» 33 / Ahzâb  45:

Kuran Sırası: 33
İniş Sırası: 90
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73

 » 33 / Ahzâb  Suresi: 45
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
2. أَيُّهَا (ÊYHE) = eyyuhā : SİZ!
3. النَّبِيُّ (ELNBY) = n-nebiyyu : peygamber
4. إِنَّا (ÎNE) = innā : elbette biz
5. أَرْسَلْنَاكَ (ÊRSLNEK) = erselnāke : seni gönderdik
6. شَاهِدًا (ŞEHD̃E) = şāhiden : şahid
7. وَمُبَشِّرًا (VMBŞRE) = ve mubeşşiran : ve müjdeci
8. وَنَذِيرًا (VNZ̃YRE) = ve neƶīran : ve uyarıcı
EY/HEY/AH | SİZ! | peygamber | elbette biz | seni gönderdik | şahid | ve müjdeci | ve uyarıcı |

[Y] [EYH] [NBE] [] [RSL] [ŞHD̃] [BŞR] [NZ̃R]
YE ÊYHE ELNBY ÎNE ÊRSLNEK ŞEHD̃E VMBŞRE VNZ̃YRE

eyyuhā n-nebiyyu innā erselnāke şāhiden ve mubeşşiran ve neƶīran
يا أيها النبي إنا أرسلناك شاهدا ومبشرا ونذيرا

 » 33 / Ahzâb  Suresi: 45
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
النبي ن ب ا | NBE ELNBY n-nebiyyu peygamber O Prophet!
إنا | ÎNE innā elbette biz Indeed, We
أرسلناك ر س ل | RSL ÊRSLNEK erselnāke seni gönderdik have sent you
شاهدا ش ه د | ŞHD̃ ŞEHD̃E şāhiden şahid (as) a witness
ومبشرا ب ش ر | BŞR VMBŞRE ve mubeşşiran ve müjdeci and a bearer of glad tidings
ونذيرا ن ذ ر | NZ̃R VNZ̃YRE ve neƶīran ve uyarıcı and (as) a warner

33:45 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

EY/HEY/AH | SİZ! | peygamber | elbette biz | seni gönderdik | şahid | ve müjdeci | ve uyarıcı |

[Y] [EYH] [NBE] [] [RSL] [ŞHD̃] [BŞR] [NZ̃R]
YE ÊYHE ELNBY ÎNE ÊRSLNEK ŞEHD̃E VMBŞRE VNZ̃YRE

eyyuhā n-nebiyyu innā erselnāke şāhiden ve mubeşşiran ve neƶīran
يا أيها النبي إنا أرسلناك شاهدا ومبشرا ونذيرا

[ي] [أ ي ه] [ن ب ا] [] [ر س ل] [ش ه د] [ب ش ر] [ن ذ ر]

