» 47 / Muhammed  12:

Kuran Sırası: 47
İniş Sırası: 95
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38

 » 47 / Muhammed  Suresi: 12
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. إِنَّ (ÎN) = inne : şüphesiz
2. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah
3. يُدْخِلُ (YD̃ḢL) = yudḣilu : sokar
4. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseleri
5. امَنُوا ( ËMNVE) = āmenū : inanan(ları)
6. وَعَمِلُوا (VAMLVE) = ve ǎmilū : ve yapanları
7. الصَّالِحَاتِ (ELṦELḪET) = S-SāliHāti : iyi işler
8. جَنَّاتٍ (CNET) = cennātin : cennetlere
9. تَجْرِي (TCRY) = tecrī : akan
10. مِنْ (MN) = min :
11. تَحْتِهَا (TḪTHE) = teHtihā : altlarından
12. الْأَنْهَارُ (ELÊNHER) = l-enhāru : ırmaklar
13. وَالَّذِينَ (VELZ̃YN) = velleƶīne : kimseler ise
14. كَفَرُوا (KFRVE) = keferū : inkar eden(ler)
15. يَتَمَتَّعُونَ (YTMTAVN) = yetemetteǔne : (dünyada) biraz yaşarlar
16. وَيَأْكُلُونَ (VYÊKLVN) = ve ye'kulūne : ve yerler
17. كَمَا (KME) = kemā : gibi
18. تَأْكُلُ (TÊKL) = te'kulu : yediği
19. الْأَنْعَامُ (ELÊNAEM) = l-en'ǎāmu : hayvanların
20. وَالنَّارُ (VELNER) = ve nnāru : ve ateştir
21. مَثْوًى (MS̃V) = meṧven : yerleri
22. لَهُمْ (LHM) = lehum : onların
şüphesiz | Allah | sokar | kimseleri | inanan(ları) | ve yapanları | iyi işler | cennetlere | akan | | altlarından | ırmaklar | kimseler ise | inkar eden(ler) | (dünyada) biraz yaşarlar | ve yerler | gibi | yediği | hayvanların | ve ateştir | yerleri | onların |

[] [] [D̃ḢL] [] [EMN] [AML] [ṦLḪ] [CNN] [CRY] [] [TḪT] [NHR] [] [KFR] [MTA] [EKL] [] [EKL] [NAM] [NVR] [S̃VY] []
ÎN ELLH YD̃ḢL ELZ̃YN ËMNVE VAMLVE ELṦELḪET CNET TCRY MN TḪTHE ELÊNHER VELZ̃YN KFRVE YTMTAVN VYÊKLVN KME TÊKL ELÊNAEM VELNER MS̃V LHM

inne llahe yudḣilu elleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru velleƶīne keferū yetemetteǔne ve ye'kulūne kemā te'kulu l-en'ǎāmu ve nnāru meṧven lehum
إن الله يدخل الذين آمنوا وعملوا الصالحات جنات تجري من تحتها الأنهار والذين كفروا يتمتعون ويأكلون كما تأكل الأنعام والنار مثوى لهم

 » 47 / Muhammed  Suresi: 12
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
الله | ELLH llahe Allah Allah
يدخل د خ ل | D̃ḢL YD̃ḢL yudḣilu sokar will admit
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseleri those who
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(ları) believe
وعملوا ع م ل | AML VAMLVE ve ǎmilū ve yapanları and do
الصالحات ص ل ح | ṦLḪ ELṦELḪET S-SāliHāti iyi işler righteous deeds
جنات ج ن ن | CNN CNET cennātin cennetlere (to) Gardens,
تجري ج ر ي | CRY TCRY tecrī akan flow
من | MN min from
تحتها ت ح ت | TḪT TḪTHE teHtihā altlarından underneath it
الأنهار ن ه ر | NHR ELÊNHER l-enhāru ırmaklar the rivers,
والذين | VELZ̃YN velleƶīne kimseler ise but those who
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar eden(ler) disbelieve
يتمتعون م ت ع | MTA YTMTAVN yetemetteǔne (dünyada) biraz yaşarlar they enjoy
ويأكلون ا ك ل | EKL VYÊKLVN ve ye'kulūne ve yerler and eat
كما | KME kemā gibi as
تأكل ا ك ل | EKL TÊKL te'kulu yediği eat
الأنعام ن ع م | NAM ELÊNAEM l-en'ǎāmu hayvanların the cattle,
والنار ن و ر | NVR VELNER ve nnāru ve ateştir and the Fire
مثوى ث و ي | S̃VY MS̃V meṧven yerleri (will be) an abode
لهم | LHM lehum onların for them.

