» 45 / Câsiye  12:

Kuran Sırası: 45
İniş Sırası: 65
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

 » 45 / Câsiye  Suresi: 12
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. اللَّهُ (ELLH) = Allahu : Allah'tır
2. الَّذِي (ELZ̃Y) = lleƶī : O ki
3. سَخَّرَ (SḢR) = seḣḣara : boyun eğdirdi
4. لَكُمُ (LKM) = lekumu : size
5. الْبَحْرَ (ELBḪR) = l-beHra : denizi
6. لِتَجْرِيَ (LTCRY) = litecriye : akıp gitsin diye
7. الْفُلْكُ (ELFLK) = l-fulku : gemiler
8. فِيهِ (FYH) = fīhi : onun içinde
9. بِأَمْرِهِ (BÊMRH) = biemrihi : buyruğuyla
10. وَلِتَبْتَغُوا (VLTBTĞVE) = velitebteğū : ve payınızı arayasınız diye
11. مِنْ (MN) = min : -ndan
12. فَضْلِهِ (FŽLH) = feDlihi : O'nun lutfu-
13. وَلَعَلَّكُمْ (VLALKM) = veleǎllekum : ve umulur ki
14. تَشْكُرُونَ (TŞKRVN) = teşkurūne : şükredersiniz
Allah'tır | O ki | boyun eğdirdi | size | denizi | akıp gitsin diye | gemiler | onun içinde | buyruğuyla | ve payınızı arayasınız diye | -ndan | O'nun lutfu- | ve umulur ki | şükredersiniz |

[] [] [SḢR] [] [BḪR] [CRY] [FLK] [] [EMR] [BĞY] [] [FŽL] [] [ŞKR]
ELLH ELZ̃Y SḢR LKM ELBḪR LTCRY ELFLK FYH BÊMRH VLTBTĞVE MN FŽLH VLALKM TŞKRVN

Allahu lleƶī seḣḣara lekumu l-beHra litecriye l-fulku fīhi biemrihi velitebteğū min feDlihi veleǎllekum teşkurūne
الله الذي سخر لكم البحر لتجري الفلك فيه بأمره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون

 » 45 / Câsiye  Suresi: 12
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
الله | ELLH Allahu Allah'tır Allah
الذي | ELZ̃Y lleƶī O ki (is) the One Who
سخر س خ ر | SḢR SḢR seḣḣara boyun eğdirdi subjected
لكم | LKM lekumu size to you
البحر ب ح ر | BḪR ELBḪR l-beHra denizi the sea
لتجري ج ر ي | CRY LTCRY litecriye akıp gitsin diye that may sail
الفلك ف ل ك | FLK ELFLK l-fulku gemiler the ships
فيه | FYH fīhi onun içinde therein
بأمره ا م ر | EMR BÊMRH biemrihi buyruğuyla by His Command,
ولتبتغوا ب غ ي | BĞY VLTBTĞVE velitebteğū ve payınızı arayasınız diye and that you may seek
من | MN min -ndan of
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi O'nun lutfu- His Bounty
ولعلكم | VLALKM veleǎllekum ve umulur ki and that you may
تشكرون ش ك ر | ŞKR TŞKRVN teşkurūne şükredersiniz give thanks.

45:12 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

Allah'tır | O ki | boyun eğdirdi | size | denizi | akıp gitsin diye | gemiler | onun içinde | buyruğuyla | ve payınızı arayasınız diye | -ndan | O'nun lutfu- | ve umulur ki | şükredersiniz |

[] [] [SḢR] [] [BḪR] [CRY] [FLK] [] [EMR] [BĞY] [] [FŽL] [] [ŞKR]
ELLH ELZ̃Y SḢR LKM ELBḪR LTCRY ELFLK FYH BÊMRH VLTBTĞVE MN FŽLH VLALKM TŞKRVN

Allahu lleƶī seḣḣara lekumu l-beHra litecriye l-fulku fīhi biemrihi velitebteğū min feDlihi veleǎllekum teşkurūne
الله الذي سخر لكم البحر لتجري الفلك فيه بأمره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون

[] [] [س خ ر] [] [ب ح ر] [ج ر ي] [ف ل ك] [] [ا م ر] [ب غ ي] [] [ف ض ل] [] [ش ك ر]

