» 46 / Ahkâf  18:

Kuran Sırası: 46
İniş Sırası: 66
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35

 » 46 / Ahkâf  Suresi: 18
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أُولَٰئِكَ (ÊVLÙK) = ulāike : işte onlar
2. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimselerdir
3. حَقَّ (ḪG) = Haḳḳa : hak olan
4. عَلَيْهِمُ (ALYHM) = ǎleyhimu : kendilerine
5. الْقَوْلُ (ELGVL) = l-ḳavlu : (azab) söz(ü)
6. فِي (FY) = fī : arasında
7. أُمَمٍ (ÊMM) = umemin : toplulukları
8. قَدْ (GD̃) = ḳad : gelip geçen
9. خَلَتْ (ḢLT) = ḣalet : gelip geçen
10. مِنْ (MN) = min :
11. قَبْلِهِمْ (GBLHM) = ḳablihim : kendilerinden önce
12. مِنَ (MN) = mine : -den
13. الْجِنِّ (ELCN) = l-cinni : cin(ler)-
14. وَالْإِنْسِ (VELÎNS) = vel'insi : ve insan(lardan)
15. إِنَّهُمْ (ÎNHM) = innehum : gerçekten onlar
16. كَانُوا (KENVE) = kānū :
17. خَاسِرِينَ (ḢESRYN) = ḣāsirīne : ziyana uğrayanlardır
işte onlar | kimselerdir | hak olan | kendilerine | (azab) söz(ü) | arasında | toplulukları | gelip geçen | gelip geçen | | kendilerinden önce | -den | cin(ler)- | ve insan(lardan) | gerçekten onlar | | ziyana uğrayanlardır |

[] [] [ḪGG] [] [GVL] [] [EMM] [] [ḢLV] [] [GBL] [] [CNN] [ENS] [] [KVN] [ḢSR]
ÊVLÙK ELZ̃YN ḪG ALYHM ELGVL FY ÊMM GD̃ ḢLT MN GBLHM MN ELCN VELÎNS ÎNHM KENVE ḢESRYN

ulāike elleƶīne Haḳḳa ǎleyhimu l-ḳavlu umemin ḳad ḣalet min ḳablihim mine l-cinni vel'insi innehum kānū ḣāsirīne
أولئك الذين حق عليهم القول في أمم قد خلت من قبلهم من الجن والإنس إنهم كانوا خاسرين

 » 46 / Ahkâf  Suresi: 18
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أولئك | ÊVLÙK ulāike işte onlar Those -
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselerdir (are) the ones
حق ح ق ق | ḪGG ḪG Haḳḳa hak olan (has) proved true
عليهم | ALYHM ǎleyhimu kendilerine against them
القول ق و ل | GVL ELGVL l-ḳavlu (azab) söz(ü) the word
في | FY arasında among
أمم ا م م | EMM ÊMM umemin toplulukları nations
قد | GD̃ ḳad gelip geçen (that) already passed away
خلت خ ل و | ḢLV ḢLT ḣalet gelip geçen (that) already passed away
من | MN min before them
قبلهم ق ب ل | GBL GBLHM ḳablihim kendilerinden önce before them
من | MN mine -den of
الجن ج ن ن | CNN ELCN l-cinni cin(ler)- (the) jinn
والإنس ا ن س | ENS VELÎNS vel'insi ve insan(lardan) and the men.
إنهم | ÎNHM innehum gerçekten onlar Indeed, they
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū are
خاسرين خ س ر | ḢSR ḢESRYN ḣāsirīne ziyana uğrayanlardır (the) losers.