 » 33 / Ahzâb  Suresi: 45
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
,Ye,He,Elif,
,10,5,1,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – nominative noun
أداة نداء
اسم مرفوع
النبي ن ب ا | NBE ELNBY n-nebiyyu peygamber O Prophet!
Elif,Lam,Nun,Be,Ye,
1,30,50,2,10,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
إنا | ÎNE innā elbette biz Indeed, We
,Nun,Elif,
,50,1,
ACC – accusative particle
PRON – 1st person plural object pronoun
حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
أرسلناك ر س ل | RSL ÊRSLNEK erselnāke seni gönderdik have sent you
,Re,Sin,Lam,Nun,Elif,Kef,
,200,60,30,50,1,20,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
شاهدا ش ه د | ŞHD̃ ŞEHD̃E şāhiden şahid (as) a witness
Şın,Elif,He,Dal,Elif,
300,1,5,4,1,
N – accusative masculine indefinite active participle
اسم منصوب
ومبشرا ب ش ر | BŞR VMBŞRE ve mubeşşiran ve müjdeci and a bearer of glad tidings
Vav,Mim,Be,Şın,Re,Elif,
6,40,2,300,200,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine indefinite (form II) active participle
الواو عاطفة
اسم منصوب
ونذيرا ن ذ ر | NZ̃R VNZ̃YRE ve neƶīran ve uyarıcı and (as) a warner
Vav,Nun,Zel,Ye,Re,Elif,
6,50,700,10,200,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | النَّبِيُّ: peygamber | إِنَّا: elbette biz | أَرْسَلْنَاكَ: seni gönderdik | شَاهِدًا: şahid | وَمُبَشِّرًا: ve müjdeci | وَنَذِيرًا: ve uyarıcı |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | النبي ELNBY peygamber | إنا ÎNE elbette biz | أرسلناك ÊRSLNEK seni gönderdik | شاهدا ŞEHD̃E şahid | ومبشرا WMBŞRE ve müjdeci | ونذيرا WNZ̃YRE ve uyarıcı |
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | n-nebiyyu: peygamber | innā: elbette biz | erselnāke: seni gönderdik | şāhiden: şahid | ve mubeşşiran: ve müjdeci | ve neƶīran: ve uyarıcı |
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELNBY: peygamber | ÎNE: elbette biz | ÊRSLNEK: seni gönderdik | ŞEHD̃E: şahid | VMBŞRE: ve müjdeci | VNZ̃YRE: ve uyarıcı |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey Peygamber, gerçekten de seni, bir tanık, bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Adem Uğur : Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ahmed Hulusi : Ey Nebi. . . Muhakkak ki biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak irsâl ettik;
Ahmet Tekin : Ey peygamber, biz seni Kur’ân’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, doğruları konuşan bir şâhit, rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirerek gönderdik.
Ahmet Varol : Ey peygamber! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Bulaç : Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz : Ey Peygamber! Seni (ümmetinden tasdik edip etmiyenler üzerine) bir şahid, (iman edenlere cenneti) bir müjdeleyici, (kâfirlere cehennemle) bir korkutucu gönderdik;
Bekir Sadak : (45-46) Biz seni sahit, mujdeci, uyarici; Allah'in izniyle O'na cagiran, nurlandiran bir isik olarak gondermisizdir.
Celal Yıldırım : (45-46) Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şâhid, müjdeci, uyarıcı : Allah'ın izniyle O'nun (yoluna) çağrıcı ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.
Diyanet İşleri : (45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.
Diyanet İşleri (eski) : (45-46) Biz seni şahit, müjdeci, uyarıcı; Allah'ın izniyle O'na çağıran, nurlandıran bir ışık olarak göndermişizdir.
Diyanet Vakfi : Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel : Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gönderdik, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey peygamber, Biz seni hakka bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir gocundurucu (uyarıcı) olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o Peygamber! Biz seni hakka bir şâhid hem bir müjdeci hem bir kocundurucu gönderdik
Fizilal-il Kuran : Ey Peygamber, biz seni tanık, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Gültekin Onan : Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Hakkı Yılmaz : (45-48) "Ey Peygamber! Şüphesiz Biz, seni, bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Kendi izniyle/ bilgisiyle Allah'a bir davetçi ve ışık saçan bir kandil olarak gönderdik/elçi yaptık. Sen de inananlara, şüphesiz kendileri için Allah'tan büyük bir armağan olduğunu müjdele. Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kimselere ve münâfıklara itaat etme, onların verdiği eziyetleri bırak, önemseme. Ve sen, Allah'a işin sonucunu havale et. Ve “tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” olarak Allah yeter. "
Hasan Basri Çantay : (45-46) Ey peygamber, biz seni hakıykaten bir şâhid, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allaha, Onun emir (ve teysîri) ile bir da'vetci ve nuur saçan bir kandil olarak gönderdik.
Hayrat Neşriyat : Ey Peygamber! Şübhesiz ki biz seni (insanların hâllerine) bir şâhid, bir müjdeci ve(aynı zamanda) bir korkutucu olarak gönderdik.
İbni Kesir : Ey peygamber; Biz, seni muhakkak şahid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
İskender Evrenosoğlu : Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki Biz, seni şahit, müjdeleyici ve nezir (uyarıcı) olarak gönderdik.
Muhammed Esed : (Sana gelince,) ey Peygamber, unutma ki Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey Peygamber! Şüphe yok ki, Biz seni bir şahit ve bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Ömer Öngüt : Ey Peygamber! Biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş : -Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Suat Yıldırım : (45-46) Ey şanlı Peygamber! Biz seni insanlar hakkında şahit, müjdeci, uyarıcı, Allah’ın izniyle O’nun yoluna dâvet eden bir peygamber ve aydınlatan bir lamba olarak gönderdik.
Süleyman Ateş : Ey peygamber, biz seni şâhid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Tefhim-ul Kuran : Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı, korkutucu olarak gönderdik.
Ümit Şimşek : Ey Peygamber, Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı,
Yaşar Nuri Öztürk : Ey Peygamber! Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}