» 19 / Meryem  57:

Kuran Sırası: 19
İniş Sırası: 44
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98

 » 19 / Meryem  Suresi: 57
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَرَفَعْنَاهُ (VRFANEH) = ve rafeǎ'nāhu : onu yükseltmiştik
2. مَكَانًا (MKENE) = mekānen : bir yere
3. عَلِيًّا (ALYE) = ǎliyyen : yüce
onu yükseltmiştik | bir yere | yüce |

[RFA] [KVN] [ALV]
VRFANEH MKENE ALYE

ve rafeǎ'nāhu mekānen ǎliyyen
ورفعناه مكانا عليا

 » 19 / Meryem  Suresi: 57
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ورفعناه ر ف ع | RFA VRFANEH ve rafeǎ'nāhu onu yükseltmiştik And We raised him
مكانا ك و ن | KVN MKENE mekānen bir yere (to) a position
عليا ع ل و | ALV ALYE ǎliyyen yüce high.

19:57 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

onu yükseltmiştik | bir yere | yüce |

[RFA] [KVN] [ALV]
VRFANEH MKENE ALYE

ve rafeǎ'nāhu mekānen ǎliyyen
ورفعناه مكانا عليا

[ر ف ع] [ك و ن] [ع ل و]

 » 19 / Meryem  Suresi: 57
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ورفعناه ر ف ع | RFA VRFANEH ve rafeǎ'nāhu onu yükseltmiştik And We raised him
Vav,Re,Fe,Ayn,Nun,Elif,He,
6,200,80,70,50,1,5,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
مكانا ك و ن | KVN MKENE mekānen bir yere (to) a position
Mim,Kef,Elif,Nun,Elif,
40,20,1,50,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
عليا ع ل و | ALV ALYE ǎliyyen yüce high.
Ayn,Lam,Ye,Elif,
70,30,10,1,
ADJ – accusative masculine singular indefinite adjective
صفة منصوبة
VRFANEH MKENE ALYE

ورفعناه مكانا عليا

 » 19 / Meryem  Suresi: 57

: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَرَفَعْنَاهُ: onu yükseltmiştik | مَكَانًا: bir yere | عَلِيًّا: yüce |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ورفعناه WRFANEH onu yükseltmiştik | مكانا MKENE bir yere | عليا ALYE yüce |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve rafeǎ'nāhu: onu yükseltmiştik | mekānen: bir yere | ǎliyyen: yüce |
Kırık Meal (Transcript) : |VRFANEH: onu yükseltmiştik | MKENE: bir yere | ALYE: yüce |
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
Adem Uğur : Onu üstün bir makama yücelttik.
Ahmed Hulusi : Biz Onu yücelik makamına yükselttik!
Ahmet Tekin : Biz onu yüce bir makama yükselttik.
Ahmet Varol : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Ali Bulaç : Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Ali Fikri Yavuz : Biz onu yüce bir mevkiye (göklere veya Cennet’e) yükselttik.
Bekir Sadak : Biz onu yuce bir yere yukselttik.
Celal Yıldırım : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet İşleri : Onu yüce bir makama yükselttik.
Diyanet İşleri (eski) : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet Vakfi : Onu üstün bir makama yücelttik.
Edip Yüksel : Onu yüce bir makama yükselttik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve biz onu yüksek bir mekâna ref'ettik
Fizilal-il Kuran : Onu yüce bir konuma çıkarmıştık.
Gültekin Onan : Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Hakkı Yılmaz : Ve Biz O'nu yüce bir mekâna yükselttik.
Hasan Basri Çantay : Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
Hayrat Neşriyat : Ve (biz) onu yüce bir makama yükselttik.
İbni Kesir : Onu yüce bir yere yükselttik.
İskender Evrenosoğlu : Ve onu, yüce bir mekâna (makama, cennete) yükselttik.
Muhammed Esed : Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onu yüksek bir makama kaldırdık.
Ömer Öngüt : Biz onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Şaban Piriş : Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
Suat Yıldırım : Biz onu üstün bir makama yücelttik.
Süleyman Ateş : Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Tefhim-ul Kuran : Biz onu yüce bir mekân (makam) a yükseltmiştik.
Ümit Şimşek : Onu yüce bir mertebeye çıkarmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk : Onu yüce bir mekâna yükselttik.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}