46:18 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

işte onlar | kimselerdir | hak olan | kendilerine | (azab) söz(ü) | arasında | toplulukları | gelip geçen | gelip geçen | | kendilerinden önce | -den | cin(ler)- | ve insan(lardan) | gerçekten onlar | | ziyana uğrayanlardır |

[] [] [ḪGG] [] [GVL] [] [EMM] [] [ḢLV] [] [GBL] [] [CNN] [ENS] [] [KVN] [ḢSR]
ÊVLÙK ELZ̃YN ḪG ALYHM ELGVL FY ÊMM GD̃ ḢLT MN GBLHM MN ELCN VELÎNS ÎNHM KENVE ḢESRYN

ulāike elleƶīne Haḳḳa ǎleyhimu l-ḳavlu umemin ḳad ḣalet min ḳablihim mine l-cinni vel'insi innehum kānū ḣāsirīne
أولئك الذين حق عليهم القول في أمم قد خلت من قبلهم من الجن والإنس إنهم كانوا خاسرين

[] [] [ح ق ق] [] [ق و ل] [] [ا م م] [] [خ ل و] [] [ق ب ل] [] [ج ن ن] [ا ن س] [] [ك و ن] [خ س ر]

 » 46 / Ahkâf  Suresi: 18
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أولئك | ÊVLÙK ulāike işte onlar Those -
,Vav,Lam,,Kef,
,6,30,,20,
DEM – plural demonstrative pronoun
اسم اشارة
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimselerdir (are) the ones
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
حق ح ق ق | ḪGG ḪG Haḳḳa hak olan (has) proved true
Ha,Gaf,
8,100,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
عليهم | ALYHM ǎleyhimu kendilerine against them
Ayn,Lam,Ye,He,Mim,
70,30,10,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
القول ق و ل | GVL ELGVL l-ḳavlu (azab) söz(ü) the word
Elif,Lam,Gaf,Vav,Lam,
1,30,100,6,30,
N – nominative masculine verbal noun
اسم مرفوع
في | FY arasında among
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
أمم ا م م | EMM ÊMM umemin toplulukları nations
,Mim,Mim,
,40,40,
N – genitive feminine plural indefinite noun
اسم مجرور
قد | GD̃ ḳad gelip geçen (that) already passed away
Gaf,Dal,
100,4,
CERT – particle of certainty
حرف تحقيق
خلت خ ل و | ḢLV ḢLT ḣalet gelip geçen (that) already passed away
Hı,Lam,Te,
600,30,400,
V – 3rd person feminine singular perfect verb
فعل ماض
من | MN min before them
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قبلهم ق ب ل | GBL GBLHM ḳablihim kendilerinden önce before them
Gaf,Be,Lam,He,Mim,
100,2,30,5,40,
N – genitive noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
من | MN mine -den of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الجن ج ن ن | CNN ELCN l-cinni cin(ler)- (the) jinn
Elif,Lam,Cim,Nun,
1,30,3,50,
"N – genitive masculine noun → Jinn"
اسم مجرور
والإنس ا ن س | ENS VELÎNS vel'insi ve insan(lardan) and the men.
Vav,Elif,Lam,,Nun,Sin,
6,1,30,,50,60,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive masculine noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
إنهم | ÎNHM innehum gerçekten onlar Indeed, they
,Nun,He,Mim,
,50,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
كانوا ك و ن | KVN KENVE kānū are
Kef,Elif,Nun,Vav,Elif,
20,1,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
خاسرين خ س ر | ḢSR ḢESRYN ḣāsirīne ziyana uğrayanlardır (the) losers.
Hı,Elif,Sin,Re,Ye,Nun,
600,1,60,200,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: kimselerdir | حَقَّ: hak olan | عَلَيْهِمُ: kendilerine | الْقَوْلُ: (azab) söz(ü) | فِي: arasında | أُمَمٍ: toplulukları | قَدْ: gelip geçen | خَلَتْ: gelip geçen | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: kendilerinden önce | مِنَ: -den | الْجِنِّ: cin(ler)- | وَالْإِنْسِ: ve insan(lardan) | إِنَّهُمْ: gerçekten onlar | كَانُوا: | خَاسِرِينَ: ziyana uğrayanlardır |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أولئك ÊWLÙK işte onlar | الذين ELZ̃YN kimselerdir | حق ḪG hak olan | عليهم ALYHM kendilerine | القول ELGWL (azab) söz(ü) | في FY arasında | أمم ÊMM toplulukları | قد GD̃ gelip geçen | خلت ḢLT gelip geçen | من MN | قبلهم GBLHM kendilerinden önce | من MN -den | الجن ELCN cin(ler)- | والإنس WELÎNS ve insan(lardan) | إنهم ÎNHM gerçekten onlar | كانوا KENWE | خاسرين ḢESRYN ziyana uğrayanlardır |