 » 45 / Câsiye  Suresi: 12
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
الله | ELLH Allahu Allah'tır Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
الذي | ELZ̃Y lleƶī O ki (is) the One Who
Elif,Lam,Zel,Ye,
1,30,700,10,
REL – masculine singular relative pronoun
اسم موصول
سخر س خ ر | SḢR SḢR seḣḣara boyun eğdirdi subjected
Sin,Hı,Re,
60,600,200,
V – 3rd person masculine singular (form II) perfect verb
فعل ماض
لكم | LKM lekumu size to you
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
البحر ب ح ر | BḪR ELBḪR l-beHra denizi the sea
Elif,Lam,Be,Ha,Re,
1,30,2,8,200,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
لتجري ج ر ي | CRY LTCRY litecriye akıp gitsin diye that may sail
Lam,Te,Cim,Re,Ye,
30,400,3,200,10,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, subjunctive mood
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب
الفلك ف ل ك | FLK ELFLK l-fulku gemiler the ships
Elif,Lam,Fe,Lam,Kef,
1,30,80,30,20,
"N – nominative masculine noun → Ship"
اسم مرفوع
فيه | FYH fīhi onun içinde therein
Fe,Ye,He,
80,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
بأمره ا م ر | EMR BÊMRH biemrihi buyruğuyla by His Command,
Be,,Mim,Re,He,
2,,40,200,5,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
جار ومجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ولتبتغوا ب غ ي | BĞY VLTBTĞVE velitebteğū ve payınızı arayasınız diye and that you may seek
Vav,Lam,Te,Be,Te,Ğayn,Vav,Elif,
6,30,400,2,400,1000,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 2nd person masculine plural (form VIII) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
من | MN min -ndan of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi O'nun lutfu- His Bounty
Fe,Dad,Lam,He,
80,800,30,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ولعلكم | VLALKM veleǎllekum ve umulur ki and that you may
Vav,Lam,Ayn,Lam,Kef,Mim,
6,30,70,30,20,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
ACC – accusative particle
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
حرف نصب من اخوات «ان» والكاف ضمير متصل في محل نصب اسم «لعل»
تشكرون ش ك ر | ŞKR TŞKRVN teşkurūne şükredersiniz give thanks.
Te,Şın,Kef,Re,Vav,Nun,
400,300,20,200,6,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |اللَّهُ: Allah'tır | الَّذِي: O ki | سَخَّرَ: boyun eğdirdi | لَكُمُ: size | الْبَحْرَ: denizi | لِتَجْرِيَ: akıp gitsin diye | الْفُلْكُ: gemiler | فِيهِ: onun içinde | بِأَمْرِهِ: buyruğuyla | وَلِتَبْتَغُوا: ve payınızı arayasınız diye | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: O'nun lutfu- | وَلَعَلَّكُمْ: ve umulur ki | تَشْكُرُونَ: şükredersiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الله ELLH Allah'tır | الذي ELZ̃Y O ki | سخر SḢR boyun eğdirdi | لكم LKM size | البحر ELBḪR denizi | لتجري LTCRY akıp gitsin diye | الفلك ELFLK gemiler | فيه FYH onun içinde | بأمره BÊMRH buyruğuyla | ولتبتغوا WLTBTĞWE ve payınızı arayasınız diye | من MN -ndan | فضله FŽLH O'nun lutfu- | ولعلكم WLALKM ve umulur ki | تشكرون TŞKRWN şükredersiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |Allahu: Allah'tır | lleƶī: O ki | seḣḣara: boyun eğdirdi | lekumu: size | l-beHra: denizi | litecriye: akıp gitsin diye | l-fulku: gemiler | fīhi: onun içinde | biemrihi: buyruğuyla | velitebteğū: ve payınızı arayasınız diye | min: -ndan | feDlihi: O'nun lutfu- | veleǎllekum: ve umulur ki | teşkurūne: şükredersiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |ELLH: Allah'tır | ELZ̃Y: O ki | SḢR: boyun eğdirdi | LKM: size | ELBḪR: denizi | LTCRY: akıp gitsin diye | ELFLK: gemiler | FYH: onun içinde | BÊMRH: buyruğuyla | VLTBTĞVE: ve payınızı arayasınız diye | MN: -ndan | FŽLH: O'nun lutfu- | VLALKM: ve umulur ki | TŞKRVN: şükredersiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle bir Allah'tır ki üstünde gemi, emriyle kayıp gitsin ve siz de lûtfundan, ihsânından nasîbinizi arayıp elde edin de şükreyleyin diye râm etmiştir denizi size.
Adem Uğur : Allah o (yüce) varlıktır ki, emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için ve de şükredesiniz diye denizi size hazır hale getirmiştir.
Ahmed Hulusi : Allâh ki, O'nun lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için, hükmü olarak (Sünnetullâh'ı gereği) gemilerin (beyinlerin yaşamı) akıp gitmesi için, denizi (ilimleri) size (şuur) hizmetle işlevlendirdi!
Ahmet Tekin : Allah, denizi, kurduğu düzen gereğince, faydalanmanız için emrine boyun eğdirendir. Denizde, Allah’ın koyduğu kuralların gereği gemiler, filolar seyreder. Allah’ın lütfundan rızık ve servet ararsınız, deniz ticareti yaparsınız. Ola ki, şükrünüze vesile olur.
Ahmet Varol : Allah, içinde emriyle gemilerin yürümesi ve O'nun lütfundan (rızık) aramanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Umulur ki şükredersiniz.
