Ahmet Varol Meali |
|
Kaf. Şerefli Kur'an'a yemin olsun,(50:1) | |
Hayır, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine hayret ettiler de o inkar edenler: 'Bu şaşılacak bir şeydir' dediler.(50:2) | |
Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden hayata döneceğiz)? Bu, uzak bir dönüştür.(50:3) | |
Biz yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda da (her şeyi) saklayan bir kitap vardır.(50:4) | |
Hayır, onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durum içindedirler.(50:5) | |
Üstlerindeki göğü nasıl yaptığımıza ve süslediğimize bakmadılar mı? Onun hiçbir çatlağı yoktur.(50:6) | |
Yeri de yaydık, üzerine sabit dağlar yerleştirdik ve onda gönül açan her çiftten bitirdik.(50:7) | |
Gönülden boyun eğen her kulun gönül gözünü açmak ve ibret vermek için.(50:8) | |
Gökten bereketli bir su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.(50:9) | |
Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcukları olan uzun uzun hurma ağaçları.(50:10) | |
Kullar için rızık olarak. Onunla (o suyla) ölü bir beldeyi dirilttik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.(50:11) | |
Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanlamıştı.(50:12) | |
Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri de.(50:13) | |
Eyke halkı ve Tubba kavmi de. Hepsi elçileri yalanladılar. Böylece tehdidim (onlara) hak oldu.(50:14) | |
Biz ilk yaratışta aciz mi düştük? Hayır, onlar yeni bir yaratmadan şüphe içindedirler.(50:15) | |
Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.(50:16) | |
Hatırla ki, (onun) sağında ve solunda oturan iki kaydedici (melek) kaydeder.(50:17) | |
O hiçbir söz söylemez ki yanında bir gözetleyici hazır bulunmasın.(50:18) | |
Bir de ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelmiştir. 'İşte bu kendisinden kaçtığın şeydir.'(50:19) | |
Sur'a da üflenmiştir. İşte bu tehdid(in gerçekleşmesi) günüdür.(50:20) | |
Her can beraberinde bir sürücü ve bir şahitle gelir.(50:21) | |
'Andolsun sen bundan habersizdin. Şimdi (gözündeki) perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün pek keskindir.'(50:22) | |
Yakını der ki: 'İşte şu yanımdaki hazırdır.' [1](50:23) | |
'Atın cehenneme her inatçı kâfiri.(50:24) | |
Hayra engel olan saldırgan şüpheciyi.(50:25) | |
Ki o Allah'la beraber başka ilah edindi. O halde atın onu şiddetli azabın içine.'(50:26) | |
Yakını der ki: 'Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat o uzak bir sapıklığın içindeydi.'(50:27) | |
(Allah) der ki: 'Huzurumda çekişmeyin. Ben size daha önce tehdit göndermiştim.(50:28) | |
Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.'(50:29) | |
O gün cehenneme: 'Doldun mu?' deriz. O da: 'Daha fazlası var mı?' der.(50:30) | |
Cennet takva sahiplerine uzak olmayacak şekilde yaklaştırılmıştır.(50:31) | |
'Bu sizin vaadolunduğunuz şeydir. Gönülden Allah'a dönen, (Allah'ın hükümlerini) koruyan,(50:32) | |
Görmediği halde Rahman'dan korkan ve içtenlikle (Allah'a) yönelmiş kalple gelen herkes için.(50:33) | |
Oraya esenlikle girin. İşte bu sonsuzluk günüdür.'(50:34) | |
Orada istedikleri her şey onlarındır ve katımızda daha fazlası da var.(50:35) | |
Onlardan önce nice nesilleri helak ettik ki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Öyle ki memleketleri delik deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?(50:36) | |
Şüphesiz bunda kalbi olan yahut kendini vererek kulak asan kimse için bir öğüt vardır.(50:37) | |
Andolsun biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.(50:38) | |
Sen onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et.(50:39) | |
Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasından O'nu tesbih et.(50:40) | |
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı gün dinle!(50:41) | |
O gün o çığlığı gerçek olarak duyarlar. İşte bu (kabirlerden) çıkış günüdür.(50:42) | |
Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de bizedir.(50:43) | |
O gün yer onlara yarılır, (onlar da) hızla çıkarlar. İşte bu bize göre kolay olan bir toplamadır.(50:44) | |
Biz onların ne söylediklerini daha iyi biliyoruz. Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. O halde sen tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.(50:45) | |