piriş : Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Suat Yıldırım : Sonra Allah’ı sayıp günahlardan sakınan müttakileri kurtararak zalimleri dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakacağız.
Süleyman Ateş : Sonra korunanları kurtarırız ve zâlimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Tefhim-ul Kuran : Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulme sapanları diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Ümit Şimşek : Sonra, korunmuş olanları kurtarır, zalimleri ise orada diz üstü bırakırız.
Yaşar Nuri Öztürk : Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}