47:12 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

şüphesiz | Allah | sokar | kimseleri | inanan(ları) | ve yapanları | iyi işler | cennetlere | akan | | altlarından | ırmaklar | kimseler ise | inkar eden(ler) | (dünyada) biraz yaşarlar | ve yerler | gibi | yediği | hayvanların | ve ateştir | yerleri | onların |

[] [] [D̃ḢL] [] [EMN] [AML] [ṦLḪ] [CNN] [CRY] [] [TḪT] [NHR] [] [KFR] [MTA] [EKL] [] [EKL] [NAM] [NVR] [S̃VY] []
ÎN ELLH YD̃ḢL ELZ̃YN ËMNVE VAMLVE ELṦELḪET CNET TCRY MN TḪTHE ELÊNHER VELZ̃YN KFRVE YTMTAVN VYÊKLVN KME TÊKL ELÊNAEM VELNER MS̃V LHM

inne llahe yudḣilu elleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru velleƶīne keferū yetemetteǔne ve ye'kulūne kemā te'kulu l-en'ǎāmu ve nnāru meṧven lehum
إن الله يدخل الذين آمنوا وعملوا الصالحات جنات تجري من تحتها الأنهار والذين كفروا يتمتعون ويأكلون كما تأكل الأنعام والنار مثوى لهم

[] [] [د خ ل] [] [ا م ن] [ع م ل] [ص ل ح] [ج ن ن] [ج ر ي] [] [ت ح ت] [ن ه ر] [] [ك ف ر] [م ت ع] [ا ك ل] [] [ا ك ل] [ن ع م] [ن و ر] [ث و ي] []