Kırık Meal (Okunuş) : |ulāike: işte onlar | elleƶīne: kimselerdir | Haḳḳa: hak olan | ǎleyhimu: kendilerine | l-ḳavlu: (azab) söz(ü) | : arasında | umemin: toplulukları | ḳad: gelip geçen | ḣalet: gelip geçen | min: | ḳablihim: kendilerinden önce | mine: -den | l-cinni: cin(ler)- | vel'insi: ve insan(lardan) | innehum: gerçekten onlar | kānū: | ḣāsirīne: ziyana uğrayanlardır |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVLÙK: işte onlar | ELZ̃YN: kimselerdir | ḪG: hak olan | ALYHM: kendilerine | ELGVL: (azab) söz(ü) | FY: arasında | ÊMM: toplulukları | GD̃: gelip geçen | ḢLT: gelip geçen | MN: | GBLHM: kendilerinden önce | MN: -den | ELCN: cin(ler)- | VELÎNS: ve insan(lardan) | ÎNHM: gerçekten onlar | KENVE: | ḢESRYN: ziyana uğrayanlardır |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bunlar, öyle kişilerdir ki, onlardan önce cinden ve insanlardan gelip geçen ümmetler içinde, onlara da, azâba uğrayacaklarına dâir söylenen söz hak olmuştur; şüphe yok ki onlar, ziyana uğramışlardır.
Adem Uğur : İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
Ahmed Hulusi : İşte bunlar, cin ve insten, onlardan önce gelip - geçmiş ümmetler hakkındaki azap hükmü, bunlar aleyhine de gerçekleşecek kimselerdir. . . Muhakkak ki onlar hüsrana uğrayanlardı.
Ahmet Tekin : İşte onlar, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, kendilerinden önce yaşayıp geçip gitmiş olan cin ve insan toplulukları içinde azap ile ilgili gerekçeli kararı hak eden kimselerdir. Onlar gerçekte hüsrana uğramış kimselerdir.
Ahmet Varol : İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçmiş ümmetler içinde üzerlerine (azap) sözü gerçekleşmiş kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Ali Bulaç : İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip geçmiş ümmetler içinde (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Ali Fikri Yavuz : İşte bu inançta olanlar, kendilerinden daha evvel gelib geçen insan ve cinlerden, üzerlerine azab gerçekleşmiş ümmetlerle beraberdirler. Çünkü bunlar, aldanıb hep ziyana uğrayanlardır.
Bekir Sadak : (17-18) Annesine babasina: «Of ikinizden ; benden once nice nesiller gelip gecmisken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?» diyen kimseye, anne babasi Allah'a siginarak: «Sana yaziklar olsun! Inan; dogrusu Allah'in sozu gercektir» dedikleri halde: «Bu, Kuran oncekilerin masallarindan baska bir sey degildir» diye cevap verenler iste onlar kendilerinden once cinlerden ve insanlardan gelip gecmis ummetler icinde, Allah'in azap vadinin aleyhlerinde gerceklestigi kimselerdir. Dogrusu onlar husranda olanlardir.
Celal Yıldırım : İşte bunlar kendilerinden önce cinlerden ve, insanlardan gelip geçen ümmetler hakkında (azâb va'di ve hükmü) gerçekleşen kimselerdir. Şüphesiz ki bunlar hüsran içinde kalanlardır.
Diyanet İşleri : İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Diyanet İşleri (eski) : (17-18) Annesine babasına: 'Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?' diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: 'Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir' dedikleri halde: 'Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
Diyanet Vakfi : İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