Ali Bulaç : Allah; kendi emriyle gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye, sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.
Ali Fikri Yavuz : Allah O’dur ki, denizi sizin hizmetinize bağladı; Allah’ın emri ile hem denizde gemiler hareket etsin, hem de fazlından (rızık) arayasınız diye... Gerek ki şükredersiniz.
Bekir Sadak : Emri geregince denizde yuzmek uzere gemileri, lutfedip verdigi rizki aramaniz icin denizi buyrugunuz altina veren Allah'tir, belki artik sukredersiniz.
Celal Yıldırım : O Allah ki, buyruğu gereği, gemiler yüzüp yol alsın; geniş lütuf, bol ihsanını arayasınız ve şükredesiniz diye denize başeğdirip emrinize vermiştir.
Diyanet İşleri : Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O’nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.
Diyanet İşleri (eski) : Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, lütfedip verdiği rızkı aramanız için denizi buyruğunuz altına veren Allah'tır, belki artık şükredersiniz.
Diyanet Vakfi : Allah o (yüce) varlıktır ki, emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için ve de şükredesiniz diye denizi size hazır hale getirmiştir.
Edip Yüksel : Lütfundan payınızı aramanız ve şükretmeniz için gemileri emriyle sürmenize uygun olarak denizi buyruğunuz altına veren ALLAH'tır
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah O (yüce) zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah o (yüce) zattır ki, sizin için denizi emre amade kıldı, emriyle orada gemiler seyredip gitsinler diye; bir de (O'nun) lütfundan isteyesiniz ve gerek ki şükredesiniz diye.
Elmalılı Hamdi Yazır : Allah odur ki sizin için denizi musahhar kıldı, onda emri ile gemiler aksın diye, hem fadlından talebde bulunasınız diye ve gerek ki şükredesiniz
Fizilal-il Kuran : Allah emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, lütfedip verdiği rızkı aramanız için denizi buyruğunuz altına vermiştir. Belki artık şükredersiniz.
Gültekin Onan : Tanrı, kendi buyruğuyla gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.
Hakkı Yılmaz : Allah, işi olarak içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun armağanlarından rızık aramanız ve kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödemeniz için denizi emrinize veren/ yararlanacağınız yapı ve özelliklerde yaratan Zat'tır.
Hasan Basri Çantay : Allah, Emir (ve izn) iyle — içinde gemilerin akıb gitmesi için, fazl (-u kerem) inden (nasıyb) aramanız için — size denizi müsahhar etmiş olandır. Gerekdir ki şükredesiniz.
Hayrat Neşriyat : Allah, emri ile içinde gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan (rızık) aramanız için denizi sizin emrinize verendir; tâ ki şükredesiniz.
İbni Kesir : Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri ve lutfedip verdiği rızkı aramanız için denizi size boyun eğdiren Allah'tır. Umulur ki şükredersiniz.
İskender Evrenosoğlu : O Allah ki, içinde gemileri O'nun emriyle yüzdürmeniz için denizi size musahhar (emre amade) kıldı. Ve O'nun fazlından istemeniz için. Umulur ki, böylece siz şükredersiniz.
Muhammed Esed : Denizi (kendi kanunları doğrultusunda faydalanmanız için) sizin emrinize veren Allah'tır. Böylece gemiler O'nun emriyle denizin üstünde yüzebilsinler ve siz O'nun lütfundan (ihtiyaç duyduğunuz şeyleri) elde edebilesiniz ve şükredenlerden olasınız diye.
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah o (Zât)dır ki, denizi size musahhar kıldı. O'nun emriyle o denizler içinde gemiler cereyan etsin diye ve O'nun fazlından talepte bulunasınız diye ve gerektir ki, şükredesiniz.
Ömer Öngüt : Allah, emriyle içinde gemilerin yüzmesi ve lütfundan (nasibinizi) aramanız için denizi size boyun eğdirendir. Umulur ki şükredersiniz.
Şaban Piriş : Emri gereğince, gemilerin, içinde yüzmesi ve lütfundan aramanız için denizi emrinize veren Allah’tır. Umulur ki şükredersiniz.
Suat Yıldırım : Allah o yüce Zattır ki, içinde emri ve izni ile gemiler akıp gitsin, lütfundan nasiplerinizi arayıp şükredesiniz diye denizleri hizmetinize vermiştir.
Süleyman Ateş : Allah'tır ki denizi size boyun eğdirdi, tâ ki gemiler buyruğuyla denizin içinde akıp gitsin de, siz bu sayede O'nun lutfundan payınızı arayasınız ve şükredesiniz.
Tefhim-ul Kuran : Allah; kendi emriyle onda gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye, sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.
Ümit Şimşek : O Allah ki, gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gitsin ve siz de Onun lütfundan nasibinizi arayıp şükredin diye, denizleri sizin hizmetinize verdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah size denizi boyun eğdirdi ki, içinde gemiler O'nun emriyle akıp gitsin, lütfundan istekte bulunasınız ve şükredebilesiniz.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}