 » 47 / Muhammed  Suresi: 12
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الله | ELLH llahe Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
يدخل د خ ل | D̃ḢL YD̃ḢL yudḣilu sokar will admit
Ye,Dal,Hı,Lam,
10,4,600,30,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb
فعل مضارع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseleri those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(ları) believe
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
وعملوا ع م ل | AML VAMLVE ve ǎmilū ve yapanları and do
Vav,Ayn,Mim,Lam,Vav,Elif,
6,70,40,30,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الصالحات ص ل ح | ṦLḪ ELṦELḪET S-SāliHāti iyi işler righteous deeds
Elif,Lam,Sad,Elif,Lam,Ha,Elif,Te,
1,30,90,1,30,8,1,400,
N – genitive feminine plural active participle
اسم مجرور
جنات ج ن ن | CNN CNET cennātin cennetlere (to) Gardens,
Cim,Nun,Elif,Te,
3,50,1,400,
N – genitive feminine plural indefinite noun
اسم مجرور
تجري ج ر ي | CRY TCRY tecrī akan flow
Te,Cim,Re,Ye,
400,3,200,10,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
تحتها ت ح ت | TḪT TḪTHE teHtihā altlarından underneath it
Te,Ha,Te,He,Elif,
400,8,400,5,1,
N – genitive noun
PRON – 3rd person feminine singular possessive pronoun
اسم مجرور و«ها» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
الأنهار ن ه ر | NHR ELÊNHER l-enhāru ırmaklar the rivers,
Elif,Lam,,Nun,He,Elif,Re,
1,30,,50,5,1,200,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
والذين | VELZ̃YN velleƶīne kimseler ise but those who
Vav,Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
6,1,30,700,10,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
REL – masculine plural relative pronoun
الواو عاطفة
اسم موصول
كفروا ك ف ر | KFR KFRVE keferū inkar eden(ler) disbelieve
Kef,Fe,Re,Vav,Elif,
20,80,200,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
يتمتعون م ت ع | MTA YTMTAVN yetemetteǔne (dünyada) biraz yaşarlar they enjoy
Ye,Te,Mim,Te,Ayn,Vav,Nun,
10,400,40,400,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form V) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ويأكلون ا ك ل | EKL VYÊKLVN ve ye'kulūne ve yerler and eat
Vav,Ye,,Kef,Lam,Vav,Nun,
6,10,,20,30,6,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
كما | KME kemā gibi as
Kef,Mim,Elif,
20,40,1,
P – prefixed preposition ka
SUB – subordinating conjunction
جار ومجرور
تأكل ا ك ل | EKL TÊKL te'kulu yediği eat
Te,,Kef,Lam,
400,,20,30,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
الأنعام ن ع م | NAM ELÊNAEM l-en'ǎāmu hayvanların the cattle,
Elif,Lam,,Nun,Ayn,Elif,Mim,
1,30,,50,70,1,40,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
والنار ن و ر | NVR VELNER ve nnāru ve ateştir and the Fire
Vav,Elif,Lam,Nun,Elif,Re,
6,1,30,50,1,200,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative feminine noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
مثوى ث و ي | S̃VY MS̃V meṧven yerleri (will be) an abode
Mim,Se,Vav,,
40,500,6,,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
لهم | LHM lehum onların for them.
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُدْخِلُ: sokar | الَّذِينَ: kimseleri | امَنُوا: inanan(ları) | وَعَمِلُوا: ve yapanları | الصَّالِحَاتِ: iyi işler | جَنَّاتٍ: cennetlere | تَجْرِي: akan | مِنْ: | تَحْتِهَا: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | وَالَّذِينَ: kimseler ise | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | يَتَمَتَّعُونَ: (dünyada) biraz yaşarlar | وَيَأْكُلُونَ: ve yerler | كَمَا: gibi | تَأْكُلُ: yediği | الْأَنْعَامُ: hayvanların | وَالنَّارُ: ve ateştir | مَثْوًى: yerleri | لَهُمْ: onların |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | يدخل YD̃ḢL sokar | الذين ELZ̃YN kimseleri | آمنوا ËMNWE inanan(ları) | وعملوا WAMLWE ve yapanları | الصالحات ELṦELḪET iyi işler | جنات CNET cennetlere | تجري TCRY akan | من MN | تحتها TḪTHE altlarından | الأنهار ELÊNHER ırmaklar | والذين WELZ̃YN kimseler ise | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | يتمتعون YTMTAWN (dünyada) biraz yaşarlar | ويأكلون WYÊKLWN ve yerler | كما KME gibi | تأكل TÊKL yediği | الأنعام ELÊNAEM hayvanların | والنار WELNER ve ateştir | مثوى MS̃W yerleri | لهم LHM onların |
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: şüphesiz | llahe: Allah | yudḣilu: sokar | elleƶīne: kimseleri | āmenū: inanan(ları) | ve ǎmilū: ve yapanları | S-SāliHāti: iyi işler | cennātin: cennetlere | tecrī: akan | min: | teHtihā: altlarından | l-enhāru: ırmaklar | velleƶīne: kimseler ise | keferū: inkar eden(ler) | yetemetteǔne: (dünyada) biraz yaşarlar | ve ye'kulūne: ve yerler | kemā: gibi | te'kulu: yediği | l-en'ǎāmu: hayvanların | ve nnāru: ve ateştir | meṧven: yerleri | lehum: onların |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | YD̃ḢL: sokar | ELZ̃YN: kimseleri | ËMNVE: inanan(ları) | VAMLVE: ve yapanları | ELṦELḪET: iyi işler | CNET: cennetlere | TCRY: akan | MN: | TḪTHE: altlarından | ELÊNHER: ırmaklar | VELZ̃YN: kimseler ise | KFRVE: inkar eden(ler) | YTMTAVN: (dünyada) biraz yaşarlar | VYÊKLVN: ve yerler | KME: gibi | TÊKL: yediği | ELÊNAEM: hayvanların | VELNER: ve ateştir | MS̃V: yerleri | LHM: onların |
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki Allah, inanan ve iyi işlerde bulunanları kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar ve kâfir olanlarsa geçinip dururlar ve hayvanlar gibi yerler ve ateş, onlara yurt olmaktadır.
Adem Uğur : Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.
Ahmed Hulusi : Kesinlikle Allâh, iman edip imanın gereğini uygulayanları, altlarından nehirler akan cennetlere dâhil eder. . . Hakikat bilgisini inkâr edenler ise (dünyadan, bedensel olarak) yararlanırlar ve en'amın (hayvanların) yediği gibi yerler! Ateş, onlar için kalacak yerdir.