Edip Yüksel : Bu gibiler, gelip geçmiş cin ve insan toplumları arasında azap sözünü haketmiş kimselerdir. Onlar kaybedenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde haklarında (azap) söz(ü) hak olmuş olan kimselerdir.Çünkü bunlar, hep hüsrana mahkum olmuşlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : İşte bunlar İns-ü Cinden önlerinde geçen ümmetler içinde üzerlerine söz hakk olmuş olan kimselerdir, çünkü bunlar hep husrana mahkûm olmuşlardır
Fizilal-il Kuran : İşte onlar da kendilerine azab sözü gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında azab içinde bulunacaklardır. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
Gültekin Onan : İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip geçmiş ümmetler içinde (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Hakkı Yılmaz : İşte anası-babası ile inanç çatışması olan, âhirete inanmayan çocuklar, kendilerinden önce gelip geçmiş olan bilinen-bilinmeyen tüm kesimden önderli toplumlar içerisinde aleyhlerinde Söz hak olmuş kimselerdir. Şüphesiz onlar, gerçekten kayba/ zarara uğrayıp acı çeken kimseler idiler.
Hasan Basri Çantay : İşte o (ve benzerleri) cinden ve insandan kendilerinden evvel gelib geçen ümmetler arasında, üzerlerine (azâb) söz (ü) hak olmuş (kimseler) dir. Çünkü bunlar hüsrana uğramış olanlardır.
Hayrat Neşriyat : İşte bunlar, cin ve insandan, kendilerinden önce gelip geçmiş topluluklar içinde üzerlerine (azâba dâir) söz, hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar hüsrâna uğrayanlardır.
İbni Kesir : İşte onlar; kendilerinden önce cinnlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde üzerlerine söz hak olmuş kimselerdir. Doğrusu onlar, hüsrana uğrayanlardandırlar.
İskender Evrenosoğlu : İşte onlar ki, onlardan evvel gelip geçmiş olan cin ve insan toplumlarında, üzerlerine (azap) sözü hak olmuştur. Muhakkak ki onlar, hüsranda olanlardır.
Muhammed Esed : İşte bunlar, kendilerinden önce geçip gitmiş (öteki günahkar) insanlar ve görünmeyen varlıklar toplulukları ile birlikte (yok olup gitme) cezasına çarptırılacak olanlardır. Onlar, kesinlikle kaybedenlerden olacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen : (18-19) İşte bunlar izi kendilerinden önce gelip geçen cin ve insten ümmetler arasında bulunan kimselerdir ki, üzerlerine söz hak olmuştur. Muhakkak ki onlar hüsrâna uğramış oldular. Ve herkes için yapmış olduklarından (dolayı) dereceler vardır ve onlara amellerini tamamen ödemek için ve onlar zulmolunmazlar.
Ömer Öngüt : İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, aleyhlerinde söz hak olmuş (azap gerçekleşmiş) kimselerdir. Doğrusu onlar hüsrana uğrayanlardır.
Şaban Piriş : İşte onlar, cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumlar arasında haklarında (azap) hükmü gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana uğrayanlardır.
Suat Yıldırım : İşte onlar, kendilerinden önce insanlardan ve cinlerden gelmiş geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.
Süleyman Ateş : İşte onlar da kendilerine (azâb) söz(ü) gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında (azâbın içinde) bulunacaklardır. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Tefhim-ul Kuran : İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip geçmiş ümmetler içinde, (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Ümit Şimşek : Onlar, kendilerinden önceki cin ve insan toplulukları içinde azabı hak etmiş kimselerdir. Gerçekten de onlar hüsrana uğramışlardır.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte bunlar, kendilerinden önce gelip geçmiş cin ve insan ümmetleri içinde, üzerlerine azap hak olanlardır. Hiç kuşkusuz onlar, hüsrana uğrayanlardır.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}