Ahmet Tekin : Allah iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, altından ırmaklar akan Cennetlere koyar. İnkârda ısrar edenler, kâfirler, dünyada zevk ü safa sürüp geçinirler. Hayvanlar gibi yerler, içerler. Onların mekânları ateştir, Cehennem’dir.
Ahmet Varol : Şüphesiz Allah iman edip salih ameller işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise (dünyada) zevklenirler ve hayvanların yediği gibi yerler. Ateş onların varacakları yerdir.
Ali Bulaç : Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkar edenler ise, metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.
Ali Fikri Yavuz : Muhakkak ki Allah, iman edib salih ameller işliyenleri, (ağaçları) altlarından ırmaklar akar Cennetlere koyacaktır. Kâfir olanlar ise, (dünyada) zevklenmeğe bakarlar; hayvanlar gibi yerler, içerler. Halbuki ateş, (ahirette) onların yeridir.
Bekir Sadak : Dogrusu Allah, inanip yararli isler isleyenleri iclerinden irmaklara akan cennetlere koyar. Duraklari ates oldugu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki Allah imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar. Küfredenlere gelince, davarlar gibi yerler içerler, keyif ve zevklerine bakarlar. Ateş, onların varıp eyleşeceği yerdir.
Diyanet İşleri : Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu Allah, inanıp yararlı işler işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Durakları ateş olduğu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.
Diyanet Vakfi : Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.
Edip Yüksel : ALLAH inanıp erdemli davrananları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkarcılar ise hayvanlar gibi yiyip yaşamaktadırlar ve sonunda ateşi boylarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Muhakkak ki Allah, iman edip iyi iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise zevk etmeye bakarlar ve hayvanlar gibi yerler, içerler. Oysa onların ikametgahları ateştir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Muhakkak ki Allah iyman edip salih salih ameller işliyenleri altlarından ırmaklar akar Cennetlere koyacaktır, küfredenler ise zevketmeğe bakarlar ve hayvanlar gibi yerler içerler, halbuki ateş ikametgâhı onların
Fizilal-il Kuran : Doğrusu Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar, inkar edenler ise dünya hayatında zevklenirler, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.
Gültekin Onan : Şüphesiz Tanrı, inanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Küfredenler ise metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.
Hakkı Yılmaz : Şüphesiz Allah, iman edip sâlih amellerde bulunan kimseleri, altından ırmaklar akan cennetlere girdirir. İnkâr eden kimseler ise, kazançlanırlar ve etinden, sütünden yararlanılan hayvanların yemesi gibi yerler, Ateş de onlar için bir konaklama yeridir.
Hasan Basri Çantay : Şübhesiz ki Allah îman edib de iyi amel (ve hareket) edenleri altlarından ırmaklar akan, cennetlere sokar. Küfredenler (e gelince: —ki) onlar (dünyâda sâde) zevk-u safaa ederler, davarların yediği gibi yerler— onların yeri de ateşdir.
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki Allah, îmân edip sâlih ameller işleyenleri, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise, (dünyada biraz) faydalanırlar ve hayvanların yiyip durduğu gibi yerler; ve ateş, onlar için bir kalma yeridir!
İbni Kesir : Muhakkak ki Allah iman edip salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Küfredenler ise, eğlenirler ve hayvanların yediği gibi yerler. Onları yeri de ateştir.
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) ve salih amel (nefs tezkiye edici ameller) yapanları, altından nehirler akan cennetlere koyar. Ve onlar ki kâfirlerdir, (dünyada) metalanırlar (faydalanırlar) ve hayvanların yediği gibi yerler. Ve ateş, onların mekânıdır.
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, Allah, iman edip yararlı ve doğru işler yapanları içinden ırmakların geçtiği bahçelere koyacaktır; hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, (bu dünyadaki) hayatlarından zevk alıp hayvanlar gibi yiyip içseler de (öteki dünyada) yerleri ateş olacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki Allah imân eden ve sâlih sâlih amellerde bulunan kimseleri altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir ve o kimseler ki, kâfir olmuşlardır, menfaatlenirler ve hayvanların yedikleri gibi yerler ve ateş ise onlar için bir yurddur.
Ömer Öngüt : Şüphesiz ki Allah, iman edip sâlih ameller işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise faydalanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Ateş onların varacakları yerdir.
Şaban Piriş : Allah, iman edenleri, alt kısmından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir. İnkar edenler ise zevki sefa sürüyorlar. Hayvanların yediği gibi yiyorlar. Onların meskeni de ateştir.
Suat Yıldırım : Muhakkak ki Allah iman edip, makbul ve güzel işler yapanları, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Kâfirler ise dünyada zevklerini yaşamak ister, hayvanlar gibi yerler. İşte onların barınağı ateştir.
Süleyman Ateş : Allâh, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise dünyâda biraz yaşarlar, hayvanların yediği gibi yerler, (sonunda) yerleri ateştir.
Tefhim-ul Kuran : Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise, metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.
Ümit Şimşek : Allah, iman eden ve güzel işler yapanları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. İnkâr edenler ise zevklenirler ve hayvan gibi yiyip içerler; sonra yurtları ateş olur.
Yaşar Nuri Öztürk : Şu bir gerçek ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Küfre sapanlarsa zevk edip eğlenmeye bakarlar; davarların yediği gibi yer içerler. Varacakları yer ateştir onların.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}